Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, Bakanlığın 2015-2019 stratejik planına göre rüzgar kurulu gücünün 2019'da 10 bin megavatı bulmasının hedeflendiğini belirterek, “2023 yılındaki hedefimiz ise 20 bin megavat olup bunu başarmak içinde yaklaşık yılda bin 950 megavatlık bir yatırım ve bunu karşılığında 2 milyar dolar parasal değerde bir yatırım gerekmektedir” dedi.


Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği'nin hazırladığı 4. Türkiye Rüzgar Enerjisi Konferansı'nın (TÜREK 2015) açılışı JW Marriot Otel'de gerçekleşti. Açılış törenine katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun burada yaptığı konuşmada, “Enerji üretiminde fosil yakıt kullanımının her geçen gün daha da azaldığı bugün artık kabul edilmesi gereken bir realite olarak karşımıza çıkmakta. Bu durumda sanayileşmenin başından beri kullanımını giderek artan fosil kaynakların yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının aldığını görmekteyiz. Yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük özellikle karbondioksit emisyonlarını azaltarak, çevre korunmasına yardımcı olmalarının yanında yerli kaynaklar oldukları için enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmada ve istihdam sağlamada önemli katkıda bulunmaktadır” diye konuştu. 


Bakan Alaboyun, konuşmasına şöyle devam etti: 
“Bu yılın ilk 10 ayında devreye alınan ve yılsonuna kadar devreye alınması planlanan elektrik üretim santrallerinin yüzde 62'si yenilenebilir olmak üzere toplam yüzde 80'ni yerli kaynaklardan oluşmaktadır. Devreye alınan santraller yıllık bazda ele alındığında bu oran ilk defa bu seviyeye yükselmiştir. Bu yılın ilk 10 ayında 3 bin 300 megavatlık güç devreye alınmış olup, bu rakamın yılsonuna kadar 5 bin 180 megavatlık seviyesine yükseleceğini öngörüyoruz. Türkiye'de yürürlükte bulunan lisansa haiz 247 adet RES projesinin toplam gücü 10 bin 114 megavat olup halen işletmekte olan 113 RES projesinin Ekim ayın sonu itibariyle 2 bin 997 megavattır. Global Wind Energy Council Raporuna göre 2014 yılı sonunda dünyadaki RES kurulu gücü 370 gigavat gibi bir değere ulaşacaktır. Uluslar arası Enerji Ajansı verilerine göre ise dünyada 2013 yılında üretilen elektriğin yüzde 2.6'sını RES'ler karşılamış olup 2050 yılına kadar bu oranın yüzde 18'e çıkacağı öngörülmektedir. Türkiye elektrik kurulu gücünün yüzde 5.7'sini RES'ler oluşturuyor. Bu yılın ilk 10 ayı itibariyle elektrik üretiminin yaklaşık olarak yüzde 4.3'de yine RES'lerden elde ediliyor.” 


“2023 YILINDAKİ HEDEFİMİZ İSE 20 BİN MEGAVAT” 
“Bakanlığımız 2015-2019 stratejik planına göre rüzgar kurulu gücü 2019'da 10 bin megavata bulunması hedeflenmekte” diyen Alaboyun, “2023 yılındaki hedefimiz ise 20 bin megavat olup bunu başarmak içinde yaklaşık yılda bin 950 megavatlık bir yatırım ve bunu karşılığında 2 milyar dolar parasal değerde bir yatırım gerekmektedir” şeklinde konuştu. 


Eylül 2015 sonu itibariyle Türkiye'nin elektrik enerjisinin kurulu gücünün 72 bin megavata ulaştığını bildiren Bakan Alaboyun, “Bu kurulu gücün 4 bin 297'si rüzgar enerjisinden, 25 bin megavatı HES'lerden, 581 megavatı jeotermal enerjisinden, 520 megavatı biyokütle ve ısıya dayalı üretim tesislerinden, 180 megavatı güneş enerjisine dayalı tesislerden oluşmaktadır. Ülkemiz Elektrik enerjisi arz güvenliği strateji belgesine göre HES'ler dahil yenilenebilir kaynaklardan elektrik enerjisi üretimi içerisindeki payını 2023 yılında en az yüzde 30 düzeyinde olmasını hedefliyoruz. Bu bağlamda rüzgar kurulu gücümüz 2023 yılına kadar 20 bin megavatta, hidroelektrik kurulu gücümüz 34 bin megavata, jeotermal kaynaklardan 2 bin megavata ve güneş enerjisi kurulu gücümüzün de 5 bin megavata çıkması hedefimizdir” ifadelerini kullandı. 


“TOPLAM GÜCÜ YAKLAŞIK 42 BİN 500 MEGAVAT OLAN 1999 ADET BAŞVURU YAPILDI 3 BİN MEGAVATLIK KAPASİTE İÇİN” 
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz 1 Kasım seçim sonuçlarının hayırlara vesile olmasını dileyerek, enerji sektöründe son 13 yılda yaşanan gelişmenin temelinde siyasi ve ekonomik istikrarın yattığına dikkati çekti. 


Yılmaz, “Türkiye'nin diğer tüm alanlarda olduğu gibi yenilenebilir enerji alanında da son 13 yılda büyük başarı gösterdiğini ifade eden Yılmaz, “1998 yılında sadece 8.7 megavat olan rüzgar enerji yatırımları bugün yaklaşık 4 bin 200 megavat kurulu güce ulaştı. TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından 2018 yılı sonuna kadar bağlanabilir kapasite olarak 3 bin megavatlık kapasite için önlisans başvurularını aldık. Gerçekten olağanüstü bir tabloyla karşılaştık. Toplam gücü yaklaşık 42 bin 500 megavat olan 1999 adet başvuru yapıldı 3 bin megavatlık kapasite için. Tahsis edilecek kapasite için 14 katı olan bir başvuru. 2016 yılında alacağımız başvurulara yönelik olarak ilk defa tesis edilen rüzgar ölçüm direği sayısının da 343 olduğunu hatırlatmak istiyorum. Önümüzdeki Ekim ayında yine rekor bir başvuruyla karşılaşmayı beklediğimizi belirtmek istiyorum. Kurumumuza son 1 yıl içerisinde yapılan 850 megavatlık güç artışı taleplerine ilişkin olarak 360 megavatlık güç artışı talebini işlemini tamamladı. 500 megavatlık başvuruya ilişkin işlemlerde devam etmektedir” dedi. 


Son günlerde rüzgar enerjisi santrallerine yönelik tepki haberlerini basında gördüklerini belirterek, şunları kaydetti: 
“Enerji sektörü çevreye rağmen değil, çevreyle uyumlu olduğu ölçüde gelişebilir. Bu bilinçle hareket eden kurumumuz yatırımlara ilişkin ilgili kurumların vereceği çevre etki değerlendirme raporlarını esas alarak karar vermektedir. Türkiye büyüyor ve gelişiyor artan enerji ihtiyacımızı ithalat bağımlığımızı arttırmadan karşılayabilmenin yollarından biri de şüphesiz alternatif enerji. Bu yüzden her şeye hayır diyen yaklaşımı gerçekçi bulmuyoruz. EPDK olarak sorumluluğumuzun farkındayız, çevre dostu yaklaşımla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.”