Canan ERASLAN 

 

Türkiye’de aile şirketlerinin ömrü kısa oluyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre Türkiye’deki 1 milyon 350 bin şirketin yüzde 94’ünü aile şirketleri oluşturuyor. İşe ilk adım atarken el ele veren aile bireyleri, şirketlerin ömrünün kısa olmasına da yine aynı hızla katkı veriyor. Yine TOBB verilerine göre aile şirketlerinin yüzde 80’i 5 yıl, yüzde 96’sı ile 10 yıl içinde faaliyetlerine son veriyor. Faaliyetine son vermeyenler ise yok pahasına satılarak aile bireyleri arasında paylaşılıyor. Kavgalar sebebiyle parçalanıp küçülen, sonra da kapanan şirketlerin ekonomiye maliyetinin 300 milyar dolara yakın olduğu tahmin ediliyor.
Türkiye’nin en ünlü aile şirketlerinden olan Koç, Sabancı, Eczacıbaşı, Demirören başta olmak üzere birçok aile şirketi, ayakta kalıp hızlı büyüyenlere önemli birer örnek olarak gösteriliyor. Sakıp Sabancı’nın vefatından sonra Sabancı Holding’de kopmalar ve yeni şirket kuruluşları görüldüyse holdingin büyümesine bu kopuşların büyük etkisi olmadı. Şirket alan değişiklikleriyle gücünü devam ettirdi. Ayakta kalıp dünyaca ünlü markalar çıkaran aile şirketlerinin başarısında en büyük etkenin, kurumsallaşma ve güçlü yönetim ilkeleri olduğu belirtilirken, Toprak, Özgörkey, Çapamarka, Uzel, Şahinler, Ulusoy gibi güçlü aile şirketi ve markaların dağılmasının ana etkeninin ise kardeş eşleri arasındaki yetki kavgaları ve yarışlar, aile büyüğünün ölümüyle başlayan miras kavgaları gibi etkenler öne çıkıyor. Dünyanın en büyük aile şirketleri arasında ise, Ford, Michelin, Ericsson, Teugeot, Loreal gibi devler yer alıyor.
Avukat Cevat Kazma, aile şirketlerinin yıkılmadan kurtarılması için Adalet Bakanlığı tarafından geçtiğimiz yıllarda başlatılan ‘Arabulucuk Sistemi’nin kullanılabileceğini, bu sistem sayesinde hem mahkeme masraflarının ortadan kalkacağını hem de anlaşmazlıkların kısa sürede önlenebileceğini ifade ediyor. Ortak Akıl Yönetim Danışmanlığının kurucusu olan, bu konuda bir kitap yazan Yılmaz Sönmez ise, aile şirketlerinin bir anayasası olması gerektiğini, bu anayasaya uyanların ayakta kalabileceğini ifade ediyor.

Onları kavga ayırdı

ŞAHİNLER: 
Kemal Şahin, ağabeylerinin yetersiz olduğunu, iş görüşmelerinde dil bilmedikleri için şirketi zarara uğrattığını iddia ederek şirketle ilişkilerini kesti. Holdingin bazı malları paylaşıldı.
ÇAPAMARKA: 
Türkiye’nin ilk hazır çorba markalarından. Pirinç unu ile de ünlü. Şirketin sahibi Germi Çapa’nın genç bir hanımla evliliğinin ardından kardeşleri ve çocukları miras kavgasına düştü, marka satıldı, paylaşıldı.
UZEL: 
Dünyanın 10 büyük traktör üreticisiyken, varisler arasında kavga çıktı. Uzel Makine’nin Eyüp Rami’deki traktör fabrikası, borçları sebebiyle 382.7 milyon dolara icradan satışa çıkarıldı.
GÜLLÜOĞLU: 
Baba Mustafa Güllüoğlu’nun kurduğu şirket. Nadir, Nejat ve Faruk Güllüoğlu, tek şirket olarak bir aradayken, ayrılık ayrı konseptlerde ama temelde baklavacılık olan işlerde faaliyet göstermeye başladı.
ULUSOY: 
Kara ve deniz taşımacılığı, turizm, petrol alanlarında faaliyet gösteren şirketler topluluğu. Holdingin kurucularından Ali Osman Ulusoy ile oğulları arasında şantaja varan suçlamalar yaşandı, şirket parçalandı.
MERMERCİ: 
Tekstil işi yapan şirket, Mehmet Mermerci’nin ölümünden sonra eşi Ender Mermerci ile Sefa ve Süha Mermerci’nin miras kavgasıyla, aile bireyleri ve şirketleri dağıldı.
TOPRAK: 
Halis Toprak 32 yıllık eşi Ayşe Toprak’tan boşandıktan sonra çok genç bir kadınla evlendi. Kimya, kağıt, turizm, finans alanında faaliyet gösteren şirketteki kavga, Ayşe Toprak’ın 5 milyon dolarlık tazminat isteği ile tarihe geçti. Toprak’ın 5 kızının davası sürüyor.
SİPAHİOĞLU: 
Fruko-Tamek markalarının sahibi olan aile. Melih-Güngör Sipahioğlu ile kızları arasında kavga yaşandı. Melih Sipahioğlu şirketi 100 milyon dolara satınca kavga başladı.
VEFA: 
93 Harbi sırasında güğümde satılan boza ile temeli atıldı. Şirkette 1955’ten beri miras kavgası hiç bitmedi. Kavga öyle büyüdü ki, anne-oğulu birbirine düşman etti, korkunç suçlamalar, ölüm tehditleri havada uçuştu.

Başarılı aile şirketleri

Koç    :     3. kuşak
Eczacıbaşı    :    3. kuşak
Doğuş    :    2. kuşak
Zorlu    :    2. kuşak
Vakko    :    2. kuşak
Sabancı    :    3. kuşak
Boyner    :    2-3. kuşak
Bodur    :    2. kuşak
Demirören    :    2. Kuşak
Yaşar    :    2. kuşak
Borusan    :    2. kuşak
Hacıbekir    :    4. kuşak
BOYDAK    :    2. KUŞAK
KONUKOĞLU    :    2. KUŞAK
ŞÖLEN    :    1. KUŞAK

Neden batıyorlar?

¥ İşi devreden aile büyüğüyle işi devralanlar arasında kuşak çatışması
¥ Kardeşler veya kuzenler arasındaki rekabet 
¥ Ehil olmayan kişilerin yönetimde söz sahibi olması
¥ Aile ‘liderinin’ işi zamanında paylaştırmaması.
¥ Yönetimlerde artan aile soyadlı kişiler
¥ Ailenin kültürü ile sonradan katılan profesyonellerin kültür çatışması
¥ Aile şirketlerinin kurumsallaşmakta geç kalması
¥ Sermayenin kötü kullanılıp yetersiz kalması.

Onlar nasıl kurtulur?
¥ Aile fertleri diğer çalışanlar kadar çalışmalı
¥ Kilit noktalarda mutlaka profesyonellerle  çalışma sağlanmalı.
¥ İş ve görev tanımları yapılmalı, yazılı kural olmalı
¥ Satın alma ve işe alma yönetmelikleri hazırlanmalı
¥ Aile bireyleri küçük yaştan itibaren yetiştirilmeli, merdivenleri yavaş yavaş tırmanmalı.
¥ Kararlar hızlı alınabilmeli.
¥ Finansman, çağın gereklerine göre düzenlenmeli.