FİKRET ÇENGEL

Yoksulluk piramidinin en alt dilimini oluşturan 8 dolar ve altı gelir grubuna dünyada 4.2 milyar insan giriyor. Türkiye'de ise bu rakam yaklaşık 15 milyon. Özellikle Suriye'den gelen yoğun göç dalgası yoksul dilimin katlanmasına neden oldu. Bu yıl 6.'sı düzenlenecek Boğaziçi Zirvesi' “Daha Az Yoksulluk, Daha Fazla Refah” sloganı ile bu 4,2 milyar insanın daha yaşanabilir bir gelecek için toplanacak. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve İstanbul Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi'nin de ortak olduğu zirvede refahın artırılması, kalkınma yöntemleri ve özel sektörün rolü konuları masaya yatırılacak. Zirve öncesi gazeteciler ile bir araya gelen UİP Organizasyon Başkanı Cengiz Özgencil, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Temsilcisi Kamal Malhotra ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) İstanbul Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi (IICPSD) Direktörü Marcos Neto ile zirvenin konusu ve amaçları hakkında bilgi verdi.
Türkiye ile BM arasında 2013 yılında yapılan anlaşma ile BM Bölgesel Kalkınma Ofisi'nin Bratislava'dan İstanbul'a getirildiğini belirten UNDP Türkiye Temsilcisi Kamal Malhotra, Balkanlar ve Orta Asya 19 ülkenin kalkınma programının İstanbul'dan yürütüldüğünü belirterek, Türk hükümetinin İstanbul Ofisi'ni 190 ülkeyi kapsayacak küresel bir merkeze dönüştürmek istediğini kaydetti. Yakın bir zamanda Türkiye ile 5 yıllık stratejik plan konusunda bir anlaşma yapacaklarını belirten Malhotra, anlaşmanın 5 temel ayak üzerine oturduğunu ve kalkınma, demokrasi, iklim, eşitlikler ve mülteci sorunu konularını kapsayacağını kaydetti.

Çözüm süreci varken yoksulluk azalabilirdi

UNDP İstanbul Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi Direktör Yardımcısı Gülçin Salıngan, Güneydoğu'daki yoksulluğun, işsizliğin azaltılması konusunda barış sürecinin öneminden şöyle söz etti: Türkiye, mevcut kadrolarla mevcut işlerle rekabet edebilecek yeri, istihdam fırsatlarının oluşturulması için oraya yatırım çekmesi konusunda güçlükleri var. Barış Süreci rayındayken bizim daha fazla kaynak bulma imkânımız vardı. Yatırımcıları oradan alıp Güneydoğu’ya götürdüğümüzde çok olumlu sinyaller almıştık ama şimdi biraz zor. İnsanların yetenekleri, eğitimleri konusunda bir eksiklik var .Bursa’ya gittiğiniz zaman mesela serbest ticaret bölgesi. Kendi ihtiyaçları içinde özel sektörleri olarak yetenekleri geliştirme ve eğitime  yönelme konusunda önemli girişimleri olduğunu görüyorsunuz. Biz Budgam’ı aldık Hindistan’a götürdük mesela. Hem Budgam modelini Hindistan’a tanıtmak istedik hem de Hindistan’daki bu alanda yapılan çalışmaları yerinde görmek istedik. Aslında bizim de içinde olduğumuz Budgam hakkında çok hikaye var anlatılması gereken."