Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Medya ve İletişim Araştırmaları Direktörlüğü tarafından düzenlenen "Türkiye'de Başkanlık Sistemi Tartışmaları: Algılar, Argümanlar ve Tezler" başlıklı panel, SETA Konferans Salonu'nda gerçekleşti.

Panelin moderatörlüğünü yapan İstanbul Genel Koordinatörü Fahrettin Altun, SETA olarak Başkanlık Sistemi tartışmalarına 2 yıldır katkı vermeye çalıştıklarını söyledi. Konuya ilişkin 2 temel yaklaşımlarının olduğunu ifade eden Altun, bunları tartışmanın normalleşmesine katkı vermek ve içeriğini zenginleştirmek olarak açıkladı.

Başkanlık Sisteminde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin neler olduğunun bu kapsamda önemli bir madde olarak karşılarında durduğunu vurgulayan Altun, şöyle konuştu:

"Başkanlık Sistemi, Türkiye'nin istikrarı ve büyümesi açısından oldukça önemli bir sistem önerisi. Diğer taraftan halkın katılımı ile devletin başkanının seçilmesine imkan tanıdığı için avantajlı bir sistem olarak altı çiziliyor. Bütün bunlarla beraber kuvvetler ayrılığına imkan tanıyor olması Başkanlık Sisteminin önemli unsurlarından bir tanesi"

Fahrettin Altun, Başkanlık Sistemi tartışmalarının son 2 yıl içerisinde çok dar bir çerçeveye hapsedildiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Belki de en güçlü yanı gizlendi, tam aksine yetkinin tek elde toplanacağı bir model gibi sunuldu. Oysa bir anlamda siyasal liderliğe imkan tanıyan özelliği belki otoriterleşmeyle bile karıştırılmış oldu. Geldiğimiz nokta aslında Türkiye'de bir taraftan bu sistemin orjinalinin de bozulduğu, 2007'deki Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle ilgili alınan kararla birlikte, radikal bir biçimde değiştiği bir yapı var. Aslında bir taraftan 2007 yılındaki değişimi, bir taraftan da bugünkü ihtiyaçlarının hemen hepsinin bir arada ortaya koyduğu bir sistem değişimi ihtiyacı var."

"1982 Anayasası bu yapısıyla sürekli kriz üretecek Anayasadır"

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Alkan da ülkede demokratikleşme yönünde bir adım atıldığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"Türkiye'de sistem değişmiş midir? Evet değişmiştir. Türkiye ne olduğu belirsiz bir hibrit rejimden, bir tür yarı başkanlık modeline doğru geçiş yapmıştır. Bunun adını koyalım. Bu literatürde olan bir şey. Cumhurbaşkanının güçlü yetkilere sahip olduğu ve seçimle iş başına geldiği ama ağırlıklı olarak hükümetin de parlamentoya karşı sorumluluğu olan bir işleyiş varsa, bu ülkede Başbakanlık Başkanlık Sistemi dediğimiz bir model ortaya çıkıyor. Bu modelin en temel özelliği Başbakan ve Cumhurbaşkanı aynı partidense parti içinde hakim figür kimse, siyasetin işleyişinde o ön plana çıkar. Başbakansa hakim figür, sistem parlamenter sisteme yakın işler, Cumhurbaşkanı ise hakim figür sistem Başkanlık sitemine yakın bir şekilde işler. Ama yürütmenin iki kanadı arasında, bir anlaşmazlık ortaya çıktığında, burada yürütmenin iki kanadında meydana gelen kilitlenmeler, bir sistem krizine dönüşebilir. Peki bizim durumumuz nedir? Son derece yetersiz hibrit bir Anayasa ile biz böyle bir sistemi geleceğe taşıyamayız. 1982 Anayasası bu yapısıyla sürekli kriz üretecek Anayasadır."