İSMAİL KAPAN

Türkiye'nin dış ticarette son yıllarda yaşadığı "parite" ve "pazar" sıkıntısı yeni çözüm arayışlarını hızlandırdı. Rusya ile ilişkilerin bozulması ve Orta Doğu'da tırmanan şiddet olayları, ihracatçıların satış hacmine "doğrudan" yansımaya devam ediyor. Ocak ayında ihracatın yaklaşık yüzde 15 gerileyerek yıla kötü bir başlangıç yapması, bu durumu teyit etti. Ayrıca Avrupa'ya miktar olarak ihracat artsa bile, "parite" kaynaklı sıkıntılar kârların erimesini beraberinde getiriyor. Bu noktada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Şili, Peru ve Ekvador’u kapsayan Güney Amerika ziyareti, yeni pazarlar açısından ihracatçıları heyecanlandırdı. Geziye katılan İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar, "Yakın coğrafyamızı hedefleyen ihracat anlayışımızı gözden geçirmemiz lazım" dedi. Bugün Türkiye'nin bulunduğu bölgenin petrol ve ruble krizi ile boğuştuğunu hatırlatan Çağlar, "Türkiye'nin geleneksel pazarları Orta Doğu, Körfez ve Rusya'da sıkıntılar var. Kendimize mutlaka yeni pazarlar bulmak zorundayız. Nasıl ki AB pazarı 15-20 senede ulaştığımız yüzde 50.3'lük payla ihracatımızın sigortasını oluşturduysa, bugün aynı şekilde ABD ve Amerika kıtasını hedeflemeliyiz. Güney Amerika, Türkiye için uzak kalmış pazar. Özellikle Peru ve Şili son yıllarda çok hızlı büyüme gösterdi. İhracatta pazar çeşitlendirmesi açısından bu pazarlara erişilmesi, ticaretin ve ikili ilişkilerin artırılması bakımından önemli" diye konuştu.
Bugün Latin Amerika ile ticaret hacmi 10 milyar dolara yakın seyrediyor. Buna rağmen Orta ve Güney Amerika ile Karayipler, Türkiye'nin ihracatında sadece yüzde 1.8'lik pay tutuyor. Atlantik Konseyi uzmanı Aaron Stein, "Erdoğan'ın ziyareti, Türkiye'nin bölgedeki varlığını genişletmeye yönelik uzun vadeli stratejisinin bir parçası. Böylece yeni ticari partnerlere ulaşacaklar" değerlendirmesinde bulundu.