Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, uluslararası toplumun, terör örgütleri konusunda kesin ve net bir tavır içerisinde olması gerektiğini ifade ederek, Birleşmiş Milletler'e (BM) de PKK ve PYD'yi terör örgütü olarak tanıma çağrısında bulundu.

BM İnsan Hakları Konseyi 31. Oturumu'na katılan Elvan, BM Cenevre Ofisi'nde AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Başbakan Yardımcısı Elvan, Suriye'nin şu anda tüm bölgenin barış ve güvenliğini tehdit eder durumda olduğuna işaret ederek "Suriye halkının acılarını dindirmede maalesef uluslararası toplum halen başarılı olmuş değil. Kalıcı çözüm için siyasi çözüm tek yol diye düşünüyoruz" dedi.

Münih'te yapılan çatışmaların durdurulmasını içeren anlaşma ve insani erişime yönelik çalışmaları da yakından izlediklerini söyleyen Elvan, "Sürecin kalıcı sonuçlar doğurmasını temenni ediyoruz ama ülkemize yönelik bir tehdit olması halinde gerekeni yapmaktan da hiçbir zaman çekinmeyiz" değerlendirmesinde bulundu.

BM'ye çağrı

Terörle mücadelede de tüm dünyanın tehdit altına olduğu El Kaide, DAEŞ, PKK, Boko Haram gibi çok sayıda terör örgütü olduğunu ifade eden Elvan, "Bu terör örgütleriyle mücadeleye devam etmeliyiz. Sadece, Türkiye'nin bu konuda terör örgütlerine yönelik yapılması gerekenleri söylemesi yetmiyor tüm dünyanın uluslararası camianın bu terör örgütleri konusunda kesin ve net bir tavır içerisinde olması son derece önem arzediyor" şeklinde konuştu.

AB, NATO gibi kuruluşlar ve başta ABD olmak üzere birçok ülke tarafından terör örgütü olarak kabul edilen PKK ve Suriye'deki uzantısı PYD hakkında, BM'ye çağrıda bulunan Elvan, "Birleşmiş Milletler'e, PKK ve PYD'yi terör örgütü olarak tanıma çağrısında bulunuyoruz. PYD, PKK'nın bir uzantısıdır. PYD'nin PKK'dan hiçbir farkı yoktur. Zaten son aylarda elde edilen bulgular, veriler bunu çok açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Birçok uluslararası camia da bunun farkındadır" dedi.

Avrupa ülkelerinin güvenlik gerekçesiyle sınırlarını kapatmasını eleştiren Elvan, göçmenlerin ve mültecilerin içinde bulundukları son durumun sadece güvenlik perspektifinden değerlendirilemeyeceğini, göçmen ve mültecilerin hakları olan bireyler olduğunu vurguladı.