Önder ÇELİK - Son birkaç yıldır küresel ekonomik kriz ve bölgesel çalkantıların etkisiyle ticaret hacmi azalan ihracatçı; Çin gibi ucuz mal satan, İran gibi de pazara yeni giren oyuncularla rekabet edebilmek için bir takım düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Sektörün yaşadığı sıkıntıları anlatan İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkanı Ali Kahyaoğlu, son yıllarda Türkiye'de ihracata bakışın biraz farklılaştığını belirterek, “Daha önceki yıllarda ham maddeyi kendimiz çıkartıp; tekstilde, pamukta, doğaltaşta, mermerde, madende veya başka bir şeyde kendimiz üretip, kendimiz işleyip kendimiz satmaya çalışıyorduk. Ama son 10-15 yıldan beri konjonktür baya değişti. Dışardan yarı mamül getiriyorsun ya da montaj gibi dışardan parça getiriyor Türkiye’de birleştirip satıyor adına Türk malı diyorsun. Farklı bir yöne doğru gitmeye başladı. Başta şunu söyleyeyim ki bu beni ürkütüyor. Niye ürküyorum; Türkiye üretmekten vazgeçip ithalata dayalı bir ihracata döndüğü sürece sıkıntı var” dedi.

Türkiyedeki önemli sayılabilecek fabrikaların çoğunun kapandığını belirten Ali Kahyaoğlu; oyuncak, ayakkabı, pil, ampül gibi üretimleri olan fabrikaların kapandığını ve bunların Çin'den gelen ucuz ithal ürünlere döndüğünü savundu. Türkiye'yi gelecek 5-10 yılda bir tehlikenin beklediğini kaydeden Kahyaoğlu,  şöyle konuştu: “Ne bekliyor? Ham maddesi olmayan, çünkü üretmeyince ham madden olmayacak. Ekmezsen buğday, pamuk olmayacak. Çıkarmazsan mermerin olmayacak. Dışarı bağımlı hale geleceğiz. Dışarı bağımlı hale gelmek de benim en büyük korkum. Mesela Türkiye Çin’e işlenmiş demir satarken yıllardan beri, bugün Çin Türkiye’ye kütük satıyor. Bir tezat var. Bunu her sektörde görmek mümkün. Evet bir ihtiyaç muhakkak ithalat yapılacak. İhracatınızı da buraya bağlı olarak yaparsanız sizi en büyük tehlike bekliyor. Dünyadaki büyük ülkelere bakın; Almanya’sına, Amerikası’na, Fransa’sına , İngiltere’sine hangi ülke olursa olsun üretimini kaybeden ülkeler hep çöküyor. Dışarıdan hammadde getirip, üretim yapıp zengin olan bir ülke yok. Yani tamamen ithalata dayalı bir ülke yok.”

Devlet 1’e 100 kazanır
Sondajı MTA yapsın madeni bize satsın

Artvin Cerattepe'de yaşananların tekrarlanmaması için devlete bir önerisi olduğunu belirten İMİB Başkanı Ali Kahyaoğlu, şunları kaydetti: “Devletin MTA (Maden Tetkik Arama) diye bir kuruluşu var. Türkiye'nin güzide kuruluşlarından bir tanesi. Madende aldığın 5 milyar dolarlık gelirin tek seferlik 1 milyar dolarını MTA'ya yatır. Git MTA'ya son model sondaj makineleri getir. Bin tane 2 bin tane... Eleman al, çalışmayan ruhsatları iptal et, düşür sahaları... MTA gitsin sondaj yapsın; taşı, madeni, metali bulsun. Ruhsatını çıkar yolunu yap, elektiğini çek, orman iznini, ÇED'ini al, gel bana; 2, 3, 5, 10 milyon dolara sat. Ben alırım, sektör de alır. Şimdi çevrecilerle kavga ediyoruz ya, neyin kavgasını yapıyoruz? Ben de çevreciyim. Sadece bir ocağa 400 ağaç diktim. Şimdi devlet hazır bir madeni bana satsa, beni de dağları deliyor diye çevrecilerle karşı karşıya getirmese olmaz mı? Olur. Benim sondaj yapacak gücüm yok. 300 metre sondaj yapamam, 20-30-40 metre sondaj yapabilirim. Ama devletin imkânı olacak. Bu sistemle devlette daha büyük para kazanacak, çevre kirliliği olmayacak. Devlet 1'e 100 kazanacak. Bugün benden alacağı para 50 bin lira, belki bana 10 milyon dolara saha satacak.”

Maden politikası olmalı
Türkiye'nin 81 vilayetiyle mermer ve madende zengin olduğuna işaret eden Ali Kahyaoğlu, maden politikası olmadığını söyledi. “Mermer ve madende bir politikan olacak” diyen Kahyaoğlu, dünya doğaltaş ihracatının 20 milyar dolar olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Türkiye bunun neresinde? Yüzde 10’unda. Rezerv ne kadar? Yüzde 40. Dolayısıyla bir terslik var diyoruz. Benim hedefim birinci etapta 4 milyar, ikinci etapta 6 milyar, üçüncü etapta yüzde 40’ın tamamı 8 milyar dolar olmalı.”

Bürokratlar aleyhimizde
- Ali Kahyaoğlu, bürokratları toplantılarına çağırmadıklarını belirterek, “Çünkü bürokratlar toplantılarda bizden duyduklarını bizim aleyhimize kullanıyor. Onlar bizim toplantılarımıza bize yardımcı olmaya gelmiyor. Sektörün sıkıntılarını konuşurken, bizim aleyhimize kullanıyorlar” dedi.

Ağaç mı maden mi?
- “'Ağaç mı, maden mi?' deseler ben maden diyeceğim” diyen Kahyaoğlu, gerekçesini ise şöyle açıklıyor: “Ağaç 10 yılda çıkıyor ama maden milyonlarca yıl çıkmayacak. Ülke menfaati varsa çıkarılır.”

Kazmayı alan madenci...
- Enflasyonun çok üzerinde kira bedeli ödediklerini kaydeden Ali Kahyaoğlu, “Orman kirasına  yüzde 30 fark ödüyorum, Tefe-Tüfe nerede kaldı?” dedi. Madencilik yapanlar için diploma aranmadığını da belirten Kahyaoğlu, “Müteahhitler gibi eline kazmayı alan madenci olabiliyor” dedi.

İtalya yol yapıyor
- İMİB Başkanı, 1 liralık araziye yılda 2-2.5 lira kira ödediklerini belirterek, “Bu dünyanın hiçbir ticaretinde yoktur. Yunanistan'a gittim bununla ilgili böyle bir rakam yok. İtalya'da adam yol yapıyor, elektrik çekiyor” ifadelerini kullandı.

İran iki yıla piyasaya hakim olur
Türkiye'nin yerini İtalya, İspanya, İran gibi ülkelerin doldurmaya başladığını belirten Ali Kahyaoğlu, şöyle konuştu: “İran ucuz bir ülke, adamda teknoloji yok, mermer, maden çok... Belki 1 yıl sonra İran bizi geçecek. Biz Çin'e 850 milyon dolarlık mal satarken İran 195 milyon dolarlık satmış bu yoklukta. Makine parkı yok iken, şimdi ambargo kalktığında İran ne yapacak makine yatırımı yapacak. Para var, 110 milyar dolar parası serbest kalıyor İran'ın, büyük bir para.. Bunun 3'ü 5'i mermer, maden sektörüne gelecek, makine olacak bu. İki sene sonra piyasaya hakim olur. Bize göre taşları da iyi, benzer çok taşımız var. Bu genelgenin kaldırılmaması sektöre zarar veriyor. Ne zamana kadar verecek? İki sene daha, iki sene sonra sektör olmayacak ki! İran gelip basıp geçecek. Çok uğraş veriyoruz bir türlü kaldırttıramıyoruz.”

Pazar kaybı var fakat düşüş çok hızlı değil
Dünyada inşaata talebin düşmediğini kaydeden Ali Kahyaoğlu, “Çin’e, Singapur’a ABD’ye gittik, talep olduğunu gördük. Mermer satışı hızlandı. Pazar kaybı var ama düşüş çok hızlı değil. 2014’te 4.6 milyar dolar olan ihracat, 2015’te 3.9 milyar dolara geriledi. Niye düştüğünün sebebi var. Bunun ana sebebi 2012 yılında Başbakanlık'ın çıkardığı genelgedir” dedi. Maden işlerinin Başbakanlıkça kurulan komisyon tarafından karara bağlanmasının kendilerine pazar kaybettirdiğini belirten Kahyaoğlu, şöyle konuştu: “Bütün orman ve madencilik alanları için herkes ne iş yapacksa Başbakanlığa gidiyor. Müracaat ettiğimizde 1 yıl boyunca izin alamadık. 1 yıl, 1.5 yıl bekleyenler oldu. İzin verenler arasında madenciler yok. Bize yüzde 90 onay veriyoruz diyorlar ancak bunlar, devletin kendi kurumlarının aldığı izinleri de bizden sayıyorlar. Halbuki bize verilen izinler yüzde 10 bile değil. Proje aldım. Adama ben mermerini veremezsem benden bir daha alır mı? Almaz. O zaman ne oluyor ben pazar kaybetmeye başlıyorum.”

Genelge olmasaydı ihracat %50 artardı
Haziran 2012'de yayınlanan Başbakanlık Genelgesi'nin Türkiye'ye maliyetini de açıklayan Ali Kahyaoğlu, “Bugün mermerde 2.2 milyar dolara kadar çıktım. Madende 5'i yakaladım, şu an baya düşüyorum. Eğer bu 2012 genelgesi konmasaydı, bu rakkam mermerde en az 3-3.5'u bulurdu. Yani yüzde 40-50 artardı. Madende de artardı. Önümüz engellendi” dedi.