Nuri Elibol ANKARA
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, elektrik şebeke altyapısını iki şeritli, çok çukurlu bir yola benzeterek, "Bunu 4-5 şeride dönüştürüp yeni asfalt dökerek ciddi şekilde yenilememiz gerekir. 21 dağıtım bölgesinde önümüzdeki 5 yılda 18 milyar TL yatırım yapacağız" dedi. Bakan Albayrak, enerji arzına ve gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin 2023 vizyonu enerji arz güvenliği açısından önemli plan ve projeleri devreye alacaklarını belirten Albayrak, Türkiye'nin kurulu kapasitesini 13 yılda 33 binden 73 bin megawatt'ın üzerine taşıdıklarını söyledi. Ancak 10 yılda en az 50 bin megawatt'a ihtiyaç olduğunu anlatan Albayrak, "Türkiye’deki en büyük sıkıntı şebeke alt yapısından kaynaklanıyor. Çünkü Türkiye’deki sistem bundan 30-40 önceki nüfusa göre ve elektrik talebine göre yapılmış. Bugün nüfus 80 milyon, 73 milyon megavat kurulu kapasitemiz. Şu andaki şebeke iki şeritli, çok çukurlu bir yol gibi. Bunu 4-5 şeride dönüştürüp yeni asfalt dökerek ciddi şekilde yenilememiz gerekir. 21 dağıtım bölgesinde önümüzdeki 5 yılda 18 milyar TL yatırım yapılacak. TEİAŞ’ın ise ana omurgasındaki yatırımlarla ilgili bu yılın bütçesi 2.5 milyar TL. Özellikle Marmara bölgesinde Çanakkale geçişinde büyük bir yatırım var" diye konuştu
YABANCI KILÇIKSIZ İZİN ALACAK 
Türkiye’ye gelen yatırımcıların işlerini kolaylaştırmak için bir dizi iyileştirmeler yapacaklarını vurgulayan Albayrak şöyle devam etti: “İhale süreci, yasal süreç, izinler çok önemli. Yatırımcı geldiğinde çok net bir şekilde şunu görmek istiyor. ‘Ben girdim aldım ama beni Ankara kapılarında süründürmeyin, bekletmeyin, oradan oraya koşturmayın’. Biz mümkün olduğunca izinler noktasında bir çok konuyu çözüp kamu olarak tabiri caizse kılçıksız bir şekilde yatırımcıya sunalım istiyoruz."
ÇANTACILAR BİTECEK 
Yenilenebilir enerji konusundaki çalışmalara da değinen Albayrak, "Güneş ve rüzgâr portföyde bir anlam ifade ediyor ancak verimlilik noktasında düşük. Şu anda yaptığımız yatırımlarla enerji arzında sıkıntı yaşamadığımız bir dönemden geçiyoruz. Önümüzdeki bir kaç yıl bu yatırımları optimize etme noktasında faydalı olacak. Çok fazla lisans başvuru var. Enerjiyi kısa yoldan zengin olma aracı olarak gören çantacı dediğimiz profilden ayırıp daha ciddi bir profilde yatırımcıya dönüştüreceğiz. Küçük küçük yatırımlar yerine orta ve büyük ölçekli yatırımları yönlendireceğiz. En uygun maliyetle alım garantisi sağlamayı istiyoruz" dedi. Albayrak, madenlerin güvenliği ilgili olarak ise iş güvenliği ve işçi sağlığı dahil kömür üretimi konusunda müstakil bir yasa hazırladıklarını söyledi.

Total'in alımı doğru bir karar 

Demirören Grubu'nun Total'i almasını değerlendiren Albayrak, "Gayet olumlu. Bugün dünyada varlık düzeyi çok alt düzeyde. Uygun fiyatlara enerji varlıklarını almak için doğru bir zaman olduğunu düşünüyorum. Türkiye, bölgesi için önemli bir ülke. Kriz dönemleri büyüme için yeni fırsatları değerlendirip aradaki farkı kapatmak için ciddi şanslı dönemler diye bakmak lazım" dedi.

Lobilerin fren oyunu tutmayacak

Bakan Albayrak, Türkiye'de sadece faiz lobisi olmadığını, gaz lobisi, ithal kömür lobisi, nükleer karşıtı lobilerle de mücadele etmek zorunda kaldıklarını söyledi. "Lobiler haklı gerekçelerle, farklı şeyler söylüyorlarsa dinleyebiliriz ama statükocu anlayışla, istemezük diye bakıyorlarsa buna farklı yaklaşırız" diyen Albayrak şöyle konuştu: "Nükleer karşıtı bir lobi var. Nükleere karşıyız, kömüre karşıyız. İstemezükçü yaklaşım var. Mesela kömür Türkiye’nin yerli enerji portföyünde yüzde 12. Kişi başı emisyonda Avrupa ülkelerinin 2’de 3’te bir düzeyinde olan bir ülkeyiz. Türkiye’nin bu yatırımların hepsini yapması lazım. İstemezükçülere bir tavsiyem var; gelişmiş ülkeler gidin termik santrallere bakın. Bizim hem filtreleme hem de karbon emisyonlarına bakıldığında  bazıları doğalgazdan daha çevreci. Şimdi yeni teknolojilerle düşük kalorili kömürleri bile randımanlı üretebiliyoruz.  Nükleer olmazsa olmaz bizim için. Bütün dünyada 450’den fazla nükleer santral işletiliyor, 100’den fazlasının  inşaatı sürüyor. Türkiye’nin nükleeri kullanmamasının ve sözde çevreci söylemlerle yapılmamasının hiçbir rasyonel tarafı yok. Türkiye’nin geleceği için nükleerden vazgeçemeyiz. İki hafta önceki ABD ziyaretinde de bunu konuştuk. Özellikle Ermenistan’daki MetZamor santrali ciddi risk teşkil ediyor. Allah muhafaza teknik bir kaza olması halinde bölge ülkeleri için çok ciddi risk. Bulgaristan da hakeza öyle. Çevreci arkadaşlara tavsiyem, biraz da buralarla ilgilensinler. Dünya Atom Enerjisi Kurumu ve diğer örgütlere ciddi baskı kurarlarsa Türkiye için çok yararlı olur. Buralara lobi yapmalarını tavsiye ederim." 
Üçüncü nükleer santral ile ilgili olarak ise Albayrak, "Yer konusunda seçenekleri 10-15’e indirdik. Su yollarına yakınlık, uçak yolları, deprem kuşağı, kuş göç yolları gibi 18 kritere göre karar veriyoruz. İkinci santralde ise Japonlardan taleplerimiz oldu. Onlar dönecekler toplantı yapacağız" ifadelerini kullandı.

Siyaseti dizayn etmek isteyenler hep helak oldu

¥ Türkiye, hâlâ risklere açık bir ülke olarak mı duruyor? 
Türkiye güçlü iktidar dönemlerinde büyümüş, diğer dönemlerinde kaosla karşı karşıya kalmış bir ülke. İki ileri bir geri olmuş hep. Türkiye’deki esas sorun, sistem sorunu. 7 Haziran, 1 Kasım arası dönem Türkiye için bir demo oldu. Türkiye’nin bir daha istikrarsız dönemlere dönme lüksü yok. Türkiye’nin en büyük şansı güçlü liderliğinin olması. Türkiye sisteme dayalı çözüm istiyorsa bunun yolu da yeni Anayasa’dan geçiyorsa, Anayasa değişikliği olmazsa olmaz. Bu samimiyet testi. Muhalefet bu testi veremedi. Muhalefetin üzüm yeme gibi bir derdi var mı? Yok. Muhalefet Meclis’i kilitlemekle meşgul. Tıkayalım, ne kadar kilitlersek o kadar az iş yaparlar, başarısız oluyorlar diye bakıyor. Son 10 yıldır siyaseti dizayn etmeye çalışan her yapı tasfiye oldu, bedelini çok ağır ödedi, helak oldu. Yeni dönemde de bir şeyler var. Bunlar da helak olacak.

Paralel Yapı bir nesli heba etti

¥ Paralel Yapı ile mücadele bu dönemde olmasaydı başarılabilir miydi?
İpek Koza Grubu'nun Batman TPAO’nun petrol bulduğu arama sahasına dışarıdan sondaj vurmuş. Bazıları için petrol bulmak tesadüf değilmiş... Bu, sadece ahlaki değil aynı zamanda hukuki bir konu. Yargı gereğini yapacak. Sonuna kadar takipçisi olacağız. Hükümetimiz bu örgüte karşı başbakan yardımcısı başkanlığında ekip kurdu. Mali, hukuki ve personel tarafıyla etkili bir mücadele yürüyor. Türklerin Anadolu’ya geldiği son bin yılda ortaya çıkmış en sıkıntılı, tehlikeli örgütten bahsediyoruz. Biz de hükümet olarak, kabine olarak sonuna kadar bununla mücadele edeceğiz. Bugün PKK ile yürütülen mücadelen bir farkı yok. Geleceği yok. Hayır, hasenat, himmet dediler şimdi araştırmalarımıza göre halktaki karşılığı yüzde 1’in bile altına düşmüş durumda. Bu yapı 28 Şubat’tan sonra eğitim kurumları aracılığıyla bir nesli heba etti.

Rusya ile problem yaşamadık

Bakan Albayrak, Rusya ile ilgili  bir soruyu cevaplandırırken iki ülke arasında yükümlülüklere dayalı bir ilişki bulunduğunu söyledi. Rusya ile kış döneminde herhangi bir problem yaşamadıklarını dile getiren Albayrak, "Biz güvenli bir partner olarak ödemelerimizi zamanında yaparak yükümlülüklerimizi yerine getiriyoruz. Arada ufak tefek teknik sorunlar yaşansa da kış aylarında bir problem yaşamadık. Her iki taraf da sorumluluklarını yerine getiriyor. Kim bunu yerine getirmezse bedelini öder, maliyetine katlanır. Şu an için öyle bir şey yok" dedi.
Türkiye'nin ciddi anlamda gaz tüketen bir ülke olduğuna dikkat çeken Albayrak, "Bölgesel açıdan dünyada yeni bir sürece giriyoruz. Özellikle bizim bölgede yoğun bir gaz potansiyeli var. Önümüzdeki dönümde yoğun bir şekilde pazara gelecek. Bunun oluşturduğu altyapı, nakil yolları açısından Türkiye özellikli konumda. Bölgede çok sayıda gaz oyuncusuna dayalı bir süreç var. Türkiye bölgedeki en güvenilir partnerlerden bir tanesi. Öyle bir vizyon planlamalısınız ki bir bakarsınız Türkiye 10 sene sonra enerji ithal eden değil, ihraç eden, gaz ihraç eden bir ülke konumuna gelmiş olsun" dedi. Albayrak İran'la ilgili olarak ise 'Tahkim'in yeni bir fırsat doğurduğunu, iyileştirme ya da fiyatlarda indirim olabileceğini kaydetti.