İekerli Mamuller Tanıtım Grubu Başkan’ı Hidayet Kadiroğlu global firmalar ile girdikleri hukuk mücadelesinde orantısız güç ile karşılaştıklarını belirterek, “Yurt dışında adı konulmamış bir korumacılıkla karşı karşıyayız. Küresel firmalar olmadık gerekçelerle tacizde bulunuyor" dedi. İhracatçıların yurt dışı pazarlarında marka hukuku ile ilgili yaşadığı sorunlar Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit öncülüğünde düzenlenen "İhracatın Önünde Marka ve Tasarım Hukuku Kaynaklı Engeller" sempozyumun ele alındı. Sempozyumda konuşan Yargıtay Başkanı İsmail Cirit, ihracat yapan markaların milli duruş sergileme adına korunması gerektiğini dikkat çekti. Yabancı yatırımcının bir yere yatırım yapmak için en çok o ülkenin hukuk sistemine baktığını ifade eden Cirit, "Biz de sistemin düzgün işlemesi için elimizden gelen gayreti sağlamaktayız. Ar-Ge'ye ayırdığımız pay batı ülkelerine nazaran son derece azken, son zamanlarda burada önemli gelişme sağladık. Bilgi teknolojilerine geçmemiz gerek. Bununla ilgili gerekli atakları yapıp dünyadaki yerimizi almalıyız. Bunlarla ilgili her türlü çaba ve gayretin yanında olacağız" diye konuştu.

Sempozyumda konuşan İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete marka ve tasarım konusunda yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. Özellikle yurt dışında marka ve patent belgesi alan firmaların önüne engeller çıkarıldığını belirten Mete şöyle konuştu: "Marka ve patent belgesi olan bir firma ihracat yapmaya başladığı zaman illaki yabancı bir firmanın dikkatini çekiyor ve bu firma Türk ihracatçısından rahatsızlık duymaya başlıyor. Yabancı firma haklı veya haksızda olsa kendi hukukunu da yanına alarak bin bir zorlukla ihracat yapan firmamızı cezalandırıyor." 2023 hedeflerine ulaşmak için markalaşmanın önemine değinen Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu Başkan’ı Hidayet Kadiroğlu ise global firmalar ile girdikleri hukuk mücadelesinde orantısız güç ile karşılaştıklarını kaydetti. Kadiroğlu, “Yurt dışı fuarlarda standlarımızı basan polisin, olayı inceleyen savcının ve kararı veren yargıcın ülkesinin marka ekonomisi için nasıl millî davrandığını yaşadık. Söz konusu ülkelerde hemen her marka davasının nasıl da o ülke markaları lehine sonuçlandığına şahitlik yaptık. Açıkçası adı konulmamış bir korumacılıkla karşı karşıyayız. Ambalajdaki renk benzerliğini bile olmadık gerekçelerle tacizde bulunan küresel markalar, hakim konumlarını ülkemizde de sürdürme gayretindeler. Orantısız güç kullanma şımarıklığındalar” diye konuştu.