Antalya'nın Manavgat ilçesinde oteller zinciri bulunan turizmci Yılmaz Sezer, hobi amaçlı kurduğu çiftlikte İtalya, Hollanda ve Fransa'nın dünya çapında marka olmuş peynirlerini üretiyor. Sezer'in, Manavgat'ın Evrenseki Mahallesi'nde bulunan 200 dönümlük çiftliğinde yaklaşık bin 200 keçi, 6 bine yakın koyun, 300'e yakın manda ve bine yakın inek doğal ortamda yetiştiriliyor ve hayvanların sütleri, İtalya, Fransa ve Hollanda menşeli peynirlerin yapımında kullanılıyor.

Yaklaşık 5 yıldan beri İtalyan ustaların gözetiminde üretilen peynirlerin ünü giderek artarken peynirlere yurt dışından da talep gelmeye başladı.

Girişim hikayesini AA muhabirine anlatan Sezer Group Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Sezer, çiftliği para kazanmak amacıyla değil, emeklilik döneminde 1994 yılında hobi amaçlı olarak kurduğunu söyledi.

Çiftlikte üretilen İtalya, Fransa ve Hollanda peynirleri ile keçi peyniri, manda yoğurdu, manda kaymağı ve süt ürünlerinin öncelikle kendi otellerinde tüketildiğini, ününün giderek yayılmasıyla ürünlerin market raflarında da yer almaya başladığını kaydetti.

Türkiye'nin gelişmesi için üretmek gerektiğini anlatan Sezer,"Üretmeden muasır medeniyetler seviyesine ulaşmamız mümkün değil. Yani üretin de ne üretirseniz üretin. Burada ürettiğimiz parmesan Türkiye'nin ithal ettiği peynirler arasındaydı. Hollanda menşeli gouda, edam, maasdam, Fransa menşeli mimolette gibi peynirler de döviz karşılığı yurt dışından ithal edilen peynirler. Türkiye'de belli kesimin kullandığı bu peynirler de yılda yaklaşık bin 500-2 bin ton arasında ithal ediliyor. Biz çiftlikte İtalya, Hollanda ve Fransa menşeli 24-25 çeşit peynir üretiyoruz. Bu kadar çeşit peyniri bir arada üretmek hakikaten zor. Biz bunu başardık. Sürdürmek için de bütün gücümüzle çalışıyoruz. Bizim üretimimizle bu boşluğun yüzde 70'ini doldurduk. Yani bizim üretimimizle ithalat yaklaşık yüzde 70 azaldı. Peynirlerimizi tamamen çiftlikte doğal koşullarda üretilen hayvanlardan elde edilen sütlerle yapıyoruz." şeklinde konuştu.

"İtalya ile yarışabilecek durumdayız"
İtalya'ya özgü parmesan ve mozzarellanın İtalyan usta Simone Manfredini tarafından yapıldığını kaydeden Sezer, "Bu peynirlerin tadını İtalya dışında tutturmak çok zor. Bu peynirler için makinelerin ve kazanların tamamını İtalya'dan getirttik. Peynirlerin bekletildiği tahtalar ustalarımız tarafından tasarlandı. Şu anda İtalya ile yarışabilecek durumdayız. Peyniri yapan ustamız Simone İtalya'dan altın madalya almış. İlk peynir üretimine başladığımız tarihten beri bizimle çalışıyor." diye konuştu.

Parmesan üretiminin oldukça meşakkatli olduğunu anlatan Sezer, peynirin mayalandığı odanın sıcaklığından temizliğine çok dikkat etmek gerektiğini söyledi.

Sezer, "Parmesan İtalya'dan getirdiğimiz özel kazanlarda üretiliyor. Kazanlardan özel küreklerle kalıplara dökülüyor. Tuzda bekletiliyor ve ondan sonra dinlenmeye bırakılıyor. Tahtalarda her gün çevrilerek yaklaşık bir yıl bekliyor. Parmesan bekledikçe güzelleşen bir peynir. Bizde 3 yıl bekleyen parmesan var." dedi.

İtalya ve Rusya'dan talep
Ürettikleri peynirin tümünün şu anda yurt içinde tüketildiğini aktaran Sezer, geçen yıl Rusya ve İsrail'den teklif aldıklarını, pazarlık aşamasında biraz da siyasi olaylarla ihracat yapmamaya karar verdiklerini söyledi.

Peynirin satış fiyatının yurt dışından getirilen fiyatlara göre uygun olduğunu belirten Sezer, "Burada kar gayesinden ziyade ülkemizde öncülük yapmak istedik. Üretimin giderek artacağına inanıyorum." diye konuştu.

Parmesanın Türkiye'de kullanımının yavaş yavaş arttığını ve pazarın büyüdüğünü ifade eden Sezer, önceki yıllarda genelde toz şeklinde makarna sosu olarak kullanılan parmesanın genel tüketiminin arttığını dile getirdi.