Ö.Faruk Bingöl

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, bütün bankaların büyük bir rekabet içine girdiğini söyleyerek, "Hem bu rekabetin sonucunda hem de iç ve Basel gibi bazı dış tedbirlerle, sektörün sermaye yeterliliği bir miktar düştü" dedi. Bali, "Karneni Göster Kitabını Al" kampanyası kapsamında İş Kuleler'de düzenlenen toplantıda önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'de yüzde 20'ye yaklaşan genç işsizlik oranını hatırlatan Bali, "Ülkenin büyümesi lazım ki, istihdam oluşabilisin. Bunun için bankacılık sisteminin çalışması lazım. Ancak bankacılığın özkaynak kârlılığı, yüzde 18-19'lardan bugün yüzde 10-11 bandına kadar geriledi. Yani mevduat faizinin bile altında. Bankaların sermayedarları, 'biz sermayedar olmaktan vazgeçtik, sizin bankanızda mevduat müşterisi olalım' deseler, 2-3 puan daha fazla getiri elde edebilecekler. Gelinen noktada, 'bankacılık kendi içinden büyüyerek acaba özkaynaklarını beslemek suretiyle faaliyetini devam ettirebilir mi, yeni iş kapasiteleri oluşturabilir mi' diye baktığınızda; yüzde 3.5 ve altına inmiş bir net faiz marjıyla, bankacılık sistemi verdiği ilave kredilerle yeni iş yapma kapasitesi oluşturamıyor. Bu, bankacılık sisteminin matematiğinin çalışmıyor olması demek" şeklinde konuştu.
Bankacılığın kendi fonksiyonunu sağlıklı görmeye devam etmesi için bazı tedbirler alınması gerektiğini vurgulayan Bali, şöyle devam etti: "Bu, bankacılığın kârlılığının artırılmasından geçer, azaltılmasından değil. Öncelikle aracılık maliyetleri anlamında birçok şeyin yeniden gözden geçirilmesi gerek. Kriz şartlarında, bir anlamda gelir oluşturabilmek için şube harçları konulmuştu. Geçiciydi, kalıcı hale geldi. Teşvikli bölgelerde bile hâlâ harç ödemeye devam ediyorsunuz. Bankacılık gibi stratejik bir sektörün büyümesinin; ülkenin büyümesi, hanehalkının finansmanından firmalara, ihracata kadar önemli boyutları var."

ABD’de 200 bin $ Türkiye’de bedava

Nobel ödüllü bilim adamı Aziz Sancar, "Karneni Göster Kitabını Al" toplantısında yaptığı konuşmada, "İş Bankası'nın girişiminin, özellikle çocuklarımızın eğitimi için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Şu anki durumumun ‘şöhretim’in diyelim, çocuklarımıza her şeyden ziyade bilim ile uğraşma yolunda ilham vermesini diliyorum” dedi. Dünyada "Nobel" alacak Türk bilim adamlarının bulunduğunu ifade eden Sancar, "Bana hep, 'ne zaman Nobel alacaksınız' dediler. Çok çektim. Sakın bu konuda kimseyi sıkmayın" diye konuştu. Türkiye'de tıp eğitiminin ABD'den daha kolay olduğunu da belirten Sancar, şöyle devam etti: "Burada tıp eğitimi için para ödenmiyor. Bizde devletimiz bedava tıp eğitimi veriyor. Ama ABD'de 150-200 bin dolar para ödüyorlar. Doktor olduktan sonra da yıllarca bu parayı geri ödemek için çalışıyorlar."