AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, tarihi, siyasi, ticari ve kültürel değerini yüzyıllardır koruyan İstanbul'un iki yakasını bir araya getirme fikri milattan önceye kadar uzanıyor.

Söz konusu coğrafyadan geçen veya burada hüküm süren bütün medeniyetlerin en büyük hayali iki kıtanın bir araya getirilmesiydi.

Tarihi boyunca göç alan ve ilgi odağı olan İstanbul, 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra hızlı bir kentleşme sürecine girdi. Yerleşim yerlerinin büyümesi, göç dalgaları ve trafiğin artmasıyla İstanbul Boğazı için hep bir hayal olan köprülerin yapılması için ilk adımlar atıldı ve 30 Ekim 1973'te Boğaziçi Köprüsü açıldı.

Köprü ilk yılında günde ortalama 32 bin 520 araca hizmet verirken, bu sayı 14. hizmet yılında günlük ortalama 130 bin seviyelerine geldi.

Köprüdeki bu yoğunluk hizmet kalitesini düşürürken, kentte ikinci bir köprünün varlığını zaruri hale getirdi.

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve özellikleri

Temeli, 29 Mayıs 1985'te atılan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün yapım çalışmalarına 4 Aralık 1985'te başlandı. Yapımı için bin 100 iş günü öngörülen köprü, taahhüt edilenden 192 gün önce 29 Mayıs 1988'de tamamlandı ve 3 Temmuz 1988'de hizmete açıldı.

Kule ayakları arasındaki orta açıklığı bin 90 metre olan köprünün düşey gabarisi 64 metre olarak belirlendi.

Köprünün iki ucunda, taşıyıcı ana kablolardan gelen çekme yüklerini kaya zemine aktaran planda ise 50x60 metre boyutunda ve 35 metre kadar derinlikte masif betonarme birer ankraj bloku yer alıyor.