Varlık barışıyla yurt dışından 100 milyar lira beklenirken, gelecek sermayenin kaynak ihtiyacı konusunda bankalara nefes aldıracağı ifade ediliyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, varlık barışının ekonomiye, dolayısıyla bankacılık sektörüne taze kaynak girişi sağlayarak kredi imkanlarını artıracağını tahmin ettiklerini söyledi. Son 15 yılda bankacılık sektörünün kredi portföyünü istikrarlı bir şekilde büyütmeyi başardığını ve 2015 sonu itibariyle kredi mevduat oranının yüzde 120’ye ulaştığını belirten Akben, kredi büyümesinin mevduat başta olmak üzere yurt dışından sağlanan krediler ve öz kaynaklardan sağlanabildiğine işaret etti. “Gelinen noktada, yurt dışı kredilere yönelen bankalarımızın kredi imkanlarını artırabilmeleri için tasarrufların ve öz kaynakların artırılmasının gerekliliği açık” diyen BDDK Başkanı Akben, varlık barışının da pozitif etkisiyle gelecek dönemde beklentilerin iyileşmesine bağlı olarak artacak kredi talebinin, Merkez Bankası’nın (TCMB) faizleri düşürme yönündeki çabalarının da katkısıyla bankacılık sektörü tarafından rahatlıkla karşılanacağını kaydetti. Maliye Bakanlığı yetkilileri, varlık barışında 100 milyar liralık beyanın üzerine çıkılabileceğini hepaslıyor.

Neyi kapsıyor?
Varlık barışı düzenlemesine göre, gerçek ve tüzel kişilerce yurt dışında bulundurulan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31 Aralık 2016 tarihine kadar Türkiye'deki banka veya aracı kurumlara bildirilmesi ve Türk Lirası cinsinden vergi dairelerine beyan edilmesi durumunda, varlıklarla ilgili vergi incelemesi, vergi tarhiyatı, soruşturma ve kovuşturma yapılmayacak.

Çarkları prim affı döndürür
Son iki yapılandırmada devletin kasasına 36 milyar TL’nin girdiğini ifade eden Bendevi Palandöken, yeni bir vergi ve prim barışına ihtiyaç olduğunu söyledi
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, yeni bir vergi ve prim barışının ekonominin çarklarını döndüreceğini belirtti. Esnafın uzun zamandır ne vergisini ne de sosyal güvenlik primini ödeyemediğini ifade eden Palandöken, “Borçlu olunca eli kolu bağlı oluyor. Yeni bir vergi ve prim barışına ihtiyaç var. Bunun için yapılması gereken peşin ve zamanında ödeyene getirilen yüzde 5’lik prim indiriminin yanı sıra devletin birikmiş alacağının tahsil edilmesi için de birikmiş alacaklara yeni bir yapılandırma artık kaçınılmaz” dedi. 6111 sayılı yasa ile 26 milyar 400 milyon lira vergi ve prim, son yapılan 6552 sayılı yasa ile ise 9 milyar 700 milyon liralık vergi geliri elde edildiğini söyleyen Palandöken, “Son iki yapılandırma kanunları ile devletin kasasına 36 milyar 100 milyon lira gelir girmiş. Vatandaşta borcunu ödemiş. Borçlu olan hiçbir şey yapamıyor.  Piyasaların rahatlaması için vergi ve prim barışına ihtiyaç var. Borçlar ödedikten sonra yatırım yapılıyor, istihdam artıyor. Yeni yapılandırma bekleyen 10 binlerce esnaf ve sanatkar borcunu ödeyip devletin sosyal imkanlarından faydalanmak istiyor” diye konuştu. 

GÜN SAYISI 7.200’E DÜŞSÜN
2016 yılından itibaren asgari ücretin bin 300 liraya çıkarılması ile sosyal güvenlik prim artış yükünün esnafın sırtına bindiğini kaydeden Palandöken, şöyle konuştu: “Asgari ücret artışıyla yıllık 7 bin TL’nin üzerindeki sosyal güvenlik primini esnafımız ödeyemiyor. Madem esnafın gelirini artıramıyoruz o zaman giderini azaltmak için bazı çalışmalar yapmak zorundayız. Öncelikle birikmiş alacakların tahsili için mutlaka yeni bir yapılandırma kanunu getirilmelidir. Yüksek olan sigorta primlerinin de aşağı çekilmesi için yeni bir çalışma yapılmalıdır. Aksi halde bu borçlar hep birikir ve esnafımız bu rakamların altından kalkamaz. Onun için makul bir seviyeye çekilmelidir. Birde emeklilik gün sayısı işçi kesiminde olduğu gibi 9 bin günden 7.200 güne düşürülmelidir.”