OĞUZHAN ŞAHİN

Savunma sanayiinde adından söz ettiren Türkiye, “ortak akıl-entegre çalışma” modeli ile dışa bağımlılığı azaltarak sektörün ihracat potansiyelini hızlandırmayı hedefliyor.
Son 10 yıllık süreçte ATAK helikopterinden MİLGEM korvetine, ANKA insansız hava aracından Göktürk uydularına, MPT-76 tüfeğinden HÜRKUŞ uçağına kadar milli üretimlere odaklanan Türkiye, yan sanayiyi de güçlendirmeyi hedefliyor. Ülke savunması ile kritik ve ileri teknoloji alanlarında faaliyet gösteren ve sektörün yüzde 90'ından fazlasını temsil eden 176 imalatçı firma ve kuruluş ile 6 kümeyi çatısı altında toplayan SASAD'ın verilerine göre, Türkiye'nin savunma ve havacılık sektörlerinde son yıllarda sağladığı gelişme ekonomik göstergelere yansıdı. Türkiye, savunma ve havacılıkta 2012'de 1 milyar 409 milyon dolar ithalat yaparken, bu miktar 2013'te 1 milyar 327 milyon dolar, 2014'te 1 milyar 351 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen yıl savunma ve havacılık sanayisindeki ithalat 1 milyar 67 milyon dolara geriledi. Savunma ve havacılık sanayisinin ithalat miktarı geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 21 düştü. Savunma Sanayii Müsteşarlığının tedarik programı sayısının artışına paralel olarak yurt içi geliştirme projelerinde de artış yaşanırken, yurt dışından alım projeleri, sözleşme bedeli bazında yüzde 10’un altına geriledi. 15 yıl öncesine kadar sadece 60 milyon dolarlık ihracat yapabilen sektörde ise 2015 sonu itibarıyla 1.66 milyar dolarlık rakama ulaşıldı. Geçen yıl 890 milyon dolarlık Ar-Ge harcaması yapılırken, bu yıl için 2 milyar dolarlık ihracat ve 8 milyar dolarlık ciro bekleniyor. 
Aselsan’dan Havelsan’a, TAI-TUSAŞ’tan Roketsan’a kadar dev firmalarla birlikte yan sanayi ve KOBİ’lerin devrede olacağı “ortak akıl- entegre çalışma” modeliyle yerli tasarımların daha da artması hedefleniyor. Bu kapsamda ihtiyaçların yurt içinden karşılanma oranı, tabana yayılmış tedarik zinciriyle artırılacak. Savunma ve havacılık cirosu içerisinde yan sanayinin payı yüzde 30'a çıkarılacak. Hazırlanan “Sanayileşme Portalı”na, 2015 sonu itibarıyla 456 firma tarafından 2 bin 248 ürün girişi yapılmıştı. Bu yıl cironun 8 milyar dolara ulaşması ve 2 milyar dolar ihracat hedefleniyor. 2023’te ise bu rakamın 25 milyar dolara taşınması öngörülüyor.