Fikret ÇENGEL

Türkiye’nin Rusya’ya karşı başlattığı ‘normalleşme’ atağı ve ardından geliştirilen ‘tamirat’ süreci kısa zamanda meyvelerini veriyor. Dışişleri Bakanları seviyesinde gerçekleşen görüşmeden sonra Turizm, Ulaştırma, İçişleri Bakanlığı yetkilileri ve sektör temsilcilerinden oluşan bir heyet bugün Moskova’da Rus muhataplarıyla bir toplantı yapacak. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin de temmuz ayı sonunda Rusya Federasyonu’na gitmesi bekleniyor. 25-26 Temmuz tarihleri arasında Kazan’da Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov ile buluşması beklenen Zeybekci, Alabuga’da Şişecam ve Kastamonu Holding’in yatırımlarını ziyaret ederek açılış törenlerine katılacak. Bakan Zeybekci’nin buradan Moskova’ya geçerek Rus meslektaşı Aleksey Ulyukayev ile ikili ilişkileri masaya yatırması bekleniyor. Ardından ağustos ayı başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Soçi’de bir araya gelmesi bekleniyor. İki liderin yapacağı zirvenin gündeminin değiştirilerek bir Üst Düzey İşbirliği Konseyi’ne dönüştürülmesi için çalışmalar başlatıldı. Rusya ile son dönemde yaşanan ılımlı süreç kendisini önce turizmde hissettirdi. Geçen hafta Rusya’dan gelen ilk turist kafilesinin  ardından akışın charter seferleri ile artacağı belirtiliyor. Azalan ticaret, turizm gelirleri, bavul ticareti gelirleri göz önüne alındığında, 2015’te ilişkilerde azalan trend Türk-Rus ilişkilerinin hızla düzelmesi ile Türk ekonomisine yıllık 4.5-5 milyar dolarlık bir pozitif etki yapacak. Bu da hızla iyileşen ticari-ekonomik ve turizm faaliyetlerinin önümüzdeki iki yılda Türk ekonomisine yaklaşık 10 milyar ABD doları getirisi olacağı anlamına geliyor. Ticari ilişkilerin yeniden raya oturmasının ardından iki ülke arasında kilitlenen doğalgaza indirim süreci de yeniden masaya gelecek. Rusya ve Türkiye’nin, Gazprom’un Ukrayna’yı pas geçerek Avrupa’ya doğalgaz ulaştırmasını sağlayacak Türk akımı projesini canlandırması ve Gazprom’un 2015 başı itibariyle uygulamaya söz verdiği doğalgazda %10.25’lik indirimi hayata geçirmesi bundan sonra atılması beklenen adımlar arasında bulunuyor.

ŞİRKETLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

¥ Bankacılık sektörü hisseleri turizm sektörünün olası gelir kaybına bağlı olarak 2016 sonlarında ve 2017 başlarında oluşabilecek aktif kalitesi bozulması endişeleriyle oldukça baskı altında kaldı. Aslında turizm sektörü kredileri bankacılık sektöründe toplam kredilerin %3 gibi küçük bir kısmını oluşturmasına rağmen turizm sektörünün ilişki içerisinde olduğu gıda, tarım, toptan ticaret ve ulaştırma gibi sektörlerde de zincirleme etki düşünüldüğünde aktif kalitesindeki bozulma sadece turizm sektörü ile sınırlı kalmayabilirdi. Bu nedenle Rusya ile ilişkilerdeki olası düzelme aktif kalitesindeki bozulma endişelerini hafifleteceği için bankacılık sektörü hisseleri için de genel anlamda olumlu etki yapacak. 
¥ Rusya ve Türkiye arasındaki gerginlik ve  devamında gelen Türkiye ve Avrupa’daki terör olayları, Türk Hava  Yolları ve Pegasus Hava Taşımacılık hisseleri üzerinde baskı oluşturmuştu. Rus turistlerin daha çok charter uçuşlar ile Türkiye’ye gelmesinden dolayı, iki şirketin yolcu trafiğindeki düşüşün kısa zamanda toparlamasını beklenmiyor. Ancak Antalya ve bir miktar da İstanbul hava alanlarında yolcu sayısında iyileşme beklenebilir. 2015’te Antalya’ya gelen 3.5 milyon Rus turistin 2.5 milyonu Antalya hava alanını kullanmıştı. 2016’da ilk 5 aylık verilere göre, bu hava alanında toplam yolcu sayısında %24 düşüş yaşanmıştı (yurt dışı yolcu sayısında %41). İstanbul’da ise 2015 yılındaki toplam yurtdışı trafiğinin yüzde 5’ini yani 1 milyon yolcuyu Rusya’dan gelen ziyaretçiler oluşturdu.
İki ülke arasında yaşanan gerginlikten önce Rusya hatları Türk  Hava Yolları ve Pegasus’un toplam gelirlerinin %2’sini oluşturmaktaydı. 
¥ 2012 yılında Türkiye’deki çimento  şirketlerinin Rusya’ya ihracatı toplam çimento ihracatının %20’sini  oluşturmuştu. Ancak Rusya’ya yapılan ihracat miktarı yaptırımlar ve  ithal ikamesi sebebiyle düşüyor. Bununla beraber Soçi Olimpiyatları’nın sektörün ihracatı üzerindeki olumlu etkisi de geçti. Geçtiğimiz sene toplam çimento ihracatının sadece %1’i Rusya’ya  gerçekleştirildi (103 bin ton).

SEKTÖRLERE OLAN ETKİLERİ

¥ Deniz Yatırım araştırma Müdürü Sinan Gökşen tarafından hazırlanan analiz raporunda Türkiye-Rusya ilişkilerinin sektörel ve şirketler bazında ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.  Raporda ilişkilerin askıya alınmasından sonra ekonomide yaşanan başlıca olumsuzluklar şu şekilde sıralandı: 
¥ Türkiye’nin Rusya’ya ihracatı Ocak-Mayıs 2016 döneminde geçen senenin aynı dönemine göre %59 düşüş göstererek 639 milyon dolar oldu. Böylece Rusya 2014 yılında Türkiye’nin en büyük 5. ihracat pazarıyken bu yıl mayıs ayında 20. sıraya geriledi. Dolayısıyla ilişkilerin düzelmesi ihracat gelirlerinde kendini gösterecektir. 
¥ Rusya yılın ilk dört ayında geçen seneye göre Türkiye’ye %68 daha az sayıda turist gönderdi. Yüksek miktarda harcama  yapan turistlerden mahrum olmanın yanı sıra terör saldırılardan çok fazla etkilenen turizm sektörü, hasarın büyüklüğünü yaz aylarında daha fazla hissedecek. Dolayısıyla Rusya ile ilişkilerin iyileşmesi tamamen olmasa da turizm gelirlerinin canlanmasına katkıda bulunacak. 
¥ Rusya, ilişkilerin askıya alınmasıyla birlikte Türkiye ile iş yapmanın önünü tamamen kesmiş ve bundan Türk müteahhit firmalar oldukça negatif etkilenmişti. Bu yüzden de ilişkilerin normale dönmesi burada iş yapan firmaların kâr transferi ve işçi dövizlerinin Türkiye’ye gelmesinin önünü açacak.