Dünya ekosistemini tehdit eden gelişmelerin başında çölleşme geliyor. Her yıl daha fazla toprak, gerek bakımsızlıktan ve terk edilmekten gerek hava şartlarının etkisiyle verimsiz oluyor. Ve bu vahim durum, her yıl sadece 17 Haziran Dünya Çölleşme ile Mücadele Günü dolayısıyla gündemde kendine yer bulabiliyor. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu Çevre Komisyonu Başkanı Ayhan Sümerli, artan nüfus ve azalan kaynakların oluşturduğu baskıyı hafifletmenin en geçerli yolunun, çölleşme ile mücadele olduğunu vurguladı. Sümerli, “Çölleşme, en çok tarım sektörünü etkiliyor. Gıdadan tekstile, hayvancılıktan biyoyakıtlara kadar birçok konu toprağa bağlı. Dünyada 2,6 milyar insanın geçimi doğrudan toprağa bağlı. Ancak toprağın durumu gün geçtikçe kötüleşmekte, her yıl ciddi boyutta kayıplar yaşanmakta, bu kayıpların yılda 20 milyon ton tahıla karşılık geldiği düşünülmektedir. Ekilebilir alanların bozulması her yıl 1,5 milyar insanı etkilemektedir. Ekilebilir arazilerdeki daralmanın önümüzdeki 25 yılda gıda fiyatlarının yüzde 30 oranında artmasına neden olacağı söyleniyor. Bunun yanında biyolojik çeşitlilik de geri dönüşü olmayacak şekilde zarar görmektedir. Uzmanlar 2050 yılına kadar birçok ülkede tarımsal verimde yüzde 15 ila 50 oranında düşüş yaşanabileceğine dikkati çekiyor. En geçerli tedbir, orman örtüsünün yenilenmesi olarak görülüyor. Gelecek için hızlıca harekete geçilmesi gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

"Çorak toprak bırakmadık"

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’nin, 1973-2015 yılları arasında orman varlığını hem alan hem de odun serveti olarak yükselten nadir ülkelerden biri olduğuna söyledi. Bakan Eroğlu, “2002’de 20,8 milyon hektar olan orman alanımızı 22,3 milyon hektara çıkardık. Türkiye’yi yeşile bezedik. 2002’ye kadar yıllık ortalama 68 bin 500 hektar ağaçlandırılırken, bunu 342 bin hektara çıkardık. Çorak toprak bırakmadık. ‘Her ile bir şehir ormanı’ projesini başlattık. Bugüne kadar 145 şehir ormanı kurduk. Türkiye’den bal akıyor. Kurduğumuz 329 bal ormanı ile bal üretiminde dünyada 6’ncı sıradan 2’nci sıraya yükseldik” dedi. Orman ürünü gelirlerini de 500 milyondan, 2,7 milyar liraya çıkardıklarını, ormanların bereketinden de faydalandıklarını söyleyen Eroğlu, “Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çölleşme tehlikesine karşı kamuoyunun dikkatini çekmek, bilgilendirmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla, her yıl farklı sloganlarla mücadele ediyoruz” diye konuştu.

 

1 milyar insanın içme suyu yok

TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve AK Parti Milletvekili Cihan Pektaş, toprakların kötü kullanımı nedeniyle 2035 yılına kadar küresel gıda üretiminin yüzde 12 azalmasının beklendiğini, buna karşılık dünya nüfusunun 1 milyar artmasının öngörüldüğünü belirtti. Pektaş, şunları kaydetti: Her yıl dünyada 12 milyon hektardan fazla tarım arazisi yok olmakta ve 5,2 milyon hektar orman arazisi tahrip edilmektedir. Yaklaşık 1,5 milyar insan bu sebeple yeterli beslenememekte, 1 milyar insan sağlıklı içme suyuna ulaşamamaktadır. Gelişmiş ülkeler, Afrika’ya gözünü kapattı. Bizim yüz çevirmemiz mümkün değil. Asıl olan insandır ve insanı yaşatmaktır.

50 milyon kişi göç edecek

Birleşmiş Milletler (BM), çölleşme ve kuraklık nedeniyle gelecek 10 yılda yaklaşık 50 milyon kişinin yer değiştirebileceği uyarısı yaptı. Çölleşmenin kendini ciddi anlamda gösterdiği Afrika kıtasının üçte ikisini, çöl veya kurak alan oluşturuyor. Bugün Afrika’da, 184 milyon kişi bozulmuş tarım alanında yaşıyor. Afrika, 9 milyon kilometrekarelik yüz ölçümüne sahip olan, dünyanın en büyük sıcak çölü Sahra’ya da ev sahipliği yapıyor. 10 bin yıl önce yeşil ve bereketli bir tropik bölge olan Sahra’nın zamanla çöle dönüştüğü biliniyor.