İlk olarak 1900’lü yılların başında Çin’in Yangtze Vadisi'nde yaşayan yabancılar tarafından keşfedilen kivinin 1910 yıllarında Yeni Zelanda’nın kuzey adaları ile California’da yetiştiriciliğine başlandığını belirten Kemal Yılmaz, 1980’li yıllarda ise Şili, Avustralya gibi ülkelerde üretilerek ihraç edilmesine başlandığını belirtti. 
Türkiye’de ise ilk olarak 1986 yılında Karadeniz, Marmara ve Ege Bölgelerinde adaptasyon çalışmaları yapıldığını aktaran Yılmaz, Ordu’da 1993 yılında kivi üretimine başlandığını vurguladı. Tarım alanlarının yüzde 89’unda fındık üretilen Ordu’da kivi üretiminin birkaç fidan ile başladığını kaydeden Yılmaz, bugün 3 bin dekarlık alana ulaşıldığını belirtti. 

Kivi üretimi her yıl artıyor 
Ülke genelinde 21 ilde yılda ortalama 40 bin ton kivi üretildiğini belirten Yılmaz, “Ülkemiz kivi üretiminde Yalova ilk sıradadır. Ordu ve Rize illeri de yıllara göre değişiklik gösteren ürün miktarları ile sürekli ilk üç arasındadır. Ordu’da 2017 yılı itibariyle 3 bin dekar alanda üretim yapılmakta olup 2017 rekoltesi 7 bin 91 ton olarak gerçekleşti. Verim çağına ulaşmış bahçelerimizin ürün vermeye başlamasıyla ürün miktarının 10 bin tona ulaşması beklenmektedir. Ordu’nun 15 ilçesinde kivi üretimi yapılsa da ağırlıklı olarak Altınordu, Gülyalı, Perşembe, Ulubey, Fatsa, Ünye, İkizce ve Kabadüz ilçelerinde yoğunluk kazanmaktadır. Mevcut dikim alanı kadar bir alanın daha kivi tarımına kazandırılabilecek konumda olduğunu biliyor ve kivi yetiştiriciliğini daha da geliştirmeye çaba harcıyoruz” dedi. 

“Bağışıklık sistemini güçlendiriyor” 
Kivinin sağlık yönünden yararlarını da aktaran Kemal Yılmaz, şu bilgileri verdi: “Kivi ekonomik değerin yanında insan sağlığı açısından da oldukça faydalı bir meyvedir. Vitamin ve mineral maddeler bakımından oldukça zengindir. Bir adet kivide yaklaşık 1 kilogram narenciyede bulunan C vitamini vardır. Kivinin doğal antibiyotik, yani antioksidan özelliğinin yanında C vitamini deposu da olması bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli etkendir. Cildin yumuşamasını sağlayıp kırışıklıklara karşı cildi korur. Kan hücrelerinin yapımını ve çoğalmasını sağlar. Kivi meyvesi sindirim sistemini güçlendirerek, içerdiği miktarda lif ile sindirim sisteminin dostu olan bir meyvedir. Kivi, özellikle kış aylarında tüketildiğinde bağışıklık sistemini güçlendirerek tüm hastalıklara karşı bünyeyi korumaktadır. Kivi, bağırsak parazitlerini ve serbest radikalları vücuttan atarak bağırsakları temizler, çalışmayan ya da yavaş çalışan bağırsakları hareketlendirerek zayıflamaya katkı sağlamış olur. Kivi, doğum öncesi beslenmede hem anne adayının hem de bebeğin sağlığı için önemli bir besin kaynağıdır.”