E-devlet uygulamasında geçtiğimiz günlerde yürürlüğe giren yeni hizmet büyük ilgi görmüştü. Aşırı yoğunluk nedeniyle durdurulan e devlet soy ağacı sorgulama sayfası tekrar kullanıma açıldı. Başvuru sonrası hazırlanacak soyağacı belgesi, cep telefonu veya e-mail aracılığıyla talep sahibine bildirilecek. Soy ağacı sorgulama hizmetinin yürürlüğe ilk girdiğinde sosyal medyada yayılması üzerine e-devlet sitesi kilitlendi. Alt-üst soy bilgisi sorgulama’ sistemine girenler “Şu anda kullandığınız hizmette yaşanan talep yoğunluğu nedeni ile işleminiz sıraya alınmıştır. İşlem sonucunuz birazdan otomatik olarak görüntülenecektir” uyarısıyla karşılaştı. Konu ile açıklama yapan Siber güvenlik ve sosyal medya uzmanları, "alt-üst soy raporunu" "e-Devlet" sistemi üzerinden öğrenen vatandaşların bu bilgileri sosyal medyada paylaşmasının bilgisayar korsanlarının işine yaradığını ve çeşitli mağduriyetlere neden olduğunu bildirdi.

SOYAĞACI UYGULAMASI YENİDEN AÇILDI
14 Şubat 2018 Çarşamba akşam saatlerinde soyağacı uygulaması yeniden açıldı. Aşırı yoğunluk yaşandığı için sitemde değişiklikliğe gidildi. Yeni düzenlemede soyağacı talebinde bulunanlara hazırlanan belge cep telefonu veya e-mail aracılığıyla bildirilecek. e-devlet sitesinde soyağacı başvurusu sonrası, "Talep sıranıza göre alt-üst soy bilgileriniz en kısa sürede hazırlanacaktır. Belgeniz oluşturulduğunda doğrulanmış cep telefonu numaranız veya e-posta adresinize bilgilendirme yapılacaktır." bilgisi paylaşılıyor.

SOY AĞACI SORGULAMA ÖĞREN

E DEVLET SOYAĞACI SORGULAMA NASIL YAPILIR?

Soyağacını öğrenmek isteyenlerin, e-devlet sitesindeki Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bölümü altında yer alan Alt-Üst Soy Bilgisi Sorgulama ekranını açması gerekiyor. Buradaki ekrandan Alt Üst Soy Listesi açılabiliyor. Bu ekrandan ayrıca belge görüntülenmesi de sağlanabiliyor. 

 

Soyağacınızı daha geri tarihlere götürebilirsiniz

Aile tarihini araştıran ve 1300’lü yıllara kadarki kayıtlara ulaşan Kayserili Araştırmacı Hayri Şişlioğlu, daha geri tarihlere kadar soyağacı bilgisine ulaşılabileceğini söyledi.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından bir hafta önce e-devlet üzerinde hizmete açılan ‘alt-üst soy bilgisi sorgulama’ hizmeti vatandaşlar tarafından oldukça rağbet gördü, hatta defalarca sistem kilitlendi. Vatandaşlar şimdi, bu yolla ancak 1800’lü yılların başına kadar ulaşabildikleri soy bilgisini daha gerilere nasıl götürebileceğini merak ediyor. ‘Dün Gibi Edebali Hazretlerinin Kayseri’deki İzleri’ kitabının yazarı Kayserili Araştırmacı Hayri Şişlioğlu, kitabında vatandaşların bu merakını giderecek tekniklere de yer veriyor.

Tapu kayıtları ve şer’iyye sicilleri önemli

Aile tarihini merak ederek çıktığı bu yolda araştırmalarının 10 yıldır sürdüğünü belirten Şişlioğlu, soy izini 1300’lü yıllara kadar sürebilmesinin yanı sıra, Şeyh Edebali’nin Kayseri bağlantısını ortaya çıkardığını ve Edebali’nin büyük dedesinin Abdülkadir Geylani olduğu bilgisine ulaştığını da söyledi.

Şişlioğlu, e-devletin verdiği bilgilerden daha ötesine gitmek isteyen vatandaşlara şu önerilerde bulundu:

“Türkiye’de ilk resmî nüfus sayımı 1904 yılında yapılmaya başladı. E-devlette bu tarih itibariyle hayatta olan büyüğünüz ne zaman dünyaya gelmişse o yıllara kadar gidebiliyorsunuz. Örneğin dedeniz 1904 yılında 80 yaşındaysa, e- devletteki nüfus kayıtlarında 1840’lı yıllara kadar ulaşabileceksiniz. Ancak insanlar istiyorlar ki bu yıllardan daha önceye de gidebilelim. Daha önceye gidebilirler, bunun için de tapu kayıtlarına girmeleri gerekiyor. Çünkü Osmanlı tapu kayıtları ortalama 1850’lerden itibaren tutulmuştur. Dolayısıyla bu vesileyle iki kuşak daha önceki büyüklerini ortaya koyma imkanları doğuyor. Bunun için de tapu kurumlarına müracaat edecekler. 1985 yılından itibaren Özal döneminde insanların devlet arşivlerinden araştırma yapmasına izin verilmiş; bu çerçevede dilekçe ile müracaat edildiğinde tapu kurumları da kendilerine yardımcı olabilecektir. Ondan daha gerisine gitmek isterlerse de, hemen hemen her şehrin eski mahkeme kayıtları yani şer’iyye sicilleri tutulmuş, bunları araştırmaları gerekiyor. Örneğin, Kayserininki yakın tarihe kadar Ankara Milli Kütüphane’de idi, daha sonra Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğüne geçti. Ben araştırmalarımı Milli Kütüphane’de yaptım. Eğer bir ipucu yakalanırsa çok daha geriye gitmek de mümkün olabilmektedir. Ancak bu yolda sabırlı olmaları gerektiğini bilmelidirler.” 
SOY AĞACINDA YAŞADIKLARI ŞAŞKINLIĞI SOSYAL MEDYADA PAYLAŞTILAR 

E-DEVLET SOY AĞACI UYGULAMASINDA 1800’LÜ YILLARDA DOĞAN VATANDAŞLARIN BİRÇOĞU İÇİN ‘SAĞ’ BİLGİSİ VERİLİYOR 
E-Devlet soy ağacı sorgulama uygulamasında işlem yapan vatandaşlar, verilen bilgileri görünce adeta şok oldu. 
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve e-Devlet üzerinden erişilen Alt Üst Soy Belgesi’ne göre 1844 yılında doğan bir vatandaş sağ olarak görülüyor. Bu durum ise vatandaşlar tarafından sosyal medyaya taşındı. Sosyal medyada yayılan gönderinin ardından e-Devlet'e giren vatandaşlar, aynı sorunun kendilerinde de görüldüğünü yine sosyal medyadan paylaşarak duyurdu. 1800’lü yıllarda doğanın sağ olarak gösterilmesinin yanı sıra sistem üzerinde aynı yıllarda doğan kişilere soyadı verilmesi de dikkat çekti. Soyadı Kanunu ise 1934 yılında yürürlüğe girmişti. 





 

"Sosyal medyada, soy raporunu paylaşmak çok riskli"
İSTANBUL (AA) Siber güvenlik ve sosyal medya uzmanları, "alt-üst soy raporunu" "e-Devlet" sistemi üzerinden öğrenen vatandaşların bu bilgileri sosyal medyada paylaşmasının bilgisayar korsanlarının işine yaradığını ve çeşitli mağduriyetlere neden olduğunu bildirdi.

Bilişim Teknolojileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve siber güvenlik uzmanı Yavuz Sultan Selim Yüksel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de kişisel verilerin kanunlarla korunduğunu söyledi. 

Yüksel, insanların mahrem bilgilerinin başkaları tarafından kullanılmasıyla zarara uğrayabileceğine dikkati çekerek, "Kurumlar, müşterilerinin birtakım bilgilerini aldığında onu nasıl saklaması ve koruması gerektiği kanunlarla sabit ve belirlenmiş durumdadır. Çünkü birkaç senedir bazı vatandaşlarımızın özel bilgilerinin internet ortamında rahatlıkla dolaştığını görüyoruz. Özellikle bilgisayar korsanları tarafından bu bilgilerin başkalarına satıldığına çok defa şahit olduk." dedi.

İnsanların özel bilgilerinin sanal alemde dolaşmasının çok büyük tehlikeleri beraberinde getirdiğini vurgulayan Yüksel, yakın zamanda İsviçre'de bir firmanın korsanlar tarafından hacklendiğini, çok az müşterinin bilgilerinin internette yayınlanmasının bile toplumda travmaya neden olduğunu belirtti.

Yüksel, Türkiye'de devam eden dijitalleşme süreci kapsamında "e-Devlet" sisteminin ortaya çıktığını, şifrelerle girilebilen bu sistemde vatandaşların sağlık bilgilerinden ikametgah adresine kadar bazı özel bilgilerinin bulunduğunu anımsattı.

Verilerin korunmasının kişisel özgürlükler açısından çok önemli olduğunun altını çizen Yüksel, "Alt-üst soy raporuna bakmak masum bir şey. Ben de atalarımızı merak ediyorum. Hatta sisteme girip baktım ama burada geçici sıkıntılar olduğu için sisteme giremedim. Çünkü insanlar nereden geldiğini bilmek istiyor. Bunu anlayabiliyorum ama popüler kültürün şu andaki gereği yediğimizi, içtiğimizi veya soyağacımızın nereden geldiğini sosyal medyada, düşünmeden paylaşmak oldu. Bu konuda farkındalık düzeyimiz düşük. Kötü niyetli insanlar soyağacı paylaşımlarından fırsatlar çıkarmaya çalışıyor." diye konuştu.

Yüksel, çeşitli arama motorlarında "nüfus kağıdı" kelimesinin taranması sonucunda birçok gerçek kimlik fotoğrafının da bulunabildiğini söyledi.

Korsanların buradaki gerçek kimlik numaralarıyla birçok işlem yapabildiğini aktaran Yüksel, aynı şekilde soyağacında yer alan özel bilgileri paylaşan kişilerin dolandırıcılara ve kötü niyetli kişilere davetiye çıkardığını belirtti.

- "Anne kızlık soyadı, işlemlerde çok önemli"

Bilgisayar korsanlarının mahrem bilgilerden rahatlıkla yararlandığını ifade eden Yüksel, şöyle devam etti:

"Bir hacker, sosyal mühendislik yapar. Önce, saldıracağı kişi ya da kurum hakkında ele geçirebileceği bütün verileri değerlendirir, kullanır. Sonrasında saldırı planlar, düşünür. Bu saldırının gerçeğe yakın olması için karşı taraftan gelecek güvenlikle ilgili soruları cevaplaması gerekir. Korsanlar bir bankayı aradığında sizin adres, kimlik veya anne kızlık soyadını bir şekilde bilebilir. Bunları bildikten sonra belirli hizmetleri kendisine göre değiştirebilir. Soyağacı hizmeti faydalı ama bu bilgilerin sosyal medyada paylaşılıyor olması çok riskli. Çünkü bilgisayar korsanları, soyağacından elde ettikleri bilgileri dolandırıcılık için anahtar olarak kullanıyor. Örneğin, bir bankayı aradığınızda annenizin kızlık soyadı sorulur. Siz sosyal medyada, soy raporunu açık şekilde paylaştığınızda bu bilgileri de vermiş olursunuz. Böylece, kötü niyetli kişiler, cep telefonu, sim kartları veya kredi kartı gibi önemli materyalleri kendi istediği şekilde yönlendirebilir. Bunun sonucunda maddi ve manevi olarak zarar görebilirsiniz."

Siber güvenlik uzmanı Ali Keskin ise internet teknolojilerinin dijital istihbarat sorununu da beraberinde getirdiğini söyledi.

Keskin, soyağacı hizmetinin vatandaşlar tarafından beklenilenin üstünde ilgi gördüğüne dikkati çekerek, "Ancak e-Devlet, bütün kişisel bilgilerinizin barındığı sistem olması nedeniyle size özeldir. Bir başkası ile asla paylaşılmaması gereken önemli bir konudur. Son zamanlarda insanlar soyağacı bilgisini öğrendikten sonra sosyal medya üzerinden bu görüntüleri yayınlamaya başladılar. Bu çok tehlikeli." değerlendirmesini yaptı.

Vatandaşların internet kafe gibi halka açık işletmelerde soyağacı bilgilerini öğrenmek ve bazı işlemler yaptırmak üzere de özel bilgilerini paylaştıklarını aktaran Keskin, sosyal medyadan öğrenilen kimlik bilgileriyle sahte kimlik oluşturabileceğini bildirdi.

Keskin, dolandırıcıların kimlik bilgileriyle vatandaşlar adına şirket kurabileceğini ifade ederek, bu bilgilerin bankacılık ile tapu işlemelerinde de kullanılabileceğini kaydetti.

Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) Ege Bölge Başkanı ve Sosyal Medya Uzmanı Alaattin Çağıl da alt-üst soy raporunun paylaşılmasının yaygınlaşmasının sosyal medyada çok konuşulması ve gündem haline gelmesiyle ilgili olduğunu söyledi.

Twitter'da konuyla ilgili bazı etiketlerin yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Çağıl, "Özellikle mizahi olarak konuya yaklaşan kullanıcıların bazıları farkında olmadan sosyal medyada özel bilgilerini paylaşmış oluyor. Olayın bu boyuta geleceğini zaten hepimiz biliyorduk fakat bu kadar etkili olacağını tahmin etmedik. Dün gece saat 02.00'den beri sadece 'edevletsoyağacı' etiketine 52 bin 600 tweet atıldı, 'edevletsoyağacı' etiketi 10 saat 'trend topic' listesinde kaldı." diye konuştu.

Çağıl, bilinçsizce ve merak duygusuyla gelişen sürecin sosyal medyada yeni bir mizah anlayışı da oluşturduğunu sözlerine ekledi.