Ömer TEMÜR
İSTANBUL

Teknoloji ile hayatımızı adeta işgal eden elektronik cihazlar geri dönüştürülmediği için çevre ve insan sağlığını tehdit ediyor. 31 Aralık 2014 yılında yayınlanan Atık Getirme Merkezi Tebliği’ne göre 2016-2018 yılları arasında Türkiye’deki bütün belediyelerin atık getirme merkezi kurması gerekirken şu ana kadar kurulan merkez sayısı  20’yi bile bulmuyor.
Verilere göre Türkiye’de her yıl 500 bin ton elektronik atık çıkıyor ve her yıl bu sayı yüzde 10 artıyor. Yıllık kişi başı 6,5 kg e-Atık ile Türkiye dünyada 17. sırada er alıyor. Ancak tüm belediyelerin topladığı miktar ise sadece yüzde 1,5 civarında. Elektrik ve Elektronik Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Derneği (ELDAY) Genel Müdürü Muharrem Yamaç elektrikli ve elektronik eşyaların (EEE) düzgün şekilde geri dönüştürülmemesinin kurşun, cıva, brom ve krom gibi zehirli materyallerin salınımına yol açtığını belirterek, “Mesela 1 floresanın içerisinde bulunan cıva 30 bin litre suyu kullanılamaz hâle getiriyor. Bir çay kaşığının 70’te 1’i cıva bile 80 bin metrekarelik göldeki suyu kirletip yaşayan balıkların yenmesini engelliyor. 80 bin metrekare ise Topkapı Sarayı’nın kapladığı alana eşit. Elektronik atıklarda bulunan değerli maddeler geri kazanıldığında enerji tasarrufu sağlanıyor, emisyon salınımı ve fosil yakıtların kullanımı azalıyor. Ayrıca e-Atıklar geri dönüştürülmediğinde kaynaklarımızı da tüketiyoruz. ‘Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyalar’ geri dönüştürüldüğünde plastik, metal vb. kısımları fiziksel yollarla ayrılarak ikincil ham madde olarak piyasaya sürülüyor” dedi.

TEBLİĞİ TAKAN YOK
Türkiye’de e-Atık toplama işinin hurdacıların insiyatifine bırakıldığına dikkat çeken Yamaç, “Atık Elektrikli ve Elektronik Eşya (AEEE) yönetmeliğine göre atıkların iki toplanma noktası var: Belediyeler ve dağıtıcılar. 31 Aralık 2014 yılında yayınlanan Atık Getirme Merkezi Tebliği’ne göre 2016-2018 yılları arasında Türkiye’deki bütün belediyelerin atık getirme merkezi kurması gerekiyor. Ancak şu ana kadar kurulan merkez sayısı 20’yi bile bulmadı. Toplanan atıklar bakanlığımızca lisanslandırılmış işleme tesislerine gönderiliyor. Bu tesislerde küçük bir şarj kablosu da bir buzdolabı da materyallerine ayrıştırılarak ham madde hâline getirilerek ikincil ham madde olarak piyasaya sürülüyor. Hurdacılar da e- Atık topluyor ancak toplanan atıkların zararlı olan kısımları bertaraf edilmeden tekrar tabiata bırakılıyor. Bu da hem çevre için hem de insan sağlığını tehdit ediyor” diye konuştu.

Bugüne kadar yüzde 5’i dönüştürüldü
ELDAY bugüne kadar 15 bin tondan fazla atık elektrikli ve elektronik eşyayı (AEEE) geri dönüşüm zincirine kazandırdı.  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2015 verilerine göre ise 28 bin ton evsel e-Atık geri dönüştürüldü. Bu rakam toplam atığın yaklaşık yüzde 5’ine tekabül ediyor.

100 ton elektronik atıktan 1 kilo altın
İçeriğinde değerli madenler bulunan e-atıklar aynı zamanda servet barındırıyor. 100 ton elektronik atıktan 1 kilo altın elde edilebiliyor. Yine 13 kilo elektronik atıktan 1 kilo bakır, 2 kilo elektronik atıktan 1 kilo demir elde etmek mümkün. Bu metaller yine ikincil ham madde olarak elektrikli ve elektronik eşya üretiminde kullanılıyor.

İnsanlar ne yapacağını bilmiyor
İnsanların e-atıkları atmaya kıyamadığı için evlerinde biriktirdiğini ifade eden ELDAY Genel Müdürü Muharrem Yamaç, “Çünkü insanlar e-atıklarla ne yapacağını bilmiyor. “Bir işe yarar, ihtiyacı olana veririm” diyerek bu e-atıklar ya evin bir köşesinde birikiyor. Evlerde Türkiye’de ciddi bir AEEE stoku olduğunu söyleyebiliriz. Çamaşır makinesi, buzdolabı gibi büyük eşyalar değil ama atık hâlini almış kablo, ütü, tost makinesi, radyo gibi daha küçük elektrikli ve elektronik eşyalar evlerde atıl hâlde bekliyor. Oysa Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların Kontrolü Yönetmeliği gereği tüketici e-atıklarını bedelsiz vermek zorunda. Tüketiciler yeni ürün satın aldıklarında eskisini, ürünü getiren bayi/servise ücretsiz olarak teslim edebilir. Bunun yanı sıra elektrikli ve elektronik eşyalarını servis ve bayilerdeki toplama noktalarına ya da belediyelerin getirme merkezlerine bırakabilir. ELDAY olarak biz de tüketiciyi bu konuda teşvik edecek kampanyalar düzenliyoruz” dedi.

Sahip olduğumuz kaynakların 1,5 katını tüketiyoruz
İnsanların şu an sahip olduğu kaynağın 2,5 katını tükettiğini belirten Yamaç şunları kaydetti: Bunu her sene bir sonraki yıldan avans olarak maden alıyoruz gibi düşünebiliriz. Bu atıkları geri dönüşüme versek geleceğimizden harcamayı azaltma şansımız olacak. Bu sebeple özellikle kaynaklar konusunda yurt dışına bağımlılığımızı azaltmak için bu atıkların geri dönüştürülmesi ve ekonomiye kazandırılması şart. Örnek vermek gerekirse; bir buzdolabından plastik, metal ve alüminyum geri kazanabiliyoruz. Kazanılan bu materyaller farklı sektörlerin ham maddesi olarak kullanılıyor. Ayrıca elimizdeki tüm elektronik atıkları geri dönüştürsek cari açığımızı ciddi bir oranda azaltmaya katkıda bulunmuş oluruz.