Dünyanın iki ekonomik devi arasında ticaret savaşının alevlenmesiyle bütün dünyada yükselen, önceki gün iç piyasada 4,97 TL olan rekora ulaşan dolara vatandaş büyük bir darbe vurdu. Merkez Bankası verilerine göre 2018 yılının ilk yarısında bireysel yatırımcıların döviz mevduatlarında 2 milyar 68 milyon liralık gerileme kaydedildi. Bu rakam, son 5 yılın ilk yarıları dikkate alındığında, döviz mevduatında önemli oranda gerileme olduğunu gösterdi. Geçen yıl vatandaşlar yılın ilk yarısında döviz hesaplarını yaklaşık olarak 13,2 milyar dolar artırmışlardı. 2016 yılında ise artış 4,1 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.
Yapılan araştırmalar, döviz talebinde, kur trendinin etkili olduğu dikkat çekiyor. Bu yılın ilk yarısında yüzde 23,5 değer kazanan dolarda satışın başlaması da yükselişin devam etmeyeceğine dair beklentiyi işaret ediyor.

KONUT VE İHTİYACA
Yılın ilk 6 ayında dövizini bozduranların önemli bir kısmı konut alımına yöneldi. Mayıs ayı ortasında başlayan ve faizi yüzde 0,98’e indirip 120 aya varan vadeyle satış başlatan gayrimenkul sektörünün temsilcileri, alımlarda peşinatların önemli bir kısmının dövizle yapıldığını dile getiriyor. Döviz kurundan kazanç sağlayan vatandaşın parasını başta gayrimenkul olmak üzere yatırıma yönlendirmesinin yanı sıra, piyasalardaki kısmî durgunluktan yararlanmak isteyen kişilerin ertelediği ihtiyaçlar için alıma geçtiği de dikkat çekiyor. Özellikle konut ve otomobil gibi ihtiyaçlar için vatandaşların ‘peşin para’ avantajını kullanıp pazarlık gücünü artırabileceği de ifade ediliyor.

Düşük enflasyonla yatırımcı gelir döviz durulur
Önceki sabah 4,97 TL sınırını aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşan dolar kuru, paniği artırdı. Uzmanlar ise dövizde gerilemeyi sağlayacak yöntemleri tartışıyor. Ünlü Menkul Değerler Strateji ve Ürün Geliştirmeden sorumlu Yönetici Direktörü Murat Gülkan, yeni hükûmetin kurulduğunu ancak yeni sistemde ekonomi yönetiminin işleyişinin nasıl olacağına dair belirsizliklerin piyasaları yön aramaya ittiğini ifade etti. Bloomberg HT’ye konuşan Gülkan, “Kurun stabilize olması için Türkiye’nin ucuzlaması lazım. Yani enflasyonu düşürerek tekrar yurt dışından sermaye çeker hâle gelmeliyiz.” dedi. Gülkan, satış yaparak kuru dizginleme zamanı olmadığını, konunun ‘akut’ tedbirlerle çözülebileceğini söyledi.

80 kere denediler yine diz çökmedik
Dövizdeki dalgalanmayı değerlendiren Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, dövizdeki yükselişle ilgili yorumunda “Mevcut durumdan faydalanmak isteyen istismar odaklarının olduğunu düşünüyorum.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da konuşmalarında dile getirdiği, Türkiye ekonomisi üzerinde dış odaklarca oynanan bir oyun varsa bile başarılı olamayacağını söyleyen Alkin “1923 yılından 2018’lere geldik. Para 80 kereden fazla değer kaybetmiş ve hiçbirinde Türkiye diz çökmemiş. Mevcut durumdan faydalanmaya çalışan istismar odaklarının olması doğal ancak bunların haksız kazanç amacı güttüğünü düşünüyorum. Türkiye’yi döviz kurlarıyla manipüle ederek yıkmanın beyhude bir çaba olduğunu en az bizim kadar yabancılar da biliyor.” diye konuştu. Alkin, “Benim bazı odaklara da uyarım var” dediği konuşmasında, telkinle artırılan döviz sayesinde ülkeye yatırım gelmeyeceğini, yatırım için pozitif algı gerektiğini söyledi.