ABD yönetiminin, İran’ı hedef alan ikinci aşama yaptırımları, Türkiye’nin de aralarında olduğu ülkeleri yakından ilgilendiriyor. Özellikle finansal yaptırımların, bunlardan geçici muaf tutulan Türkiye ile İran’ı, yerel para birimleriyle ticarete yöneltebileceği belirtiliyor. Türkiye’nin geçen yıl İran ile ticaret hacmi 10,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, bu yılın dokuz ayında söz konusu rakam 7,5 milyar dolar olarak kaydedildi.
İran Araştırmaları Merkezi İç Politika Koordinatörü Mehmet Koç, İran’ın bankacılık sisteminin uluslararası sistemden dışlanmasının, ekonomik ilişkilerini de sıkıntıya soktuğunu belirterek “İran’ın dolarla ve kendi para birimiyle ticaret yapma kısıtı da var. Bu durum, Tahran’ın elini zora sokuyor. Petrol ve doğalgaz satışı uluslararası sistemde dolar üzerinden yapılıyor. Biz, her durumda İran gaz ve petrolünü almaya devam edeceğiz. Her iki taraf için de Türk lirasıyla ticaret yapmaktan başka çare gözükmüyor. İran, en azından Türkiye’den temin ettiği temel ihtiyaçlarda Türk lirası kullanmak mecburiyetinde kalacaktır” dedi. Türk-İran Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Perihan Fatih de “Yaptırımlar arttıkça, İran için Türkiye’nin önemi artıyor. Birçok Avrupa firması müeyyidelerden dolayı İran ile direkt ticaret yapmaktan çekinebilir ve Türkiye’deki aracı ticaret firmalarıyla iş yapabilirler. Daha önce bu örneklerle karşılaşmıştık. Dolayısıyla Türkiye’deki firmalar bu müeyyideleri avantaja çevirebilir” diye konuştu.