24 konuşmacı ve 250’den fazla katılımcının ağırlandığı 18. Univera Teknoloji Günü (UTG), 25 Nisan Perşembe günü İstanbul'da bir otelde gerçekleştirildi. Honeywell’in ana sponsorluğunu üstlendiği etkinliğin bu yılki özel konuğu Cem Seymen oldu. Farklı sektörlerden katılımcının ağırlandığı zirvede, Univera’nın yerli yazılımları uygulamalı şekilde paylaşıldı. Drone’larla yapılan temsili depo sayımı, büyük beğeni topladı. Univera Teknoloji Günü’nün oturum sponsorluklarını Microsoft, SOTI ve Univis üstlenirken Türkiye’nin önemli kurumlarından BMC, Düzey Pazarlama ve Doğuş Gıda’nın yer aldığı etkinlikte, Univera’nın kurumsal çözümleriyle entegre edilen iş süreçlerindeki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. 

20 metrekarelik ofisten 26 ülkeye yerli yazılım ihracına 
Etkinliğin açılış konulmasını yapan ve ülke ekonomisi için katma değeri yüksek teknolojiler geliştirdiklerini belirten Univera Genel Müdürü Cüneyt Ersin, şunları aktardı: "1992 yılından bu yana yerli teknoloji çözümleri üretiyoruz. İzmir’de 20 metrekarelik bir ofiste temellerini attığımız Univera, bugün 160 kişilik ekibi ile 26 ülkeye yazılım ihraç ediyor. Ciromuzun yüzde 12’sini ihracattan elde ediyoruz. Hedefimiz bu oranı yüzde 45 seviyesine çıkarmak. Tamamen yerli kaynaklarla geliştirdiğimiz yazılımlar sayesinde her yıl yaklaşık 25-30 milyon doların Türkiye ekonomisinde kalmasını sağlayarak ciddi bir katma değer oluşturuyoruz. İlk günkü azimle, geleceğin kurumsal çözümlerini tamamen otonom hale getirmek hedefiyle çalışıyoruz" dedi. 

"Türkiye ekonomisinin yeni hikayesinde, tarım ve teknoloji son derece hayati bir noktada" 
Türkiye’nin dünyaya ayak uydurabilmesi için katma değeri yüksek teknolojiler üretmesi gerektiğine değinen Cem Seymen, "Ekonominin temel dinamikleri artık yüksek teknolojiyle yönetiliyor. Bizim ülke olarak birçok şeyi gözden geçirmemiz ve çocuklarımıza algoritma, matematik ve yapay zekanın önemini anlatmalıyız” diye konuştu. 

Türkiye ekonomisinin yeni hikayesinde tarımın son derece hayati bir noktada olduğunu söyleyen Seymen, "Bu topraklarda 8 bin yıldır tarım yapılıyor ancak her yıl zam şampiyonu nedense bir sebze oluyor. Üretimde, dağıtımda ya da diğer süreçlerde yapılan hatalar çoğu zaman hem ülkemize hem de halkımıza pahalıya patlıyor. Bu gibi durumların engellenmesi ve Türkiye’nin yeni ekonomi hikayesinin ve kalkınmanın gerçekleşmesi için dijital dönüşüm ve teknoloji kullanımı büyük önem arz ediyor" dedi. 

"Dijital dönüşümde arı gibi olmalıyız" 
Bal arılarının davranışlarından hareketle yapay zeka alanında ortaya koyduğu Yapay Arı Kolonisi (Artifical Bee Colony) algoritma çalışmasıyla 'Dünyanın en etkili bilim insanları' listesinde yer alan Erciyes Üniversitesi Prof. Dr. Derviş Karaboğa da etkinlikte bir sunum yaptı. 

Dijital dönüşüm süreçlerinde, yaşam felsefesi verimlilik olan arıların örnek alınması gerektiğinin altını çizen Karabağoa, "Onlar bir problemle karşılaştıkları zaman o problemi çözmekle kalmıyor, aynı zamanda kârlı çıkmanın yollarını arıyorlar. Arılar bir çiçekten istedikleri verimi alamadıkları zaman yeni çiçekler arıyor ve her zaman yeni buldukları çiçeğin verimliliği eskisinden çok daha fazla oluyor. Kurumlar da dijital dönüşüm süreçlerinde arılar gibi en iyiyi hedeflemeli ve her zaman kaynakların daha verimli kullanılması için çalışılmalı" şeklinde sözlerini sonlandırdı.