Moody’s, Türkiye’nin uzun dönem kredi notunu Ba3’ten B1’e düşürdü ve görünümün de negatif olmayı sürdürdüğünü öngördü. Açıklanan kararda, Türkiye’nin geniş ve farklı alanlara yayılmış bir ekonomisi olması ve devlet borçlarının düşük olmasına karşın, “kurumsal yapıdaki sağlamlığın kaybolmayı sürdürdüğü ve yatırımcı güvenini artıracak etkili politikaların uygulamaya konulamadığı” vurgulandı. Moody’s açıklamasında, not düşürme kararının nedenlerinden biri olarak da, ödemeler dengesinde bir kriz ihtimalinin artmaya devam etmesi gösteriliyor. Kurum, görünümün negatifte tutulmasına gerekçe olarak ise İstanbul seçimlerinin yenilenmesi ve Türkiye’nin Rusya ile yaptığı S-400 anlaşması ile ilgili ABD’nin olası yaptırımlarının oluşturacağı istikrarsızlığı gösterdi. İlgili paragrafta, “Alımın gerçekleşmesi durumunda, ABD Kongresi’nin değerlendirmeye aldığı yaptırımlar, ölçeği halen belli olmasa da, Türkiye’nin ekonomik ve mali sistemi üzerinde gölgelemeyi sürdürüyor” ifadesi yer aldı.

OLUMLU İŞARETLERİ GÖRMEDİ
Hazine Bakanlığından yapılan açıklamada ise Moody’s turizm gelirlerinin artmasına, enflasyon rakamlarındaki düşüşe ve yeni yargı reform paketlerine atıflar yaparak, “Bunun gibi pek çok olumlu gelişmenin de gözardı edildiğini üzülerek görmekteyiz” denildi. Moody’s’in yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin borçlarının rezervlerinden 2,6 kat fazla olduğunun vurgulandığına işaret edilen açıklamada, “Bu oran, Moody’s’in bizden daha yukarıda notlandırdığı bazı gelişmekte olan ülkelerde dahi bizim çok üzerimizdedir” ifadelerine yer verildi.

BORÇ İFADESİNİN İÇİ BOŞ
Açıklamada, ekonomik kırılganlıklar değerlendirilirken dikkate alınması gereken bir diğer unsurun da ekonomik aktörlerin borçluluk düzeyi olduğu belirtilerek şunlar kaydedildi: “2018 yılı sonu itibarıyla gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin ortalama toplam borcunun GSYH’ye oranı yüzde 212,6 olarak gerçekleşirken, bu oran Türkiye’de yüzde 156,8’dir. Benzer şekilde Türk kamu kesiminin borçlarının GSYH’ye oranı yüzde 33,6 düzeyinde seyrederken, gelişmekte olan piyasalar ortalaması yüzde 49,7’dir. Türk hane halklarının borç yükü GSYH’nin yüzde 14,7’si iken gelişmekte olan piyasalar ortalaması yüzde 37,6’dır.”
Finansal sektörün borç yükünün GSYH’nin yüzde 33’ü seviyesinde bulunduğu bildirilen açıklamada, şu değerlendirmelerde bulunuldu: “Reel sektörümüzün toplam borcu GSYH’mizin yüzde 75,5’i iken gelişmekte olan piyasalar ortalaması yüzde 91,7 düzeyindedir. Tüm bu verilerin yanında kamu bankalarının yeniden sermayelendirilmesinin tamamlanması, ödemeler dengesinde ithalat düşüşü ve ihracatta yaşanan artışla sağlanan düzelmenin reel olarak döviz ihtiyacını ortadan kaldırması, İVME paketiyle finansmana erişimin kolaylaştırılması, enflasyonda sağlanan düşüş trendi, artan turizm gelirleri, Yargı Reformu Strateji Belgesi ve bunun gibi pek çok olumlu gelişmenin de göz ardı edildiğini üzülerek görmekteyiz.”

BU KARAR SİVRİSİNEK VIZILTISI
Kararın rasyonel olmadığını belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikili, “Moody’s’in kararı Türkiye ekonomisi için sivrisinek vızıltısından ibarettir” dedi. Moody’s’in ekonomik tetikçilik yaptığını vurgulayan Canikli, “Karar siyasidir, S-400 sistemlerinin alınmasını engellemeye ve seçimleri  etkilemeye yöneliktir” diye konuştu.

ELLERİNDEN GELENİ YAPSINLAR
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu düşürmesine ilişkin, “Kim ne yapmaya çalışırsa çalışsın. Ellerinden geliyorsa daha da fazla düşürsünler. Biz bu oyunu defalarca gördük. Bu, hiçbir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını, liderinin arkasında durmaktan alıkoymamıştır, bu seçimlerde de alıkoyamayacaktır” dedi.