Merkez Bankasının yarın açıklayacağı faiz kararı öncesi, piyasada bekletiler de gayet olumlu... DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, enflasyondaki gerileme eğilimine paralel, bu yılın ikinci yarısında Türk lirası faizlerde ciddi gerileme olacağını belirterek “Bu da kredi genişlemesine imkân sağlarken, aynı zamanda takibe dönüşüm hızında yavaşlama ve takipteki kredi tahsilatına bir ivme kazandırabilir” dedi. Mevduat birikiminin yabancı paraya kaymış olmasının, TL’de likidite daralmasına ve kredi büyüme hızının yavaşlamasına sebep olduğunu belirten Ateş; aktif kalitesinin geçen yılın aynı dönemine göre bozulduğunu, takipteki kredi oranının yüzde 4,4 seviyesine yükseldiğini hatırlattı.
Ateş, şunları kaydetti: Çeşitli sebeplerle dış finansmanın zorlaşması, içeride döviz talebinin artması ve kurların uzunca süre yükselmeye devam etmesi, ithalatının yüzde 90’ı üretim faktörleri olan Türkiye’de, maliyet enflasyonunun hızla yükselmesine sebep oldu. Ekonomi durgun olmasına rağmen Merkez Bankası, yüksek faizle bireylerin dövize geçişlerini yavaşlatmaya çalıştı. Ancak cari açığın sıfırlandığı, risk algısının azaldığı bugünlerde, döviz talebi de düştü. Faizlerin indirilmesi için uygun ortam var. Enflasyon beklentisinin yüzde 12,5’e inebileceği süreçte, risk primini yükseltecek faktörler devreye girmezse, Merkez Bankasından yıl sonuna kadar 800-900 baz puan faiz indiriminin gelmesini muhtemel görüyoruz. Benzer şekilde mevduat ve kredi faiz oranları da aşağı yönlü değişim gösterecek. 2019’un ikinci yarısında beklediğimiz bu trend ile, mevcut sürecin kısmen telafi edilebileceğini düşünüyoruz.

KISITLI KAYNAKLARIMIZ 'ZOMBİ'LERE GİTMESİN
Türkiye ekonomisinin dengelenme sürecine girdiğini belirten Hakan Ateş, cari açığın da neredeyse sıfırlandığını hatırlattı. Ateş, “Böyle bir ortamda eğer risk algısını yükseltecek başka faktörler olmazsa, enflasyon ve faizlerin hızla düşmesini beklemek gerekir. Öyle de oluyor. Bu sürecin bir süre devam edeceğini öngörüyoruz. Ama bundan sonra özel sektörün yeniden devreye girebilmesi için, sadece finansal açıdan değil, tamamen yeniden yapılanma şart. Bankacılık sektöründeki limitli finansman kaynaklarının zombi şirketlere değil, katma değer oluşturacak firmalara yönelebilmesi gerekecek. Bu ne kadar çabuk olabilirse, ekonomi o kadar hızlı şekilde durgunluktan çıkarak, dış açık ve enflasyonunu yeniden çok yükseltmeden, yüzde 3-5 aralığında makul, ama istikrarlı bir büyüme hızına kavuşabilecek” dedi.

GYO HİSSELERİNDE İNDİRİM DOPİNGİ
Faizlerde beklenen indirim, şimdiden tüketici kredilerine yansımaya başladı. Özellikle konut kredisi faiz oranlarında düşüşler yaşanıyor. Akbank, 5-10 yıl vade aralığındaki konut kredisi faiz oranını yüzde 1,49’a çekti. Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz “Ekonominin yükseliş dönemlerinin önemli bir belirleyicisi olan konut kredilerinde öncü bir adım attık. Gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürerek avantajlı hizmetlere devam edeceğiz” dedi. Diğer bankaların da kredi faizlerini hızla aşağı çekmesi bekleniyor. Bu arada konut kredilerinde düşüş beklentisi, borsada işlem gören GYO hisselerinde ciddi yükselişlere sebep oluyor.