Ö. FARUK BİNGÖL

Türkiye ekonomisinde ‘dengelenme’ süreci meyvelerini verirken şimdi bütün sektörler ‘değişim’e kilitlenmiş durumda. Yeni dönemde ihracatla birlikte en önemli başrol oyuncularından biri, turizm sektörü... 2020-2022 dönemine ilişkin ‘Değişim’ parolasıyla açıklanan Yeni Ekonomi Programı kapsamında; hükûmet, cari işlemler dengesinin sağlanması amacıyla turizm alanında da ciddi politikalar belirledi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan 2023 Turizm Stratejisi’ne göre; Türkiye, turizmde ilk defa sürdürülebilir ve gelir odaklı bir büyüme modeline geçecek. 2023 yılı için hedeflenen turist sayısı 75 milyon, gelir ise 65 milyar dolar olarak açıklandı.

‘TECRÜBE’Yİ SATMAK...
Bu gelişmeler turizmcileri de heyecanlandırdı. Açıklanan hedeflere kilitlenen sektör temsilcileri, üzerlerine düşeni yapmaya hazır. Turist çekmenin en önemli yollarından biri de, şüphesiz ona kendisini özel hissettirmek. ‘First Class’ ağırlıklı hizmet veren Four Seasons Hotels İstanbul’un Müdürü Nihat Yücel ile bu konuları konuştuk. 75 milyon turisti çekmenin zor olmadığını, Türkiye’nin bu potansiyele sahip olduğunu anlatan Nihat Yücel “Biz her zaman servislerimizi, kişiye özel tasarlamaya çalışıyoruz. Gelen müşteriyi tanıyıp ona kendisini özel hissettirecek hizmeti veriyoruz. Mesela gözleme yapan bir iş arkadaşımız var. İki yıl önce gelen Meksikalı ziyaretçimizin nasıl gözleme sevdiğini hatırlayıp onun yemeğini bol acılı yaptı. Misafirimiz bundan çok etkilendi. Bütün mesele bu deneyimi satmak” dedi.

KENDİSİNİ GÖRÜYOR!
Misafirlerinin sabah kaçta kalktığını, uyanır uyanmaz ne arzu ettiğini öğrenip ona göre aksiyon aldıklarını belirten Nihat Yücel şunları söyledi: Turist memnuniyetinde ilk 30 saniye çok önemlidir. Odaya girdiğinde, 30 saniyede gördükleri karşısında ilk intibalar oluşur ve notunu buna göre verir. Kendisini temiz ve nezih bir ortam, güzel ikramlıklar karşılarsa bundan çok etkilenir. Bazen gelecek misafirlerimizin aile fotoğraflarına ulaşıyoruz. Bunları çerçeveletip yerleşeceği odaya, baş ucuna koyuyoruz. Türkiye’ye özgü dokunuşlar yapıyoruz. Türk kahvaltısı bunlardan bir tanesi. Restoranlarımızdan birini ocakbaşı olarak kurguladık hatta ismini de öyle bıraktık. İlgi çok müthiş. Bütün bunlarla karşılaşan misafirlerimiz gayet memnun kalıyor. Bir daha geliyor ve ülkesinde de bunları anlatarak size yeni misafirler kazandırıyor. Sadece bu işlerle uğraşan yedi kişilik ekibimiz var. Sektörde ‘turist memnuniyeti’ dönüşümünü bu şekilde sağlarsak hedeflediğimiz rakamlara da rahatlıkla ulaşırız.