Geçen hafta Fırat’ın doğusunda başlatılan Barış Pınarı Harekâtı ile artan jeopolitik riskler ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ekonomisine yönelik açıklamaları, yurt içi piyasaların önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor. Trump’ın tekrar Türkiye’ye “büyük yaptırımlar” uygulanacağını açıklamasıyla birlikte, dün en düşük 5.8850’yi gören dolar, 5,94 TL’ye yaklaştı. Borsada ise gün içinde kayıplar yüzde 5’i aştı. Endeks 94 bin puanın da altını gördü. Daha sonra rakamlarda toparlanma gözlendi. Analistler; borsada panik satışlarla birlikte hacimsiz düşüşlerin gözlendiğini, doların ise küresel anlamda zayıf seyrini koruduğunu ve bir hikâyesinin olmaması sebebiyle daha fazla yükselemediğini, yatırımcıların daha sakin olmaları gerektiğini belirtiyor.

GÖZLER OPERASYONDA
Alnus Yatırım Araştırma Müdürü Yunus Kaya, “İçeride ödemeler dengesi ağustos ayında 2,6 milyar dolar fazla verdi. Böylece son 12 aylık ödemeler dengesi 5,1 milyar dolar ile rekor kırdı. Yurtdışına baktığımızda ABD’de, FED, aylık 60 milyar dolarlık hazine tahvil alımı yapacağını açıkladı. Bunlar piyasalar için olumlu görüldü. ABD-Çin ticaret savaşından da ‘anlaşma’ adımı gelince, piyasalar daha da rahatladı. Bu gelişmelerle dolar ciddi değer kaybediyor. Gelişmekte olan ülke paraları da değer kazanıyor. Ancak TL üzerinde jepolitik riskler arttı. Türkiye’den ‘operasyonu bitirdiği’ yönde haber geldiği an, iç piyasalarda bu gelişme çok olumlu algılanabilir” dedi. Garanti Yatırım’ın notunda da “Trump’ın Türk ekonomisine ilişkin açıklamalar, yurtiçi varlıklarda risk oluşturuyor. Dolardaki fiyatlamalarda 5.85-5.97 bandı ön plana çıkabilir” ifadelerine yer verildi.

PARA BOLLUĞU OLACAK
Bu arada küresel ekonomiden de iyi sinyaller gelmiyor. Şu anda yaklaşık 14 trilyon dolarlık tahvil, eksi faizle işlem görüyor. Yatırımcılar, bunun önemli bir endişe kaynağı olduğunu belirtiyor. Bloomberg Economics Başekonomisti Tom Orlik, dünyanın büyük bir yavaşlamadan sıyrılabilmesi için “çok şeyin iyi gitmesi” gerektiğini söyledi. Bloomberg’in küresel büyüme tahminleri, 2018 başında bulunduğu yüzde 4.7’den, bu yıl üçüncü çeyrekte yüzde 2.2’ye kadar gerilemiş durumda. Bu gelişmeler, dünyada para bolluğunun süreceğinin de işareti oldu.