Ö. Faruk Bingöl İSTANBUL

Salgın, birçok alanda olduğu gibi iş dünyasında da dengeleri değiştirdi. "Yeni normal" kavramına alıştığımız şu zamanlarda sosyal izolasyon önlemleri kapsamında dünya çapında binlerce şirket uzaktan çalışma modelini deneyimledi. Microsoft, Facebook, Twitter gibi dünyanın önde gelen şirketleri artık tamamen uzaktan çalışma ile yola devam edeceklerini duyurdu. Peki Türkiye’de durum nasıl? İTÜ Çekirdek girişimlerinden olan ve kurumlara yönelik çözümler sunan danışmanlık şirketi Rimuut, Türkiye’de eylül ayında bu konuyla ilgili çarpıcı bir araştırma gerçekleştirdi. Ülkemizde de benzer yönde gelişmeler yaşandığı ortaya çıktı. "Çalışan verimliliğinin artması" ve "şirket giderlerinin hissedilir derecede azalması" şeklinde gelişen yeni düzen, daha çok dijital sektörlerde faaliyet gösterenlerin düzenini değiştiriyor. Uzaktan çalışanların artmasıyla birlikte, büyük şehirlerden ve özellikle de İstanbul'dan "tersine göç"ün hızlandığı görülüyor.

ÇARPICI SONUÇLAR
TÜİK istatistiklerine göre İstanbul, en son 2015 yılında 50 bin civarında net göç almıştı. 2016'da, tarihinde belki de ilk defa 71 bin net göç verdi. 2017'de net göç 6 bin kişi sınırında gerçekleşse de, 2018'de 210 bin kişi ile oldukça yüksek seviyelere ulaştı. 2019'da da devam eden benzer eğilim, pandemi ile birlikte 2020'de yeni katılımcılarla sürüyor. Rimuut’un konuyla ilgili 500’e yakın çalışanla yaptığı anketten de şu sonuçlar çıktı:
* Katılımcıların çoğu, uzaktan çalışma modeli ile COVID-19 salgını sonrası tanıştığını belirtiyor.
*  Yüzde 88'i İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde yaşıyor ve bunlar hâlen uzaktan çalışmaya devam ediyor.
*  COVID-19 salgınından sonra uzaktan çalışmaya başlayanların yüzde 68’i, bulundukları büyükşehirlerden kaçmak istiyor.
*  Yüzde 60’ı da, yakın bir gelecekte yaşadıkları şehri terk ederek daha düşük nüfusa sahip bir yere taşınmayı aktif olarak planladığını belirtti.
*  Pandemi sonrası uzaktan çalışmaya başlayanların yüzde 30’u, finansal sebepler yüzünden daha küçük bir yere taşınmayı planladığını vurguladı.
*  Ankete katılanlar şehirden taşınmak için ayrıca; yeşil alan eksikliğini, popülasyon fazlalığını, gürültüyü, hava kirliliğini ve trafiği de sebep olarak gösteriyor.

"ÇALIŞMA VAHALARI"
Sonuç olarak; büyük şehirlerde yaşam kalitesinin düşük olması, küçük yerleşim alanlarını çalışanlar için daha cazip hâle getirmiş durumda. Ve pandemi döneminde başarıyla uygulanan uzaktan çalışma modeli, bu eğilimi hızlandırdı. Rimuut'un araştırmasında "Uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşması, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de iş gücünü küçük şehirlere ve kasabalara yönlendirecek gibi duruyor. Bu tersine göç, küçük yerleşim yerlerini farklı sektörlerde kümelenmiş çalışma vahalarına çevirebilir mi, hep birlikte göreceğiz" değerlendirmesine yer verildi.  

ARSAYA TALEP PATLADI
Şehirden kaçış eğilimi, arsa satışlarında da kendini gösterdi. Türkiye çapında geçen yılın haziran, temmuz ve ağustos aylarında 46 milyar TL‘lik arsa satışı yapılırken, bu yıl aynı dönemde satışlar 90 milyar TL’ye ulaştı. GABORAS verilerine göre bu dönemde arazi talepleri yüzde 83 artış gösterdi. Arsa fiyatlarında ortalama yüzde 35'lik artış yaşandı. Fiyatların en fazla yükseldiği ilk 20 ilin neredeyse tamamı yazlık, kıyı ve kırsal bölgelerden oluştu. Ege Bölgesi’ne zaten talep yoğundu. İç Anadolu’da tarıma uygun araziler de öne çıktı.

NEREYE GİDİYORUZ?
Tersine göç İstanbul'la sınırlı değil. Ankara, Adana, Gaziantep, Kayseri gibi büyükşehirler de 2016-2019 döneminde göç verenler arasında... Nereye gittiğimize bakılırsa; Ege ve Akdeniz kıyıları ilk sırada yer alıyor. Muğla ve Balıkesir öne çıkıyor. Çankırı, Ordu, Sivas, Rize, Giresun ve Trabzon da tersine göç alan şehirlerden.

KIRSAL KALKINMAYA 6 MİLYAR LİRA
Üretici birlikleri ve aile işletmelerinin üretim kapasitesinin artırılması, yaşam kalitesinin iyileştirilmesi ve nüfusun kırsalda kalması amacıyla yürütülen Kırsal Kalkınma Programı'na, 2021 yılı için 6 milyar 39 milyon lira ödenek ayrıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı, tarımsal arazi alım satımı, ipotek gibi işlemlerde tüm alıcı ve satıcıların yararlanabileceği bir veri tabanı da hazırlayacak. Stratejik tarımsal ürünlerin üretimi havzalara göre planlanarak, tarımsal destekler "alan" ve "ürün" temelinde çeşitlendirilecek. Bakanlık tarafından, Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı kapsamında yüzde 50 hibe desteği sağladı. Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı'nda, 2016-2018 yıllarında 47 bin 775 projeye toplam 1,43 milyar lira hibe verildi. Uzman Eller Projesi kapsamında da İzmir, Düzce, Mardin ve Amasya'da 100 kişiye 100’er bin lira ödendi.