Bir ülkenin kültür kodlarının bir film ya da müzikle diğer ülkelere taşındığını aktaran Kaan “Bizler kültür endüstrisindeki bu ihracın ana kalemlerini 'audovisüel sanatlar' olarak alırken, aslında çok önemli bir kalemi de göz ardı etmekteyiz: Mutfak sanatları ve ürünleri” dedi. Kaan “Elbette yeme içme alışkanlıklarının bir ülkeden diğerine taşınmasında sinema sektörünün payı yadsınamaz. Çünkü görsel olarak sergilenen mutfak endüstrisi, bir başka ülkede merak uyandırmakta ya da en azından bir yakınlaşmaya neden olmaktadır. Aynı mutfak, ülkenize taşındığı zaman yabancılaşmayı azaltmaktadır. Bunu Amerikan ve Avrupa film ve dizi sektöründe sıklıkla görmekteyiz. Bu yöntemi bizim de özellikle ihraç ettiğimiz diziler aracılığıyla kullanmamız, ileride mutfak ihracatımız için bir ön hazırlık niteliği taşıyacaktır” diye konuştu. Türk mutfak sanatına yapılacak yatırımın, öncelikle insan yetiştirme ve istihdam olanakları geliştireceğini belirten Kaan, bunun, mutfak sarf malzemelerinin ve mutfağı oluşturan mobilya sektörüne de yeni bir kapı açacağını kaydetti. “Tariflerimizi korumalı ve belli bir standarda uygun olarak tescillemeliyiz” diyen Kaan, şöyle konuştu: 81 ildeki tüm şubelerimiz ve yurt dışındaki şube ve temsilciliklerimizle mutfağımızın çok kapsamlı bir proje ve atılım ile tanıtımı ve ticarileştirilmesi hareketini başlatmaktayız. Çünkü Türk mutfak sanatlarımızın ihracatını ancak bu denli yaygın bir kuruluşun her aşamasında bulunacağı ve destek vereceği bir hareket olarak görmekteyiz.