Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, toplumun her kesimine dokunan bir şirket olarak en önemli amaçlarının, toplumsal dönüşüme katkı sağlamak olduğunu söyledi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi kadın gazetecilerle bir araya gelerek şirketin her alanda kadınları destekleme stratejisine ilişkin bilgi veren Aksoy, nüfusun yarısını oluşturan kadınların toplumsal dönüşümde önemli bir rolü bulunduğunu ifade ederek “PwC Çalışma Hayatında Kadınlar Endeksi çalışmasına göre, OECD ülkelerinde kadınların iş hayatına daha fazla katılması, OECD GSYH'sini 6 trilyon dolar artırabilir. Cinsiyete dayalı ücret eşitsizliği farkının kapanması ise OECD ülkelerinde kadınların gelirlerini 2 trilyon dolara çıkarabilir. Türkiye'ye bakacak olursak, McKinsey araştırmasına göre, ülkemizde kadınlar 2025 yılına kadar erkeklerin iş gücüne katılma oranını yakalayabilirse ülke olarak 250 milyar dolar civarında bir ek hasıla oluşturma potansiyelimiz var. Bu da millî gelirimizin yüzde 20 artması anlamına geliyor. Toplumsal yaşamda eşitliğin sağlanmasını ve beraberinde kadın istihdamının artırılmasını 'akıllı ekonomi modeli' olarak benimsemek gerektiğini düşünüyoruz” değerlendirmesini yaptı.

ÜÇ YILDA 3.500 İSTİHDAM HEDEFİ
İşe alımlarda aynı pozisyon için aday olan, eşit yetkinlik ve nitelikteki aday havuzunda yüzde 50-50 kadın-erkek eşitliği gözettiklerini aktaran Aksoy "Üst ve orta yönetimden ayrılan ya da rolü değişen yöneticilerin yerine kadın yöneticilerin yerleştirilmesini hedefliyoruz. Telekom sektöründe kadın çalışan oranı yüzde 30 iken, Vodafone'da bu oran yüzde 43”dedi. Müşteri Hizmetleri birimi bünyesinde evden çalışma esasına dayalı yeni nesil çalışma sistemini geliştirdiklerini, bu çerçevede son 6 ayda işe aldıkları 250 kişinin yüzde 65'inin ev kadını olduğunu belirten Aksoy “Önümüzdeki 3 yılda ağırlıklı olarak kadınları hedeflediğimiz 3.500 ek istihdam oluşturmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

CİNSİYETÇİ KALIP DEĞİŞMELİ
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin ‘Ben Varım’ hareketiyle kadınların yanında olduklarını belirterek “Türkiye'de bu hareketi ilk olarak futbolda 'Ben Varım' diyen kadın sporcuları destekleyerek başladık. Toplumda yerleşik olan ve spora da yansıyan bu cinsiyetçi kalıbın değişmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.