Anasayfa | GÜNDEM | AK Parti seçim şarkısı Dombra, tık rekoru kırıyor - İZLE

AK Parti seçim şarkısı Dombra, tık rekoru kırıyor - İZLE

AK Parti seçim şarkısı Dombra, tık rekoru kırıyor - İZLE

AK Parti seçim şarkısı 'Dombra' orijinal şarkının tık rekorları kırmasını sağladı. Peki Dombra nedir. Dombra nasıl çıktı? İşte Dombra'nın hikayesi

Kazakistanlı sanatçı Arslanbek Sultanbekov'a ait şarkı, AK Parti'nin seçim çalışmaları dahilinde Uğur Işılak tarafından yeniden yorumlandı. Şarkının yeniden yorumlanmasıyla tartışma konusu olması, Dombra'nın ününü arttırdı. İnternette tık rekorları kırmaya başlayan şarkı, birkaç günde izlenme sayısını ikiye katladı.

Dombra'nın hikayesi

Ünlü sanatçı Uğur Işılak'ın AK Parti için yeniden yorumladığı Dombra şarkısı şu günlerde herkesin dilinde dolaşıyor. İşte gerçek dombra ve hikayesi.

Dinleyen herkesi duygulandıran efsane Dombra şarkısı dilden dile yayılmaya devam ediyor. Dombra şarkısı, Nogay Türklerine ait ve Cengiz Han Marşı olarak da biliniyor. Göktürk'lerin savaş marşı olarak tanınıyor.

AK Parti'nin sözlerini değiştirerek, müziğini kullandığı seçim şarkısına da bunu hatırlatır şekilde, "Recep Tayyip Erdoğan-Dombra" adı verildi. AK Parti'nin seçim şarkısı, Uğur Işılak tarafından seslendirildi.

Dombra adı, Kazak Türkleri'nin kullandığı iki telli, parmakla çalınan halk çalgısından geliyor.

DOMBRA EFSANESİ NASIL ÇIKTI?

Dombranın oluşumuyla ilgili bir efsane şu şekildedir; Cengizhan'ın büyük oğlu Joşıhan ava çıkar. Yaralı ceylanın peşini kovalarken vefat eder. Oğlundan habersiz kalan Cengizhan onun öldüğünü sezerek "Kim bana bu acı haberi söylerse onun boğazına kurşun dökeceğim." der. Cengizhan'ın sertliğinden korkan vezirleri haberi vermeye cesaret edemezler. Buna daha çok sinirlenen Cengizhan tüm kahrını, acısını halktan çıkarmaya başlar ve halka zulmeder.

Bu kadar ağır eziyetin altında kalan halkını bu ıstıraplardan kurtarmak ümidiyle Kerbuğa-küyşi Hanın huzuruna gelir, bildiklerini gizlemeden anlatmasını ister. Kerbuğa da bildiklerimi ben değil iki telim anlatsın der; "Aksak Ceylan" küyünü yazar ve dombırasıyla Cengizhan'a anlatır. Küyde Hanın katılığı, acımasızlığı, halkın çektiği ağır işkenceler, avcılık hayatı ve Joşıhan'ın ölümü anlatılır.

DOMBRA'YA KURŞUN DÖKÜLÜR

Bunun hepsini çok iyi anlayan Cengizhan Kerbuğa'nın boğazına kurşun dökülmesini emreder. Fakat Kerbuğa acı gerçeklerin kendisi değil dombrasının ağzından çıktığını söyler. Böylece kurşun dombıranın gövdesine dökülür. Sıcak kurşuna dayanamayan dombıranın birkaç teli kopar, eskiden altı telli olan dombıra bugünkü iki telli hâlini alır.

DOMBRA NEDİR?

Dombra; iki telli, parmakla çalınan halk çalgısıdır. Kazak Türklerinin en yaygı çalgısıdır. Telleri eskiden bağırsaktan yapılırken günümüzde misina kullanılmaktadır. Kazakça'da barsak anlamına gelen "işege" sözü "işek" şeklini alarak çalgı teli anlamına dönüşmüştür.

Armudi bir teknesi, çam ağacından göğsü ve perdeli sapıyla küçük bir dutarı andırır. Boyu 80- 100 cm kadardır. Abay ve cambıl dombırası olmak üzere iki türü vardır. Şertpe ve tökpe adları altında iki türlü çalım tekniği vardır.

Şertpe tekniğinde sağ elin ayası göğüse dayanarak işaret parmağı ile vurma ve çekmelerle çalınırken, tökpe tekniğinde sağ el bilekten hareket ederek ve bütün parmaklar kullanılarak çalınır. Ses aralığı bir tel üzerinde bir buçuk oktavdır. Dörtlü ya da beşli aralıkla akortlanır.

Uğur Işılak: 'Dombra'nın daha alasını yaparım'      

Sanatçı Uğur Işılak Dombra tartışmaları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Işılak, "Biz zaten bir kişiye ait olduğunu bilsek o kişiden izin alırız veya hiç kullanmayız. Biz bu eseri anonim olarak biliyoruz, sadece biz değil yüzlerce, binlerce insanın anonim bildiği gibi anonim biliyoruz. Anonim olduğunu bildiğimiz, halka mal olan bir eser olduğunu bildiğimiz, bir Asya ezgisi olarak düşündüğümüz için biz eseri kullandık ve üzerine söz yazdık" dedi.

Konunun sanatkarlar arasında halledilebileceğini belirten Işılak, "Ama gerçekten bir bestekarı varsa ve Aslanbek'de bunu ispat ederse, ispat etmesinede gerek yok, yüzde yüz benimdir diyorsa; o zaman oturur konuşuruz, kendi aramızda hallederiz bir sanatkar olarak. Bunu çok abartmanın, bunun siyasi kulislerde konuşuluyor olmasının, Meclis'e taşınıyor olmasının, Meclis kavgasına sebep oluyor olmasını ben çocukça buluyorum. Basitçe bir davranış buluyorum. Biraz daha seviyeye davet ediyorum. Sanatkarlar arasında birşey olmuşsa bunu siyasi malzeme haline, sisyasi polemik malzemesi haline getirmenin de bir hoş davranış olmadığını düşünüyorum. Bıraksınlar, sanatkarlar kendi arasında halletsin bu meseleyi. Öyle bir gün gelir ki; bakarsınız Aslanbek Dombra'yı çalar, ben bu eseri yine seslendiririm. Bu noktada herkes müsterih olsun" şeklinde konuştu.

"FUTBOLA ALET OLABİLİYOR DA, SİYASETE Mİ ALET OLAMIYOR?"

Bestenin kullanımında önce anonim olduğu yönünde araştırma yapıldığına dair de açıklamalarda bulunan Işılak, "Bizim ajansımız, bağlı olduğumuz yerler, arkadaşlar bununla alakalı araştırma yaptı, 'Sahibi yok gibi bestenin' dedi, 'Anonim yani biz sahibine ulaşamıyoruz.' Bizde böyle olunca zaten kullandık. Ayrıca bunun bir ispatı olarakda Bursaspor, Fenerbahçe vs bütün bunlar uyarlayarak kullanmış. Aylardır yıllardır bu kullanılıyor. Eğer gerçekten sahibi bunun olmuş olsaydı, bugüne kadar onlara dava açardı, kullanmasını engellerdi. Yani futbola alet olabiliyor da, siyasete mi alet olamıyor? 'Demek ki sahibi yok ki' dedik bugüne kadar bunlar dava edilirdi sahibi olsaydı. Sahibi yok ki dava edilmemiş. Çünkü uyarlanmış bunlar vakti zamanında" ifadelerini kullandı. 
 
"DAHA ALASINI YAPAR VE BESTE OLARAK DA HALKIMIZLA, İNSANIMIZLA PAYLAŞIR YOLUMUZA DEVAM EDERİZ"

Aslanbek'in Türkiye'ye gelemesi durumunda kendisi ile bir araya gelip gelmeyeceği konusunda da Işılak şunları kaydetti:
"Onlarca, yüzlerce sanatçı arkadaşımız var. Tabi ki geldiği zaman bizim davetlimiz olsun, oturalım, konuşalı. Derse ki; 'bu benim eserim kardeşim, bestede benim, ben siyasi alanda da kullanılmasını istemiyorum' eyvallah. Biz otururuz, durdururuz ve daha alasını yapar ve beste olarakda halkımızla, insanımızla paylaşır yolumuza devam ederiz. Sultanbekov veya Aslanbek sayafasıda kapanmış olur."

"ASLANBEK YILLARIN SANATÇISI BELKİ AMA TÜRKİYE'DE KİMSE TANIMIYORDU"

"Şu iki gün içerisinde Dombra Türkiye'de Edirne'den Kars'a kadar duyulmuş oldu" diyen Işılak şunları kaydetti: "Bundan dolayı bahtiyarım, buna vesile olduğum için bahtiyarım. Bununla beraber Kazakistan'ın adı anıldı. Türk Cumhuriyetlerinin Asya ezgileri tekrar gündeme geldi. Bundan dolayı bahtiyarım. Aslanbek yılların sanatçısı belki ama Türkiye'de kimse tanımıyordu. Bu vesile ile onunda adı duyulmuş oldu, bundan dolayı bahtiyarım."