Hükümetin terörü sonlandırmak için başlattığı çözüm süreci çok kritik bir aşamaya girdi. Sürecin getirdiği "yumuşak ortamı" suistimal eden PKK'lıların bölgede ulu orta silahla gezmesi, insanları tehdit etmesi bardağı taşıran son damla oldu. 7 Haziran'ın ardından biri Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde olmak üzere gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantılarında, çözüm süreci ve PKK'nın silah bırakma konusundaki bahaneleri ayrıntılı şekilde masaya yatırıldı. İstihbarat birimleri, "Kimin elinde silah var, hepsi biliniyor" bilgisini verdi; militanların halkı nasıl baskı altına almaya çalıştığını aktardı. HDP'nin çözüm sürecinden kendisine avantaj sağladığına; mart ayında PKK'nın silahsızlanma kongresi gerçekleştireceği konuşulurken tam tersi bir durumun ortaya çıktığına dikkat çekildi. Hükümet cephesindeki değerlendirmelerden sonra 'nokta operasyonlar' yapılması kararı alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki kabine toplantısında, "PKK silah bırakmıyorsa, güvenlik güçleri bu silahları toplasın. Bölgede otorite boşluğuna artık izin verilmemeli. Çözüm süreci bahanesiyle bölgede hakimiyet kurulmasının önüne geçilmeli" denildi. Buna göre; operasyonlar sadece 'silahların toplanması' ile sınırlı kalmayacak. AK Partili kurmaylar, "Bölgede örgütün elebaşlarının kim olduğu biliniyor. Operasyonlar bunları kapsayacak. Örneğin; kritik noktalarda gençleri yönlendiren lider konumundaki insanlar var. Bu kişilere karşı operasyon yapılıp alınırlarsa gençleri provoke eden kimse de kalmaz" görüşünü dile getirdi.

İŞARET DAVUTOĞLU'NDAN

Operasyonun ilk işaretini Başbakan Davutoğlu, "Bütün güvenlik birimlerimize talimat verdik. Nerede olursa olsun, kim gayrimeşru şekilde silah taşırsa buna karşı her türlü adım atılacak" sözleri ile verdi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, "PKK silah bırakmıyorsa, terör örgütünü bundan sonra zor günler bekliyor" sözleri de terörle mücadele konusunda yeni bir dönemin başlayacağına işaret etti. Hükümet kanadında, "Çözüm sürecinin devam edip etmeyeceği PKK'nın silah bırakma kararına bağlı. Kürt vatandaşlar için adımlardan geri dönüş olmaz. Gerekirse yeni reformlar gerçekleşir ancak demokratikleşme konusundaki yeni adımların bundan sonra çözüm sürecinden bağımsız yürütülecek" deniliyor. 
Bölgede valiler başta olmak üzere güvenlik güçleri de silahların toplanması ve örgütün elebaşlarına yönelik baskınlara ilişkin uyarıldı. Artık "Çözüm sürecine zarar gelmesin" diye haraç toplayan, sözde halk mahkemeleri kuranlara göz yumulmayacak. Bu konuda görevini aksatan kamu görevlileri için gereken işlemler yapılacak. Ayrıc  paralel yapıya mensup güvenlik görevlileri pasif göreve alınacak.
Yücel KAYAOĞLU - ANKARA