İsmail Sonsuz ANKARA 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, terör örgütleri IŞİD, PKK ve DHKP-C'ye karşı başlatılan operasyonların kararlı bir şekilde devam edeceğini söyledi. AK Parti grup toplantısında sınır ötesi ve yurt içinde devam eden operasyonlar hakkında bilgi veren Başbakan Davutoğlu'nun hedefinde PKK ve HDP vardı. "3 değil, 33 terör örgütüyle de mücadele etmeye kudretimiz yeter ve bu kudreti göstereceğiz. Silahlı unsurlar silahları bırakana, Türkiye'yi terk edene kadar bu süreç devam edecektir" diyen Davutoğlu özetle şunları söyledi:
HESAP VERECEKLER
"Biz Türkiye'yi hükümetsiz bırakmama çabası içindeyken birtakım şer odakları harekete geçti. 3 terör örgütü Türkiye'ye eş zamanlı saldırdı. 7 Haziran'dan bu yana 657 terör olayı gerçekleşti. 25 ilde 11 güvenlik görevlimiz şehit edildi. 41 vatandaşımız hayatını kaybetti. 94 güvenlik görevlimiz, 110 vatandaşımız yaralandı... Hâlâ bugün dahi barıştan bahsedenler var ya siyasi görünümlü bazı şahsiyetler, önce bunun hesabını verecek. O günlerde neredeydiler? Herhangi bir kınama duydunuz mu onlardan? Ama biz bu milletin kaderini kimseye bırakmadık, bırakmayız. 
DEMİRTAŞ'I NEDEN ARAMADIM?
Operasyonlar başlamadan önce, Suruç'taki olaydan sonra çağrı yaptım. Ortak bir deklarasyona imza atmaktan bile imtina ettiler. Operasyonlar başladıktan sonra Devlet Bahçeli ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu arayarak bilgi verdim. Demirtaş'ı neden aramadım? Ülkenin demokrasisi, geleceği söz konusu olduğunda açık tavır sergilemeyenlerin, terörle mücadele konusunda bilgilendirilme hakları yoktur. 'Verilen bilgi kaç dakika sonra Kandil'e ulaşacak?' Bundan dahi emin değilsek nasıl bilgilendirme yapabiliriz? 
KINAMADAN KONUŞMAYIZ
HDP 'Gelin barışı konuşalım' mesajı veriyor. Konuşalım. Herkes tavrını net ortaya koymak zorunda. DEAŞ terörünü kınadıkları gibi PKK terörünü de kınamaya cesaret ettikleri, uykusunda ensesinden şehit edilen polislerin şahadetini, binbaşımızın katledilmesini kınadıkları gün biz de onların çağrılarına cevap verir, oturur konuşuruz. Bunları yapmadıkları sürece millet nezdinde de bizim nezdimizde de sanık sandalyesindedirler, hesap verme makamındadırlar."