Milli Güvenlik Kurulu'nun önceki gün yaptığı toplantı birden fazla nedenle önemliydi.
Öncelikle, Cumhuriyet döneminin ilk seçim hükümetinde yer alan ilgili bakanların ilk MGK'sı olma özelliği taşıyordu. Orgeneral Hulusi Akar da Genelkurmay Başkanı sıfatıyla ilk kez masada yer alıyordu. 

MGK'nın önceki gün akşam saatlerinde biten toplantısının ardından kaleme alınan bildiride tüm bu konulara yönelik önemli başlıklar vardı.

UÇAK SAYISI 30'A YÜKSELECEK
Bildiride, ABD ve koalisyon güçleriyle yürütülen ortak operasyonlar için, “Irak ve Suriye'de konumlanan DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadelenin aynı kararlılıkla yürütüleceği vurgulanmış, Suriye sınırları içerisinde hayata geçirilecek 'terör örgütlerinden arındırılmış bölge' uygulamasının Suriye halkının hayat hakkının muhafazasında önemli bir rol oynayacağı ifade edilmiştir” ifadesi kullanılmıştı.
Dün, bu konuda atılacak yeni adımların ne olduğu, nasıl gelişmelerin yaşanabileceği konusunda ilgili kaynaklarla görüşme imkânım oldu.

MGK'dan bir süre önce ABD ve Türkiye'nin IŞİD'e karşı ortak hava operasyonu yaptıkları kamuoyuna yansımıştı.

Neden operasyonların daha sık yapılmadığı sorusu da tartışılıyordu.

Bunun birden fazla nedeni var.

Öncelikle ABD'nin şu an İncirlik'te sadece 6 adet F-16'sı bulunuyor. Yakın zamanda ABD'nin İncirlik'te konuşlandıracağı uçakların sayısı 30'a yükselecek. Bunlardan 3-4'ünün havada ikmal uçağı, 2-3'ünün havada ihbar-kontrol uçağı, kalanlarının da silahlı keşif uçağı olacağı öğrenildi. İncirlik Üssü'ndeki ABD personeli sayısı da 1500'ü geçecek.

TEMİZ BÖLGE
Hem IŞİD, hem PYD'nin hakimiyet kurmak istediği, Özgür Suriye Ordusu'nun denetiminde bulunan Cerablus - Azez hattı, dar bir koridor.

Bu nedenle hava operasyonlarının koordinasyonu, uçuşların güvenliği açısından önem taşıyor. Buna rağmen, kaynakların aktardığına göre, bu alanda, bugünden itibaren daha yoğun hava operasyonları yapıldığını göreceğiz.

Katar'ın da çok kısa bir süre sonra bu operasyonlara katılacağı kaydediliyor.
Amaç IŞİD'in lider kadrosu ve lojistik tesislerinin imha edilerek belinin kırılması, fiilen bir temiz bölge oluşturulması.

IŞİD, köy ve kasabalara saldıramaz hale gelene kadar bu operasyonların sürmesi amaçlanıyor. Eş zamanlı olarak bölgedeki 25'e yakın Türkmen tugayının da alanı savunması. Süreç içerisinde 5-6 bin kişilik Türkmen gücünün sayısının da 10 bine yükseltilmesi tasarlanıyor.

Böylece fiilen Cerablus - Azez hattının 'temiz bölge' haline gelmesi, bölgeyi de Türkmenler başta olmak üzere Özgür Suriye Ordusu unsurlarının kontrol etmesi planlanıyor. Böylece Türkiye'nin 'güvenli bölge' tezinin farklı bir biçimde de olsa hayata geçmesi sağlanacak.

Bu arada Türkmen güçlerinin, söz konusu bölgede kara unsurlarının da olması konusunda talepte bulunduğunu biliyoruz. Ancak ne ABD ne Türkiye o bölgeye kara unsurlarını sokmak istemiyor.

Öte yandan, ABD'li makamların verdiği bilgilere göre, Suriye rejiminin hava güçlerinin bu alanda faaliyette bulunma imkânı neredeyse yok.

UÇUŞA YASAK BÖLGE
Bu da aynı zamanda bölgeyi fiilen 'uçuşa yasak' bölge haline getiriyor. Planlamalara göre, Türkiye'nin bu tezi de farklı bir biçimde de olsa kırmızı çizgi ilan ettiği Cerablus-Azez hattında uygulanabilecek.

Kaynak : Milliyet - Serpil Çevikcan