Danıştay 8. Dairesi, 2014 YGS sorularının yüzde 20'sinin yayımlanmasına ilişkin ÖSYM Yönetim Kurulunun 12 Mart 2014 tarihli kararının iptaline karar verdi.


Ankara Barosu, "2014 YGS"de sorulacak soruların yüzde 20'sinin yayımlanmasına ilişkin ÖSYM Yönetim Kurulu kararının iptali için Danıştay'da dava açtı.


Danıştay 8. Dairesi, söz konusu ÖSYM kararını oy çokluğuyla iptal etti. Daire, daha önce söz konusu kararın yürütmesini durdurmuştu.


Kararda, Anayasa'daki hukuk devleti ilkesine atıfta bulunularak, adil yargılanma, bilgi edinme haklarının Anayasa'da güvenceye alındığı, idarenin her türlü işlem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu anlatıldı.


Bireylerin idari makamlara başvurmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla ilgili konularda bilgi edinme haklarını kullanmalarının, eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkeleri temelinde demokratik ve şeffaf yönetimin bir gereği olduğunun altı çizilen kararda, idari faaliyetlerin yürütülmesi sırasında bireysel hak ve özgürlüklere duyarlı davranılmasının hukuk devletinin en temel niteliği olduğu belirtildi.


İdarelerin yapacağı işlemlerde hukuki güvenlik ve açıklık ilkelerine uymasının hukuk devletinin gereği olduğu ifade edilen kararda, bilgi edinme hak ve özgürlüğünün şeffaflık ilkesi kapsamında taşıdığı öneme değinildi.


Bilgi edinme hakkının ilgililerin karar alma süreçlerine katılabilmelerine, denetim mekanizmalarının etkin bir şekilde işletilebilmesine ve hak arama özgürlüğünün etkili bir şekilde kullanmasına olanak sağladığı aktarılan kararda, bu nedenle şeffaflığın sağlanamadığı bir yönetim modelinde, hak ve yükümlülüklerin kullanılmasının da tam anlamıyla gerçekleşmeyeceği kaydedildi.


ÖSYM tarafından merkezi olarak yapılan ve yüzbinlerce öğrencinin katıldığı sınavların hemen akabinde soru ve cevapları kamuoyuna açıklama şeklinde bir teamül bulunduğu belirtilen kararda, şu ifadelere yer verildi:


"Daha önceki yıllarda yapılan sınavların soru ve cevaplarını 6114 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca açıklayan davalı idarenin dava konusu işlemle soru ve cevapları yayımlamama kararı alması, hatalı soru ve cevapların tespit edilememesine ve katılımcıların mağduriyet yaşamasına sebebiyet verecektir. Soruların ve cevaplarının bilinmediği ve tartışılmadığı ortamda da ne idarece hatalı sorunun iptaline karar verilebilecek ne de katılımcılar haklarını arayabilecektir. Bir başka ifadeyle sınavda sorulan sorular ve idarece kabul edilen cevaplara ilişkin olarak kamuoyuna bilgi verilmemesi halinde, sorular ve (resmi) cevapları hakkında herhangi bir bilgisi olmayan bir katılımcının sınav sonucuna itiraz hakkının fiilen ortadan kalkacağı ya da zorlaşacağı, bunun da hak arama özgürlüğünün sınırlanması anlamına geleceği açıktır."


Kararda, davalı idarenin her yıl ortalama 4 bin soru sorulduğu,  soru ve cevapların yayımlanması nedeniyle aynı soruların bir başka sınavda tekrar sorulamadığı, bu durumun sınırlı sayıdasoru bulunan havuza yeni sorular eklenme zorunluluğunu doğuracağı şeklindeki savunmasının, idareye, Anayasa ile tanımış hak arama hürriyeti ile bilgi edinme hakkını ihlal yetkisi vermeyeceği kaydedildi.


Katılımcıların sınavlarda yaptıkları/yapamadıkları sorulara ilişkin yanlışlarını/doğrularını, eksiklerini bilmek istemelerinin en doğal hakları olduğu belirtilen kararda, "Bu durumda, davalı idarece hukuki güvenlik, açıklık ve şeffaflık ilkelerine aykırı olarak tesis edilen ve 2014 YGS'de sorulacak soruların belli bir kısmının yayımlanmaması niteliğinde bulunan dava konusu işlemin, ülkemizin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan ve 'hukuk devleti'nin vazgeçilmez ilkelerinden olan 'hak arama özgürlüğü', 'adil yargılanma hakkı' ve 'mahkemeye başvuru hakkı'nı doğrudan veya dolaylı olarak ihlal ettiği sonucuna varılmıştır" denildi.