Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, "Bölücü terör örgütü, arkasında kim olursa, hangi desteği olursa olsun, tekne kazınır gibi kazınacak. Şu anda dağ kadrosunun kuvvetli bir kısmı imha edildi. Şehirlerdeki yapılanmaları sökülüp atılıyor" dedi. Çanakkale Valisi Hamza Erkal'ı makamında ziyaret eden Topçu, ilk olarak Şeref Defterini imzaladı. Topçu, gazetecilere yaptığı açıklamada, deftere "Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak" yazdığını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, bu milletin adı olduğunu belirten Topçu, "Kürtü'yle, Türkmeni'yle, Çerkezi'yle, Lazı'yla, Arapı'yla, Arnavutu'yla, velhasıl kim kendini ne şekilde ifade ediyorsa bir tamamı ay yıldızlı al bayrak altında bin yıldır yaşamaya karar vermiş, kıyamete kadar da yaşayacak büyük Türk milleti. Bu toprakların adı Türkiye. Bu milletin resmi dili Türkçe. Herkesin ana sütü gibi helal olan dilini kullanmasında bir beis yok ama devletimizin resmi dili Türkçe" diye konuştu.

Topçu, son dönemde yürütülen terörle mücadele çalışmalarına da değindi.

"Dün dedelerimizle Çanakkale'de hesabı olanların, o günkü güçlerin bugün de petrole batırarak üzerimize attığı paçavra, bu devlet ve millet için adeta diz çökerttirilme olarak değerlendiriliyor" diyen Topçu, o dönem ecdat Çanakkale'de neyi yaptıysa, bugün de devletin, milletin, Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i ile aynı şeyleri yaptığını belirtti.

Topçu, bu mücadeleden başarılı çıkılacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bölücü terör örgütü, arkasında kim olursa, hangi desteği olursa olsun, tekne kazınır gibi kazınacak. Şu anda dağ kadrosunun kuvvetli bir kısmı imha edildi. Şehirlerdeki yapılanmaları sökülüp atılıyor. Devlet güçlüdür. Kürt kardeşlerime bir kere daha çağrıda bulunmak istiyorum. Biz yumurta ikizi kardeşiz. 5 milyon aile birbirinden kız alıp kız vermiştir. Dede, nine, emmi, dayı, gelin ve damat olmuşuz. Bunun daha ötesinde bin yıldır yüce bir medeniyet kazanımında bir ve beraber kaynaşmışız. Gün bugündür. Kürt kardeşlerimiz de devletine ve milletine sahip çıkacaktır. Dün Çanakkale'de nasıl çıktıysa, Anafartalar'da, Sakarya'da, Dumlupınar'da nasıl çıktıysa, Diyap Ağa neler yaptıysa, bugün de kardeşlerimiz onu yapacaktır. Bunun için hiç kimsenin bu konuda endişe etmesine gerek yoktur. Avrupa Birliği ülkeleri, güya uluslararası anlaşmalarda dost olan ülkeler, Türkiye'nin terörle mücadelesinde yerlerini artık net şekilde belirlemelidir. Dışarıdaki basının tavrı milletimizi derinden yaralıyor. Onlar unutmasınlar ki bu coğrafyadaki hak ve menfaatleri mutlaka ve mutlaka ay yıldızın teminatında olursa onlar için faydalı olur."

Şırnak'taki terör saldırısı

Bakan Topçu, Şırnak'ta iki polis memurunun şehit olması, 5 polis memurunun yaralanmasıyla sonuçlanan terör saldırısına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Şehitlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Topçu, şöyle dedi:

"Netice itibarıyla demek ki şehir içindeki tedbirlerimiz daha farklı gözden geçirilmeli. Güvenlik güçlerimiz hedef olma noktasında başka tür çare ve tedbirlerle uzaklaştırılmalı. Bunlarla ilgili de çare ve tedbirler alınacaktır. Burada polis noktasına yapılan bir saldırı var. 2 şehidimiz, 5 yaralımız var. Cenabı Hak, onlara da acil şifalar versin. Rahmetli ninem derdi ki 'Kahpeyi zincire vursan, üstüne kilit atsan ya kilitle ya zincirle oynaşır.' Bu kahpeliklere göre de tedbirlerin alınması gerekir. Alınıyor da zaten. Bu bir süreçtir. Bir ay içinde geldiğimiz noktada şunu herkesin bilmesini isterim ki terör örgütünün dağ kadroları, kuvvetli kadroları güvenlik güçlerimiz tarafından imha edilmiştir. Mücadele inşallah devletin ve milletin başarısıyla bitecektir çünkü Kürt-Türkmen kardeş, bölücü terör örgütü ve arkasındakiler düşmanımızdır."

"Bunun ötesi azledilmektir"

Bakanlar Kuruluna seçilen kişilerin milletin hak ve menfaatlerini gözetmek zorunda olduğuna da dikkati çeken Topçu, şunları kaydetti:

"Bakanlar Kurulunda temsil edileceksin, oradaki yeminin gereğini yapmayacaksın. Devekuşuna demişler ya hani 'Yük taşı', 'Kuşum' demiş, 'Uç', 'Deveyim' demiş. Şimdi sen Bakanlar Kurulunda yer alıyorsun, devletin ve milletin hak ve menfaatlerinin peşinde olması gereken insanlar, eşkıyanın adeta kalkanlığını, savunuculuğunu, sözcülüğünü yapıyor. Biz hukuk devletiyiz. Mutlaka hukuk içinde bunun gereği yapılmalı. Bunun ötesi nedir, azledilmektir. Evet, azledilmeli. Sen milletten yetki alıyorsun, milletin makamına oturuyorsun. İşin nedir? Millete hizmet etmek."