İşte Abdullah Gül'ün açıklamalarından satır başları; Siyasi hayatım Meclis'e girmemle başlamaz ondan önceki hayatım lise, üniversite yıllarım hepsi vatan millet meselesi ile ilgili. Dolayısıyla hayatımın neredeyse tamamı bu işlerle geçen bir insanın kapattım ve siyaset, devlet millet meseleleriyle uğraşmıyorum demesi mümkün değil şüphesiz.

'DEVLET MESELELERİNİ KONUŞMAYA DEVAM ETTİK'

Bir sene aktif şekilde kamuoyu önünde olmadım ama ilgimi kaybetmedim şüphesiz. Dışarıda bir çok toplantılara davet edildim şeref misafiri olarak konuşmalar yaptım. İçerde de yeni ofisler yeni düzeni kurmak kolay olmadı tabi. Misafirlerim dostlarımla yine devlet millet meselelerini konuşmaya devam ettik.
Bizim çizgimizden gelen arkadaşlarla birlikte bizim çizgimizin dışında olan saygın prensipli arkadaşlarımızda bize katılmıştı ve partiyi hep beraber kurmuştuk.

KOALİSYON AÇIKLAMASI

Seçimden sonra güçlü bir hükümet kurulmasını ummuştum. İki büyük partinin bir araya gelmesi çok önemliydi. Bakanlar eğer çok partizan olursa koalisyon hükümetleri yürümez. Riyakat sahibi insanlardan seçilseydi çok faydalı olurdu. Güzel hizmetler yapılabilirdi. Polemik konusu olan konular polemik olmaktan çıkardı. Tabi işin içini bilmiyorum. Neticede geride kalmış oldu.
İlk defa oluyor Cumhurbaşkanlığı resmi kütüphanesi yapım aşamasındayız. İlk defa olacak. Cumhuriyet tarihinin bütün bir özeti olan gayet özenle çalıştığımız özel bir şey olacak. 

'SADECE TÜRK AİLELERİ AĞLAMIYOR'

Türkiye'nin birden bire böyle bir ortama girmesini büyük bir üzüntü ile karşılıyorum. Bugün buna bir gerekçe yok. PKK ne yaptığının farkında mı değil mi? Kim tarafından kullanılıyor. Şu da bir gerçek ki sadece Türk aileler ağlamıyor Kürt ailelerde ağlıyor. Buna muhakkak herkesin karşı durması gerekir. 

'ESAS TEHLİKEYİ ORADA GÖRÜRÜM'

Terörle mücadele sonuna kadar devam eder. Terörle mücadele ederken Kürt vatandaşlarımızın aidiyetini sorgulatacak bir zaaf olursa asıl tehlikeyi ben orada görürüm. 

'BU OLAY ÇOK BÜYÜK'

Devletin silahı teröristin silahından daima daha çok üstün gelir. Bu olay çok büyük. Sadece Türkiye ile ilgili değil Uluslararası hale geldi. Tabi ki dış politikanın neticeleri de terörün bu hale gelmesinde bir netice olabilir. Dış ülkelerin bu terör örgütlerini nasıl kullandıkları ortadadır. Bütün siyasi partilerin büyük bir dayanışma içerisinde çok sağlam durması gerekiyor.

'TÜRKİYE'YE ÇOK MAALİYETİ OLUR'

Bugünkü bu gerginlik bu stres halinin devam etmesinin Türkiye'ye maaliyeti çok ağır olur. Bu kutuplaşma sadece siyasi partiler arasında değil herkese dağılıyor. Gazeteler gazetelikten çıkıyor. Bir an önce bu ortamdan çıkılması gerekiyor. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum. 
Türkiye düşmanı Müslüman düşmanı dışarı da hep bellidir ama siz fırsat verirseniz onlar hep harekete geçer. Bu 10 sene içerisinde Türkiye çok iyi bir itibar kazandı. Dünyada başarılı bir Müslüman ülkeye ihtiyaç var. Bu Türkiye olmuştur. Büyük bir ilham kaynağı olmuştur Türkiye. Bunu hep beraber arkadaşlarımızla yaptık. 

DAVUTOĞLU'NUN 'SIFIR SORUN' ANLAYIŞI

Ahmet Bey'i (Başbakan Ahmet Davutoğlu) ben siyasete soktum. Benimle beraber 5 sene yanımda oldu. Türkiye tüm bu ülkere soft-power'ıyla, hard-power'ıyla çok etkili olur. Hepsi Türkiye'yi överler ve Türkiye'nin propogandasını bizden daha iyi yaparlar. Biz onların iç siyasetine girmeye çalışırsak kötü hatıralar öne çıkar, kötü hatıralardan bahsederler. Bu ikili ilişkilerde buna dikkat etmeliyiz. En çok zaman harcadığım iş, dış politikaydı. Bugünkü Anayasaya göre nihai kararı hükümetler verir ve uygular. Sorumluluk onların üzerinedir.

'HEPİMİZ NEFRET ETMİŞİZDİR'

Suriye'deki rejimden hepimiz nefret etmişizdir. Suriye'nin Akdeniz kıyısında tek parti iktidarının devam etmesi mümkün değildi. ne zaman olaylarI silahlı mücadeleler başladı, o zaman ilişkilerimiz çok değişti. O süre içerisinde malesef dış dünya diyalogla etki etmemize fırsat vermedi ve ilişkiler koptu. Uluslararası camiayı suçlarım. Olaylar başladığında uluslararası camia hamaset yaptı. Neticede doğrusu bunu bir süre geçtikten sonra gördük. O zaman büyük bir boşluk olur. Ve bu boşluktan neler çıkacağını kimse bilemez.

'BUNA HAYRET EDİYORUM'

Ne Ürdün ne Suudi Arabistan ne de başka Mülsüman ülkeler bir araya gelip de 'bu ateş bize de sıçrıyor' deyip bir şey yapmıyor. Buna hayret ediyorum. 

ARINÇ'IN 'BİZDİK BEN OLDUK' SÖZÜ 

Demokrasilerde bu kadar uzun süre kalmak çok önemli. Bu sürede Türkiye ekonomik siyasi ve tüm alanda yapısal reformlarda bulundu. Türkiye'nin herkesin imrendiği bir ülke olduğu ortada. Uzun süre ister istemez yıpratır. Haklı olarak bazı yıpranmalar olur. Önemli olan ortak akıl ve doğru politikalar. Benim tavsiyem bu. Bunu normal görmek lazım. Yıpranmalar, yozlaşmalar bunlar normal. Bundan dönüş mümkündür. Aynı parti ve aynı insanlar büyük işler yaptılar. Aynı işler tekrar yapılabilir.

'NEDEN DAHA ETKİN OLMADI' ELEŞTİRİLERİ 
Birisinin beklentisine karşı siz ona hemen karşılık verme durumunda olursanız doğru olmaz. Bu benim devlet anlayışıma karşı olan bir şey. 

'BOYDAK' AÇIKLAMASI

Boydak ailesi Kayserili biliyorsunuz. Hayırseverlilikleri özellikleridir. Sadece bir cemaat değil tüm vakıf, dernek kim iyi iş yapıyorsa herkese yardım eden insanlardır. Şüphesiz hiçkimse dokunulmaz değil ama bir yolu var. Bir ciddi mevzu varsa bunlar araştırılmalı. Bunları yaparken de incitmemek gerekiyor. Yoksa tepkiler doğuyor. Meseleler onur meseleleri haline geliyor. Yanlışı göstermek ve yanlıştan insanları uzaklaştırmak gerekiyor. Mücadele akılcı olmazsa, daha çok birleştirici ve dayanışma içine sokar.
Kayseri'de verginin yarısını onlar öder. Titiz davranmak lazım. 

'ERDOĞAN İLE BİR ARAYA GELME PROBLEMİMİZ YOK'
('Erdoğan ile tv programına çıkarmısınız' sorusuna cevap) Bizim bir araya gelmemiz gibi bir problem yok. Ama bir televizyon programında nasıl olur şuanda bilmiyorum. Geçen gördünüz zaten bizi bir arada. 

'TÜRKİYE'YE 1 MİLYAR DOLAR GİRMEZDİ...'

AK Parti'nin en büyük başarısı ekonomideki başarıdır. Bunlar desadüfi olan şeyler değildir. Bende buna çok önem vermişimdir. Bizim muhakkak yüzde 6 büyümemiz gerekir. Yeter ki biz Türkiye'yi bu kavgalı ortamdan çıkaralım. Türkiye'ye 1 milyar dolar girmezdi şimdi 28 milyar dolara kadar çıktı. 

AHMET SEVER'İN KİTABI

Bütün Cumhurbaşkanlarının basın müşavirleri kendisinin anılarını yazmışlar. Bunu normal görmek gerekir. Burada önemli olan şey o kitapta yalan hakaret böyle bir şey de yok doğrusu. Yanlış bir şey olabilir belki. Nihayette benim yanımda çalışan bir kişi benim ile ilgili olan kısımları yazmış etmiş. Burada önemli olan çarpıtma, hakaret var mı? Önemli olan bu. Ben istemedim teşvik etmedim doğrusu ama engellemedim de. Tabi ki yanlış olmaması konusunda da uyardım seçimden önce yapılmasın diye de uyardım. Ora da AK Parti'nin başarıları da var. 

AK PARTİ'NİN EN BÜYÜK BAŞARILARI

Dine önem veren dindar kendi değerlerini daha da öne çıkaran bir partinin demokratik ve ekonomik Türkiye'yi dönüştürmesi çok önemlidir. Bütün bunları yaptı. Dışarıdan bakıldığı zaman ya 'Müslüman demokratlar' derler ya 'İslamcılar' derler. Böyle bir hareket bunu başardı. Ben neredeyse her hafta bir Cumhurbaşkanı ağırlıyordum koşarak gelmek istiyorlardı. AK Parti'nin başarıları ne derseniz, bütün bunları yaptı. bu büyük bir başarı doğrusu. 

'BU MAALESEF HEPİMİZİN YETERSİZLİĞİ'

Memleketim için tabiki istikrar önemli. Siyasi olun ekonomik istikrar ortaya çıkıyor. Ben bütün İslam ülkelerini gezdim zaaflarını gördüm. Maalesef çok üzülecek durumdayız. Tahran'da 2003 yılında İslam Konferansı'ndan dedim ki 'biz kendi evlerimizi düzene koymazsak bir gün ya ülkelerimiz karışır ya da başkalarının müdahaleleri başlar'. Bu baya yankı uyandırmıştı. Bu maalesef hepimizin yetersizliğidir. Onun için Türkiye'nin başarıları tüm Müslüman ülkeleri gururlandırdı. Kendi yapamadıklarını yapanlar var diye.