11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Birkaç ay önce Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya arasındaki görüşmeler, Suriye'de yeni bir dönemin başlayacağını gösteriyor. Ümit ederiz ki, bu dönem Türkiye için daha yıpratıcı olmaz, Türkiye için daha kötü neticeler vermez" dedi.

Gül, Abdullah Gül Üniversitesinin (AGÜ) akademik yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada, üniversite kurulurken herhangi bir üniversite olmaması, fark oluşturacak, rekabet edebilecek, Anadolu'nun ortasında çok iyi üniversite kurulabildiğini gösterecek çalışma içine girdiklerini ve bu vizyonla çalışmalara başlandığını söyledi.

Gelinen noktada bu vizyon istikametinde Anadolu'nun ortasında güzel bir üniversite ortaya çıktığını anlatan Gül, en iyi hizmetin eğitime yapılan hizmet olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin önüne koyduğu hedeflere ulaşabilmesi için en büyük başarıyı eğitimde göstermesi gerektiğine dikkati çeken Gül, "Dünyanın hangi ülkesine bakarsanız bakın eğitimde başarılı olmuş, eğitim alanında güçlü olan ülkeler hep güçlü oluyor. Türkiye de bunun farkına vardığı için eğitime çok önem veriyoruz. 2002 yılında başbakan olduğumda eğitime ayrılan pay 7 milyar civarındaydı. Şimdi 100 milyarın üzerinde büyük bir bütçe var. Dolayısıyla eğitimin her alanında önemli faaliyetler yapılıyor. Ümit ederim ki bunların neticesini alırız" diye konuştu.

Türkiye'nin çok önemli, hassas bir dönemden geçtiğini belirten Gül, Türkiye'nin etrafında çok büyük olaylar olduğunu, Irak ve Suriye'deki gelişmelerin Türkiye'yi çok yakından ilgilendirdiğini vurguladı.

Gül, Türkiye'nin kuzeyinde her ne kadar, çok fazla dünya gündeminde olmasa bile Rusya ile Avrupa arasındaki Ukrayna meselesinin de yine Türkiye'yi çok yakından ilgilendirdiğini dile getirdi.

- "Türkiye'nin diyalog içinde problemlerini çözmesi elzem"

Suriye'deki gelişmelerin yüz binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca insanın göçmen haline gelmesine, evini barkını terk etmesine neden olduğunu anlatan Gül, şöyle devam etti:


"Bizlere benzeyen, bizlerin eşleri, çocukları gibi insanların sokaklarda perişan hallerde olması, bütün bunlar Türkiye'yi çok yakından ilgilendiriyor. Birkaç ay önce Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya arasındaki görüşmeler Suriye'de yeni bir dönemin başlayacağını gösteriyor. Ümit ederiz ki, bu dönem Türkiye için daha yıpratıcı olmaz, Türkiye için daha kötü neticeler vermez. Ümit ederiz ki, orada bir istikrarın yolu açılır. Türkiye'nin kendi içini sağlam tutması, Türkiye'nin kutuplaşmalardan uzaklaşıp diyalog, barış, huzur içinde problemlerini çözmesi elzem. Yoksa kayıp yıllar bizim için söz konusu olur. Türkiye'nin tekrar esas gündemi olan kalkınmaya dönmesi, büyük ekonomik kalkınmaları gerçekleştirmesi, yatırımları hızlandırması gerekir. Tüm bunlar Türkiye'deki huzurla ülkemizdeki kutuplaşmanın bitmesi ve birinci gündem olan konuya dönmesiyle ilgili."

Yakın zamanda seçimlerin yapılacağını anımsatan Gül, bu seçimlerden sonra kurulacak hükümetin Türkiye'yi tekrar hızla gerçek gündemine getireceğini ümit ettiğini kaydetti.

Tekrar yapısal reformların gerçekleştirileceğini düşündüğünü ifade eden Gül,
"Tekrar Türkiye'nin bütün enerjisini toplayıp kalkınmaya sevk edebilecek, Türkiye'yi tekrar yatırım yapılabilir ülke haline getirecek politikalara dönülür. Bu açıdan doğrusu ümitliyim. Çünkü Türkiye gibi köklü demokrasisi olan, Türkiye gibi çok köklü devlet geleneği olan ülkede siyasetçilerin, politikacıların bunu başaracağına inanıyorum. Nihayetinde siyaset şüphesiz ki sorunları çözme sanatıdır. Onun için siyasetin neticede ulaşacağı nokta bu olacaktır. Bunun da gerçekleşeceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.

- "Eğitimli nüfus ülkelere avantaj sağlar"

Gül, herşeyin başının eğitim olduğunu, iyi eğitim olmadan hiçbir şey olmayacağını, nüfusun büyüklüğünün avantajının iyi eğitimle alakalı olduğunu aktardı.

İyi eğitimli olmayan nüfusun yük olarak kalacağına işaret eden Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Nüfus iyi eğitilmiş olursa, üretici olursa ve katma değer ilave edecek bir nüfus olursa o zaman şüphesiz ki o nüfusun büyüklüğü de ülkeler için daima avantajdır. Hala Amerika Birleşik Devleti'nin en büyük gücü üniversitelerinden gelir. Bilim üretmektedir. Bilim ürettiği için de üniversiteleri hala dünyanın en iyi üniversiteleridir. Bilim adamları, araştırma, geliştirme bütün bunlara harcanan para hala çoktur, onun için de dünyanın lideri olmaya devam etmektedir. Üniversiteler sadece eğitim veren kurumlar değildir. Öğretim üyeleri bunu en iyi bilendir. Eskiden üniversiteler birisinin bildiğini başkasına aktaran ortamlardı. Şimdi artık öyle değil. Şimdi nasıl öğrenileceğini öğreten kurumlardır. Devamlı araştıran yenilikler getiren... Üniversite demek yenilik demektir. Daima tazeleyen, yenileri bulan demektir. Bu açıdan inanıyorum ki Türkiye'deki üniversiteler hızlı bir şekilde bu niteliğe kavuşacaktır. Yoksa sadece lise üstü okullar olmaktan öteye gidemezler."

İsmimi taşıyan üniversitenin de bu istikamette kendisini ispatlamaya devam edeceğine inandığını belirten Gül, çok ümit verici başlangıç yapıldığını, gelecekte de herkesin katkısıyla bunun devam edeceğine inandığını söyledi.

Türkiye'nin 100. yıl hedeflerine ulaşması için muhakkak öncelikli alanın eğitim olduğunu dile getiren Gül, herkesin bunun farkında olduğunu ama bu yönde çok daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Gül, eğitimde çok açık fikirli olunması gerektiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Üniversiteler sadece eğitim veren değil ayrıca açık fikirlere, düşüncelere, merkez olan yerlerdir. Demokrasinin beşikleridir. Farklı düşünce ve görüşlerin rahat şekilde tartışıldığı, konuşulduğu yerlerdir. Eğer öyle olmazsa tekdüze, tek bir düşüncenin, fikrin hakim olduğu ve konuşulmadığı yerler olursa, o zaman akraba evlilikleri gibi sonu iyi olmaz. Onun için üniversitelerdeki özgürlük, demokratik yapı, çeşitlilik bir zenginliktir. Bu akademik açıdan da fikri düzeyde her bakımdan çok önemlidir. Bu üniversitenin bu şekilde yoluna devam ediyor olduğunu görmekten de büyük memnuniyet duyuyorum. 2015-2016 eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını diliyorum."

Törende AGÜ Rektörü Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu tarafından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki'ye fahri doktora unvanı verildi. Özhaseki'ye cübbesini Sabuncuoğlu giydirdi.


Törenin ardından Dr. Warren Winkler'in fotoğraflarından oluşan "Bir zamanlar Kayseri, Talas (1958-1967) konulu fotoğraf sergisinin açılışını yapan Gül, daha sonra AGÜ Mimarsinan yerleşkesinde oluşturulan Zehra-Ahmet Münir Gül Hatıra Ormanı'na fidan dikti.