Ankara'da yaşanan terör saldırısının ardından yürütülen soruşturma kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 gün önce Gaziantep'te şüphelilerin depo olarak kullandıkları alanlarda çok sayıda mühimmat bulmuştu.
Otomatik kepenkleri polis tarafından kırılan işyerinin ilk katında bomba malzemelerinin taşındığı koliler, çöp kutuları yer alırken, dağınık masa üzerinde bomba imalatından kullanılan toz maskesi, kararmış pet şişeler, demir çubuklar dikkat çekti. İşyerinin ikinci katında ise dini kitaplar, ters dönmüş kanepeler ve bir masa üzerinde kahvaltı malzemeleri yer alıyordu.


HÜCRE EVİ VE DEPOLARA ULAŞILDI
Polisin Gaziantep'te gizlilik içerisinde yürüttüğü operasyonlarda 2.5 ton amonyum nitrat, 10 intihar yeleği, 150 metre kortex patlayıcı, 60 kilo TNT, 15 kilo demir bilye, 5 kilo cıvata somunu, 3 bin 683 mermi, 10 paket kimyasal patlayıcı, çuvallar içerisinde bomba yapımında kullanılan kükürt, amonyum nitrat, canlı bomba yeleği dikiminde kullanılan dikiş makinesi, 27x16 ebatlı fünyesi takılı olmayan TNT düzeneği, 1 boş TNT kalıbı, bomba yapımında kullanılan malzemeler, 25 el bombası,1 av tüfeği, 1 el bombası fünyesi, 6 Kalaşnikof tüfek ile 8 fünye ele geçirildi.


"KONFEKSİYON BİLİYORDUK"
Adını vermek istemeyen işyeri sahibi, "4 ay önce bu işyerini bin TL'ye kiraladılar. Sürekli kepenkleri kapalıydı ama içeriden ses geliyordu. Biz konfeksiyon atölyesi olarak biliyorduk. Hatta kiralarken yelek imalatı yapacaklarını söylemişler. Ama içeride intihar yeleği dikmişler" dedi.


Bazen işyerine gelenleri gördüğünü ancak çok dikkat çeken tiplerinin olmadığını ifade eden işyeri sahibi, "Geçen cuma onlarca polis geldi. Kepengi kırarak içeri girdiler. Daha sonra güvenlik amacıyla bütün işyeri sahiplerini ve çevredekileri uzaklaştırdılar. Ne olduğunu sorduğumuzda bu işyerinde Ankara'daki bombaların ve intihar yeleklerinin yapıldığını söylediler. Polis saat 17.00'de geldi, gece 01.00'e kadar içeride inceleme yapıp malzemeleri arabalara taşıdılar" diye konuştu.
Deponun yanındaki işyerinde çalışan Suriyeli Remziye Şahames ise şunları anlattı:
"Duyduğumda çok şaşırmıştım. Bir defasında 4'ü dükkâna geldiler. Bana nereli olduğumu sordular. Ben Rakka'dan geldiğimi söyledim. Bana neden geldiğimi sorduklarında ise 'Orada IŞİD var, insanları öldürüyorlar' demiştim. Bana güldüler. Daha sonra 'Motosikletimize biraz bakar mısın, namaz kılıp geleceğiz' dediler. Aralarında birkaçının uzun sakalları vardı. Geldiklerinde işyerini açarlardı, sonra içeriden kepenkleri kapatıyorlardı."