Avrupa Komisyonu Türkiye ile ilgili yıllık İlerleme Raporu'nu yaklaşık 1 aylık bir gecikmenin ardından yayımladı. AB tarafından hazırlanan 2015 Türkiye İlerleme Raporu, özellikle insan hakları ve demokrasi alanında sert eleştiriler içeriyor. Raporda, terör örgütü PKK'ya karşı yapılan ve başarılı sonuçlar alınan operasyonlar da eleştirildi. Türkiye'nin bu PKK terör kaynaklı şiddete karşı kendini savunmasının meşru olduğu belirtilen raporda, “Ancak tedbirlerin orantılı olması gerekmekte" denildi. Kürt meselesinde çözüm sürecinin durma noktasına geldiği belirtilen raporda “Barış görüşmelerinin yeniden başlaması gereklidir” ifadesi yer aldı. Türkiye'nin Irak ve Suriye'den gelen sığınmacılar için ''benzeri görülmemiş'' bir destek verdiği kaydedilen raporda, sığınmacı krizinin çözümü için Türkiye-AB Ortak Eylem Planı'nın hazırlandığı dile getirildi. Temmuz 2015'ten itibaren Doğu ve Güneydoğu'da şiddet olaylarının tırmanmasının insan hakları ihlalleri açısından endişelere yol açtığı ifade edilen raporda, “Bu kapsamda ele alınan terörle mücadele tedbirleri orantılı olmalıdır” değerlendirmesi yapıldı. Paralel yapıya karşı yürütülen kampanyanın 2014'ten beri yargı bağımsızlığına zarar verdiği belirtilen raporda, 1 Kasım seçimleri sonrası kurulacak hükümetten bu problemlerin ele alınması istendi. 
EKONOMİYE ÖVGÜ
Raporun ekonomi alanında ise Türk ekonomisi, işleyen bir pazar ekonomisi olarak kabul edilebileceği belirtilerek övüldü. Raporda, ''Ekonomik ve Parasal Politika'' başlıklı 17. faslın açılmasına dönük Türkiye'nin ilerleme kaydettiği de vurgulandı. Raporu açıklayan, AB'nin Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn,”Komisyon, Türkiye'de tırmanan şiddetin sona erdiğini ve Kürt meselesine kalıcı çözüm bulma müzakerelerine yeniden dönüldüğünü görmek istiyor” dedi.
AHMET AYDIN:

AB'nin çifte standart uyguladığını söyleyen AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, “Biz üzerimize düşeni yapıyoruz. AB ülkelerinin de samimi bir duruş göstermesi, üzerine düşeni yapması lazım. Kimsenin gazetecilik mesleğinden dolayı basın özgürlüğü ihlal edilmedi. Bir insanın herhangi bir mesleğe mensup olması onun suç işlemesini meşrulaştırmaz. Kim kanunlar karşısında suç işliyorsa bunun gereğinin yapılması gerekiyor. Sadece ifade özgürlüğünden, gazetecilik mesleğinden dolayı mahkûm olan kimse yok”?dedi. Aydın, çözüm sürecinin bundan sonra milli birlik ve kardeşlik süreci olarak devam edeceğini de belirtti.
AB BAKANLIĞI:

Avrupa?Birliği?Bakanlığı, rapora tepki gösterdi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “AB'nin paralel?yapıyla?ilgili?gerçekleri doğru?okumasını?ve?hukuk?dışı bu yapıya?karşı?gerekli hassasiyeti göstermesini bekliyoruz.?Ayrıca?Sayın?Cumhurbaşkanımızın Anayasa'nın?kendisine?verdiği?yetkileri?kullanmasına?ilişkin?değerlendirmelerin?kabul?edilmesi?mümkün?değil. Hukukun üstünlüğü?ve?yargı?sistemiyle?ifade, toplanma ve basın özgürlükleri alanlarında yer alan bazı?tespitler?ülkemizin?reform?çalışmalarını?yansıtmıyor.?Hatta?yer?yer?ölçüsüz ve?demokratik?hukuk?devletlerinde olması gereken özgürlük-güvenlik dengesini?göz?ardı?ediyor”?denildi.
HDP'Lİ ÖNDER'DEN TEPKİ
HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, raporda Çözüm Süreci'ne yönelik yer alan değerlendirmelere ilişkin, "AB'nin ilerleme raporlarındaki şerhlere ihtiyacımız yok. Bu ülke kendi imkânları içerisinde kendi yapılarıyla, kendi muhataplıklarıyla bu meseleyi çözebilir" dedi. "İmralı heyeti" olarak Çözüm Süreci'nin bütün kritik eşiklerinde tarihsel nitelikte uyarılar yaptıklarını savunan Önder, “Çözüm Süreci çalışmaları 7 ayı aşkın bir süredir akamete uğradı. Yapılması gereken en temel hususun Çözüm Süreci'nin ruhuna saygı duymak, Çözüm Süreci'nin oturduğu ana konularda cesur davranmak olduğunu hatırlatıyoruz”?dedi.