"Balyoz Planı" davasında yargılananlara ''kumpas'' kurulduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, gazeteci Tuncay Opçin hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından, "Balyoz Planı" davasında yargılanan bazı sanıklara kumpas kurulduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturmada, yeni bir gelişme yaşandı.

Savcılık, elde edilen yeni deliller doğrultusunda gazeteci Tuncay Opçin hakkında ''silahlı örgüte üye olmak'', ''devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme'', ''devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanmak, hileyle almak veya çalmak'' ve ''devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak'' suçlarından tutuklanmasına yönelik yakalama kararı çıkarılmasını talep etti.
Nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliği, savcılığın talebini yerinde görerek, şüpheli Tuncay Opçin hakkında tutuklanmasına yönelik yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti.

- Soruşturmanın geçmişi

Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği, 27 Aralık 2013'te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na "emekli ve muvazzaf TSK mensuplarının yargılandığı Ergenekon ve Balyoz davalarında TSK'yı hedef alacak şekilde sahtecilik yapıldığı ve suç delilleri üretildiği" iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarınca, dönemin özel yetkili savcılıkları tarafından yürütülen Ergenekon, Balyoz, Odatv ve Poyrazköy'de bulunan mühimmat soruşturmalarında hukuksuzluklar yapıldığı ve davalara dönüşen bu soruşturmalarda şüphelilere kumpas kurulduğu iddialarına yönelik ayrı ayrı soruşturmalar başlatılmıştı.

Bu kapsamda savcılıkça, mağdur olduğunu iddia edenlerin ifadelerine başvurulmuş, ayrı yürütülen "Balyoz Planı" davasında yargılanan bazı sanıklara kumpas kurulduğu iddiasına ilişkin soruşturmada da emekli orgeneraller Çetin Doğan ve Ergin Saygun, emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, emekli Koramiral Kadir Sağdıç ve emekli Albay Dursun Çiçek "müşteki" olarak ifade vermişti.

Bu soruşturma kapsamında Mehmet Baransu'nun, "devletin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin etme" ve "devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme dışında kullanma, hile ile alma, çalma" suçlarından tutuklanmasına karar verilmişti.


Soruşturma kapsamında, gazeteci Yıldıray Oğur ve Yasemin Çongar da ifade vermişti.


'BARANSU'YA BELGE VE PARA VERİYORDU'

“Bavullarla adliyeye belge getirmesiyle tanınan"  gazeteci Mehmet Baransu'nun eski eşi E.K,'nın daha önce savcılıkta verdiği ifadede "'Baransu'ya Tuncay Opçin yayınlaması için belge ve para veriyordu. Opçin'le, görüştükten sonra önemli haberler yazıyordu" demesiyle gündeme gelen Opçin daha önce Bugün Gazetesi'nde yazıyordu.

BİLİCİ VE BAŞYURT'U TEHDİT ETTİ


FETÖ'nün kirli ilişkileriyle kumpasçı adamı olarak bilinen tetikçi kalem Tuncay Opçin, sitede yazdığı yazıda "biraz da çuvaldızı kendimize batırmanın zamanının geldiğini düşünüyorum." diyerek FETÖ'ye veryansın etti. Eskiden yurtdışına çıkan yazarların sigorta ve maaşının ödenmesi gibi bir basın geleneği olduğunu hatırlatarak yazısına başlayan Opçin, FETÖ'ye bağlı medyadaki usta-çırak ilişkisine dayanmayan ilişkileri insani çizgiden uzak olarak tanımladı. İsim vermeden Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdülhamit Bilici ve eski çalıştığı Bugün'ün genel yayın yönetmeni Erhan Başyurt'u hedef tahtasına koyarak tehdit eden Opçin "Yurtdışına giden arkadaşınızı, çalıştığı gazetenin yöneticileri bir kere bile aramaz. İhtiyacı olup olmadığını, geride bıraktıklarının durumunu hatırlamaz. Aktif yöneticiyse, bir müddet sonra eline kalem verip, "Gel kardeşim, şurada sana bir köşe açalım ya da bulunduğun ülkeden bize düzenli yazı gönder. Onları değerlendirelim" gibi bir formül üretmek akıllarına gelmez. Ne de olsa giden arkadaş "bizden"dir ve kuraldır: "Evin danası hiçbir zaman öküz olmaz." diyerek sözün tamamının deliye söyleneceğini ve şimdilik sustuğunu belirtti.