Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarabya’da düzenlenen Yedinci Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi Açılış Töreninde konuştu. İslam düşmanlığıyla birleşen ırkçılığın en büyük felaket olduğunu söyleyen Erdoğan, Suriye’de yaşananlara dikkat çekti ve Esad’a tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması özetle şu şekilde:

İSLAM’LA İLİŞKİLERİ YOK 
(DAEŞ’le mücadele) adı altında PYD’ye destek veren, bu iki örgüte de aynı nazarla bakmayan herkes, bir şekilde terörizme müsamaha gösteriyor demektir. Hele DAEŞ üzerinden İslam’ı ve Müslümanları tahkir edenler, kesinlikle büyük bir yanlışın içindedir. Esasen, El-Kaide, Boko Haram gibi İslam’ı istismar eden tüm terör örgütleri, ekseriyetle Müslümanları katletmekte, Müslümanlara zarar vermektedir. Bu örgütlerin hiçbirinin İslam’la en küçük bir ilişkisi yoktur, olamaz. Bu örgütlerin katlettiği her bir masumun kanı, onların gerisindeki güçlerin de eline bulaşmaktadır.

ETKİN İŞ BİRLİĞİ GEREK
Suriye ve Irak başta olmak üzere sorunlu bölgelerden Avrupa’ya yönelen göçmen akını, Türkiye-Avrupa Birliği’nin ilişkilerinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Şu gerçeği artık herkesin görmesi gerekiyor. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki etkin iş birliğinin, Avrasya ve Ortadoğu’yu ilgilendiren çeşitli alanlarda derin tesirleri olacaktır. Türkiye ile olumlu ilişkiler kuran herkes gibi Avrupa Birliği de bundan kazançlı çıkacaktır. Avrupa’da ve diğer ülkelerde tırmanan ırkçı saldırıların ve fanatik akımların önüne geçilememesi halinde, yeni ve tehlikeli faciaların yaşanılması kaçınılmazdır. İslam düşmanlığıyla birleşen ırkçılık, en büyük felaket en büyük tehdit bu. Özellikle Avrupa için ifade ettiği tehlikeyi, tüm ülkelerin, liderlerin gördüğüne inanıyorum. Bugün bölgedeki tüm terör örgütleri, doğrudan veya dolaylı olarak ‘Esed rejimi’ne hizmet etmektedir. DAEŞ, Esed tarafından desteklenmektedir. Esed, şu anda DAEŞ’in petrolünü almakta ve paraya çevirmektedir. Bunu görmemek için kör olmak lazım. Bu açıkça ortada.

SAĞDUYU ÇAĞRISI YAPSINLAR
Avrupa başta olmak üzere Müslümanların azınlıkta olduğu ülkelerde bilhassa Müslümanlara karşı giderek ön yargılı, menfi ve dışlayıcı bir havanın yayılmakta olduğunu görüyoruz. Son saldırılar ardından çeşitli ülkelerden Müslümanlara yönelik saldırı haberleri almaya başladık. Burada şu hususun altını özellikle çizmek isterim. Bilhassa göçmenlere yönelik tutumların sertleşmesi, yaşanan insani dramı derinleştirmekten başka bir işe yaramayacak. Bu konuda dünyadaki tüm liderlerin toplumlarına sağduyu çağrısı yapmasını bekliyoruz.
Bölgemizdeki ülkelerde yaşanan insani dramların ve terörizm faaliyetlerinin öncelikli sebeplerinin doğru anlaşılması şarttır. Bugün yaşadığımız insani krizlerin ve terör olaylarının baş müsebbibi, kendi halkından 380 bin kişiyi katleden ‘Esed rejimi’dir. Çok açık ve net söylüyorum; devlet terörü estiren bu kişinin arkasında duranlar, en az onun kadar suçludur. 

“KARANLIK GÜÇLERİN OYUNUNU BOZMALIYIZ”
1.7 milyar Müslümanın izzetini teröristin insafına bırakamayız
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Çırağan Sarayı’nda düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 5. Sağlık Bakanları Konferansı’nın kapanış töreninde yaptığı konuşmada da şunları vurguladı:
- İslam adını kullanarak, Müslümanlara en büyük zararı veren DAEŞ, El Kaide, Boko Haram gibi örgütler karşısında hep birlikte, bir defa ele ele vererek, net ve ilkeli bir tutum ortaya koymalıyız. İslam, Müslüman, cihat, mücahit, şeriat gibi kavramları bu teröristlerin istismar aracı olmaktan kurtarmalıyız. Bu örgütler ve kavramlar üzerinden Müslümanların kanlarını döken, onurlarını kıran, geleceklerini karartan güçlerin oyununu hep birlikte bozmalıyız. Dünyadaki 1.7 milyar Müslümanın izzetini, bir avuç teröristin insafına terk edemeyiz, terk etmemeliyiz.
- Bugün bölgemiz herkesin birbiriyle çatışmalı, kavgalı olduğu, oluk oluk Müslüman kanının döküldüğü bir yer haline geldi. Uzak coğrafyalarda zulme uğrayan, katledilen Müslümanlara yardım etmek için seferber edilmesi gereken imkan ve enerji, iç çekişmelerde, çatışmalarda heba ediliyor. Artık bu gidişe dur demeliyiz.
- Merhamet dini olan, sevgi dini olan, vicdan dini, dayanışma dini, ilim dini olan İslam’ın, terörle, zulümle, ölümle, cehaletle birlikte anılmasının önüne geçmek hepimizin boynunun borcudur. Şimdi mücadele zamanıdır.

ERDOĞAN’DAN KİTAROVİC’E BAYRAK JESTİ
- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarabya Köşkü’nde Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitarovic ile bir araya geldi. Görüşme 1.5 saat sürdü. Bu arada Tarabya Köşkü Nizamiye kapısındaki bayrak direklerinden birine Hırvatistan bayrağı asıldı. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde hiçbir konuk cumhurbaşkanı görüşmesinde gerçekleşmeyen bu uygulama dün ilk defa yapıldı. 

TERÖRİSTLER HER KESİMDEN ÇIKABİLİR
- “Hiçbir dine, o dinin olumsuz, kötü insan tipleri üzerinden yargılama yapamayız, yapmamalıyız. O dinin diğer mensuplarına asla böyle bir yaklaşım gösteremeyiz. Bunlar Müslümanların arasından çıktığı gibi Hristiyanların arasından da çıkar, Musevilerin arasından da çıkar. Ben mensubu  olduğum dinin içinden çıkan teröristleri şiddetle lanetliyorum. Bizim kapımızı çalan terör yarın sizin kapınızı çalar dedim. Nitekim Ankara’dan sonra Paris’in kapısını çaldı. Dışişleri, İçişleri Bakanları yoğun bir çalışma içine girmeli. Zirveye katılan nüfusu Müslümanlardan oluşan ülkeler olarak aşırılıklarla mücadele konusunda anlaşmaya vardık. Bu konuyu ikili temaslarda dile getireceğiz.”