Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki MGK toplantısının ardından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'nin milli güvenliğine yönelik iç ve dış tehditlerin kapsamlı şekilde değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada özetle şu ifadelere yer verildi: “Toplantıda, Paralel devlet yapılanmasıyla yurt içinde ve yurt dışında sürdürülmekte olan mücadelenin kararlılıkla devam ettirileceği teyit edilmiştir. Ülke genelinde kamu düzenini bozmak amacıyla terör saldırıları ve provokatif eylemler gerçekleştiren; bilhassa Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde mukim vatandaşlarımıza yönelik baskı ve şiddet uygulayan bölücü terör örgütüyle mücadeleye, terör sona erdirilinceye kadar kararlılıkla devam edileceği, terörle mücadeleden bölgede yaşayan vatandaşlarımızın olumsuz etkilenmesine müsaade edilmeyeceği vurgulanmıştır. Dinî, mezhebî, etnik kavram ve hassasiyetleri istismar eden tüm terör örgütleri ve bunlara destek veren odaklarla, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da 'hukukun üstünlüğü ilkesi' çerçevesinde, ayrım gözetilmeksizin mücadeleye devam edileceği belirtilmiştir.
Suriye'de yaşanan ihtilafa dair son gelişmeler ve uluslararası toplumla iş birliğimiz gözden geçirilmiştir. Beşerî değerlere, başta İslam olmak üzere tüm inançlara ve insanlığın ortak mirasına karşı suç işleyen DEAŞ terör örgütüyle mücadelenin, bölge ülkeleri ve uluslararası toplumla iş birliği içerisinde sürdürülmesinin önemine dikkat çekilmiştir. Irak'ta yaşanan son gelişmeler, bölge güvenliği açısından gözden geçirilmiş, Irak'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tehdit eden DEAŞ ve benzeri terör örgütlerine karşı Irak halkının yanında olduğumuz teyit edilmiştir. Rusya'nın Suriye'deki rejimle birlikte bölgede yürüttüğü faaliyetler ile bu faaliyetlerin yol açtığı, mülteci konusu dâhil, tüm insani meseleler hakkında kurul bilgilendirilmiştir. Rusya'nın ülkemizin meşru tutumuna karşı gösterdiği kabul edilemez tavır değerlendirilmiş, bu durum karşısında Türkiye'nin aldığı ve alacağı tedbirler ayrıntılı olarak görüşülmüştür. Bayırbucak bölgesinde yaşayanlar dâhil, Türkmenlerin durumu ele alınmış, sınırlarımızın dışında bulunan soydaş ve akraba topluluklar ile ılımlı muhaliflerin yaşadığı sorunlar karşısında duyarsız kalınmayacağı ifade edilmiştir. Türkiye-AB ilişkilerinde son dönemde meydana gelen olumlu gelişmeler ve üyelik sürecimizin yeniden canlanmış olmasından duyulan memnuniyet dile getirilmiştir.”