Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün İstanbul’da Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Genel Kurulu’ndaki konuşmasında önemli değerlendirmelerde bulundu. Rusya’ya, Irak’a ve muhalefet partilerine sert çıkan Başbakan, özetle şöyle dedi:
 PUTİN’E:  Bir ay önce Türkiye’ye yönetilmeyen suçlamalar şimdi niye yöneltilir? Sayın Putin, bir ay önce bizim Müslüman bir ülke olduğumuzu bilmiyor muydu? Türkiye, DEAŞ ile iş birliği yaptıysa niye G-20 için Antalya’ya geldiğinde konuşmadı? Türkiye hiçbir terör örgütüyle iş birliği yapmadı, yapmaz ve yapmayacak. Kırım’ın Rusya tarafından işgalini tanımadık, tanımayacağız. Rusya ile görüşmeye hazırız. Ancak bize bir şey dikte ettirmesine asla izin vermeyiz.
 IRAK’A:  Irak makamlarının talepleri doğrultusunda Peşmerge ve Musullu yerel gönüllülere eğitim donatım desteği sağlıyoruz. Bu desteğimiz Musul kurtarılıncaya kadar devam edecektir. Herkes terk etse, Irak’ın toprak bütünlüğünü, birliğini koruma konusunda Türkiye ilkesel tutumunu sürdürecektir.
 HDP’YE:  Milletin huzurunu bozan, eğitim hakkını engelleyen, ekmeğine kasteden, evini terk etmesine sebep olan bu şehir eşkıyalarına ‘Dur’ diyeceklerine, terör çetelerine omuz veriyor ve ‘Mücadeleyi büyüteceğiz’ diyorlar. Neyin mücadelesidir bu? Eğer mücadele kaos çıkarmaksa, Türkiye’yi bölmekse buna asla izin vermedik, vermeyeceğiz. Eminim buna en fazla da bölge halkı izin vermeyecektir. Bu siyasetin adı tahrik, kaos, kan, terör siyasetidir. Hiçbir vatandaşımızı terörün, şiddetin kucağına, insafsızlığına bırakmayacağız. Evlerini terk eden vatandaşlarımız, dükkanlarını açamayan esnafımız, okullarına gidemeyen öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz müsterih olsunlar, Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümeti güçlüdür ve daima yanlarındadır.
 BM’NİN SURİYE KARARINA:  Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen karar ile birlikte Suriye’deki krizin çözümü yolunda kritik bir eşiğe gelindiğini de görüyoruz. Şunu açıkça söylemek isterim ki Suriye’deki krizin çözümü, Esed’in yerini meşru bir hükümete bırakmasıyla mümkündür.