HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, HDP Grup Yönetim Salonunda basın toplantısı düzenledi. Demirtaş, Rusya gezisine ilişkin, “Öncelikle biz, geçen yıl da dünyanın birçok yerinde Rusya’da da diplomatik çalışmalar yaptık. Türkiye- Rusya arasındaki gerilimler yokken de bu girişimler vardı, tarih bugüne denk geldi. Çiğ yorumları reddettiğimizi belirtmek istiyorum. Bizim Türkiye’nin iç ve dış sorunlarına ilişkin politikalarımız var ve hiçbiri Türkiye aleyhinde değildir. Ama hükümetin iç-dış politikalarını tümden benimsemek zorunda değiliz" dedi. Moskova’da Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Lavrov ile görüşeceğini kaydeden Demirtaş, şöyle konuştu:

"Suriye sorununun çözümü konusunu konuşacağız. Pasaport durumuyla ilgili olarak çok sayıda yurttaşımız sorun yaşamış durumda. Hükümet onlarla ilgili hiçbir şeyi yapmıyor, bu insanların yaşadığı sorun konusunda oradaki işverenler ile de Sayın Dışişleri Bakanıyla da görüşeceğim. Dış ilişkilerden sorumluyuz. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sinirlioğlu ile dış ilişkiler sorumlumuz görüştü. Onların görüşleri varsa almak istedik, onların kısa bir notu bize iletildi, diplomatik çalışmalarımız herkesin yararına olur.’’

Sokağa çıkma yasaklarını eleştiren Demirtaş, "Sokağa çıkma yasağının olmadığı yerlerde ilan edilmemiş sıkıyönetim uygulamalarıyla ilgili söz söylemeden Türkiye’nin ilerleyebileceği yol kalmamıştır. Hükümet Sözcü’leri konuyu anlamaktan uzak. Gerçekten Türkiye’de bir barikat bir Hendek sorunu varmış gibi, ’temizleyeceğiz’ edebiyatıyla 100 yıllık bu Kürt sorununu siyasi sorunu görmezden geliyorlar. Türkiye’nin Kürt sorunu çözüldü haberimiz mi yok? 1980’lerde birkaç yerde üç beş çapulcu dediniz anlamaktan uzaktınız bak bugünlere geldik" dedi. O dönemin aynı manşetlerinin şimdi atıldığını anlatan Demirtaş, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu manşetlerin oradaki Kürtlerin duygu dünyasında karşılığını hesaplayan var mı varsa bile hükümetin umurunda mı? Şehirlerde kara kuvvetlerinin 10 bine varan askeri gücüyle generallerle harekat yapılıyor buna terörle mücadele deniliyor. Bunu bir başarı öyküsü gibi anlatmak istiyorlar ortada büyük bir fiyasko vardır. ’Suriye’de halkına tank kullanan meşru değildir’ diyen Cumhurbaşkanı, bugün tank atışı yaptırıyor, kadın genç çocuk yaşına işine görevine bakılmaksızın infaz ediliyor. ’Bir iki saat sonra teröristler öldürüldü’ diyor. Devlet bunları yapabilir, daha ağırını da yapabilir ama hiçbir şey kazanamaz bunu unutuyorlar. Silopi’de mesela 10-20 PKK’lı meselesi olsaydı, aylardır mesele çözülmüş olmaz mıydı? Orada yaşayan halkın büyük bölümü öz yönetim arkasında durduğu için hedef alınmıştır. Ortada üç beş çapulcu yok. Batı’yı kandırıyor hükümet."

Demirtaş, "HDP konuşulmayacak bir parti değil. Çözüm sürecinde HDP’nin büyük katkısı vardır o süreci yöneten herkes hakkımızı teslim eder. Kimsenin haddine değildir bizi terör işbirlikçisi ilan edemez terörist ilan edemez. Parlamento çatısı altında verilmeyecek hesabımız yoktur. Biz çatışmaların büyümesini istemiyoruz, bunun tek yolu müzakeredir. Ne yapacaklar Silopi halkı pişmanlık dilekçesi mi imzalayacak. Terörist ilan ettiğiniz bir halk başka ne yapsın" dedi. Demirtaş, Başbakan Davutoğlu’na yönelik ise, "HDP dışında müzakereyi konuşabilecek hiç parti yok mu? kahramanlık topla girmek mi. Halkın duygusunda yaşanan kırılma çok daha vahim ya hükümet kontrol eder ya da kontrol edilemeyecek bir duruma doğru gidiyor. Genelkurmay Başkanının ve Kara Kuvvetleri’nin yapamayacağı bir duruma gidiyor, onların yapabileceği durum değil siyasi bir durumdur. Her geçen gün geri dönüş zor bir hale gidiyor" diye konuştu.

"ÖZERKLİK" AÇIKLAMASI

Demirtaş, "Demokratik Toplum Kongresinde ne görüşüleceği" sorusuna şöyle yanıt verdi:

"Özerklik nedir sorusuna parti programımızda verilmiş yanıt var. Yine de ortada bir kafa karışıklığı var anlaşılmama durumu var. Ne istiyor insanlar? Bunun görünür hale gelmesini istiyoruz. DTK bu isteği ortaya alan bir genel kurul çağrısı yaptı. Tam olarak ‘nasıl bir yönetim modeli, Türkiye’ye zararı, yararı nedir? Bunların tartışılacağı ve mevzunun sınırlarının netleşeceği bir sonuç ortaya çıkacak’’

Duygu kırılmasının yaşandığını iddia eden Demirtaş, şunları söyledi:

"Biz bu devlet çatısı altında nasıl yaşayacağız’ sorusu artık Cizre’nin sokaklarında artık çok daha fazla duyuluyor’ Bunu merkez medya muhabirlerinden duyamazsınız. Ama biz duyuyoruz. ‘Mahalleye tank getiren atış yaptıran bir anlayışla biz nasıl bir arada yaşayacağız’. Ankara katliamı tam da bunun için yapıldı ama korkunun ecele faydası yoktur bir barış bloku var olmak kurulmak zorundadır. Barış için bir araya gelebiliriz. CHP, AKP milletvekilleri barış için bir araya gelebilirsiniz parti yönetimlerinize rağmen. Çağrı yapıyorum parlamento devreye girmelidir" diye konuştu.

Demirtaş, yardımlarla ilgili olarak ise "Televizyondaki yıkım görüntüleri tankla gerçekleşiyor. Barikatlarda hafif silahlar var. O tahribatın ağır olmasının nedeni hükümet eliyle atılan ağır silahlardır. En doğrusu yıkılmamalıdır" dedi. Demirtaş şunları kaydetti:

"Mesele 20 genç olsaydı halk olmasaydı dört aydır neden bir tek sokağa girilememiş. Dolayısıyla o halkı artık dinlemeniz lazım. O saldırıların hiçbirini tasvip edemeyiz. Annesinin karnındaki bebek özyönetim ilan edildiği için bu bedeli ödemek zorunda mıdır? Biraz da bu yönünü görmek lazım. Okulları HDP mi boşalttı. Özel harekatçılar okullarda kahramanlık fotoları çekiyor, bizi köle gibi görme anlayışına karşı biz ne yapalım özür mü dileyelim.’’

Demirtaş, TBMM Genel Kurulunda ne zaman yemin edeceğine ilişkin soruya da Cuma günü veya haftaya yemin edeceğini sözlerine ekledi.