Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Uluslararası Holokost Kurbanlarını Anma Günü dolayısıyla Ankara Üniversitesi Rektörlüğü 100. Yıl Salonundaki etkinlikte yaptığı konuşmada, modern uygarlığın vahşi barbarlığın antitezi olmadığının 1930’larla ortaya çıktığını söyledi.

Teknolojik ilerlemenin milyonlarca insanın vahşice yok edilmesinde kullanılan vasıtalara dönüşmesine de tanık olunduğunu ifade eden Bozkır, AB’nin temellerinin o dönemde yaşanan vahşetin tekrarlanmasını önleyecek bir düzenin kurulması için atıldığını söyledi. 

AB’nin örnek bir barış projesi olarak ortaya çıktığını vurgulayan Bozkır, şöyle devam etti: 

“Son yıllarda Avrupa'nın çeşitli yerlerinde ırkçı saldırılarda büyük artış olduğunu üzüntüyle gözlemliyoruz. Yakın dönemde antisemitizm hastalığının kendisine yeni dostlar devşirmiş olduğunu ve İslamofobi ile yabancı düşmanlığı gibi iki olgunun ortaya çıktığını görüyoruz. Çok kültürlü toplum ve birlikte yaşama geleneğinin devam ettirilebilir olmasına yönelik şüpheler ve aşırı sağ partilerin yükselişi gelecek için kaygıları artırmaktadır. Salgın hastalık olarak nitelendirebileceğimiz ve dünya genelinde artmakta olduğunu müşahede ettiğimiz antisemitizm, İslamofobi ve yabancı düşmanlığının zaman zaman ülkemizde de bazı marjinal çevrelerde etkili olduğunu maalesef gözlemliyoruz. Hangi dini, etnik ve mezhebi kimliğe karşı olursa olsun herhangi bir nefret söylemine müsamaha göstermemiz mümkün değildir."

AÜ Rektörü İbiş: Eğitime dört elle sarılmamız gerek

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş de vahşetin asıl nedeninin cehalet olduğunu belirterek, "Eğer bizden sonraki kuşakların benzeri acıları yaşamamasını istiyorsak dünyanın dört köşesinde eğitime dört elle sarılmamız gerekiyor" diye konuştu. 

Büyükelçi Üğdül: Tarihin karanlık dönemlerini yeni nesle anlatmak görevimiz

Uluslararası Holokost Anma İttifakı Türk Heyeti Başkanı Büyükelçi Tunç Üğdül ise holokostun insanoğlunun dini, ırkı ya da cinsel tercihleri nedeniyle başka insanlara nasıl zulmedebileceğinin en acı örneklerini oluşturduğunu dile getirdi. Üğdül, tarihin bu en karanlık dönemlerini yeni nesillere anlatmak ve onlara birbirine saygı ve hoşgörüyü öğretmenin asli görevleri olduğunun altını çizdi. 

Hahambaşı Haleva: Holokost, ahlaki değerlerin sıfıra eşit kılınması girişimidir

Hahambaşı İsak Haleva, holokostun, ahlaki değerlerin sıfıra eşit kılınması girişimi olduğuna dikkati çekerek, "Bir din adamı olarak açıkça söylüyorum. Yüce Tanrı'nın bu gezegenden insanı yaşatmadaki amacına kural tanımaz bir meydan okuma, hezeyanlarla dolu bir üstünlük, kibirlenme tutkusudur holokost" dedi.