İsmail Sonsuz ANKARA 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, terörle mücadele kapsamında başlattığı istişare sürecini dün, önce partisinin il ve belediye başkanları, ardından da mülki idare amirleriyle sürdürdü. “Türkiye, çevresindeki bunalımların içinde, bütün mazlumların sığınabileceği son kaledir. Birileri bu son kaleyi yıkmak ve tahrip etmek istiyor” mesajı veren Davutoğlu, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “İspanya diktatörü Franco” nitelemesine de sert çıktı. Cumhurbaşkanı’nın hedef yapılmaması konusunda muhalefeti uyaran Davutoğlu şu mesajları verdi: “Terörü ülkenin gündeminden bir daha geri dönmemek üzere çıkaracağız. Algı oluşturmak adına yürütülen faaliyetlerin farkındayız. Teröre karşı duramayan, teröristin diliyle konuşan odakların hak ve hürriyetler konusunda bir inandırıcılığı yoktur. Canı pahasına teröristlerle mücadele veren yiğit vatan evlatlarının hakkını kimseye yedirmeyiz. 
Bugün Toledo üzerinden ‘Franco polemiği’ başlatanlar şehir, kültür ve medeniyet cahilidir.  Biz ‘Toledo’ deyince Endülüs medeniyetini hatırlarız, onlar Franco’yu hatırlar. Zihinleri ‘Franco zihniyeti’, ‘Stalin zihniyeti’ olduğu için sadece onu düşünürler, başka bir şey akıllarına gelmez, ufukları sadece buna ulaşır. Diyarbakır’ı, Toledo ile ya da Dubrovnik ile karşılaştırdım diye, birinin aklına Franco geliyor, diğerine de özerklik geliyor. Franco zihniyeti arayacaklarsa aynaya baksınlar. Bütün çevredeki krizlerin, bunalımların içinde Türkiye bütün mazlumların sığınabileceği son kaledir. Birileri bu son kaleyi yıkmak ve tahrip etmek istiyor. Yahya Kemal’in ‘Bu son ordusudur İslam’ın’ dediği gibi, son bir hamleyle kurulan Türkiye Cumhuriyeti nasıl o zaman mazlum devletlerin duasıyla kuruldu, bugün de aynı Türkiye, bu mazlum devletlerin duası ve gayretiyle ayaktadır. Bizler bugün bu son kaleyi savunmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu son kale ve bu son kalenin son müdafaa hattı da AK Parti teşkilatlarıdır.”
“Yeni anayasayı torunlarımız için yapalım” diyen Davutoğlu, vali ve kaymakamlara da şu tavsiyelerde bulundu: “Halkla iç içe olun. Kamu düzenini koruyun. Terörün üzerine tereddüt etmeyen gidin. Kamu hizmetlerinin aksatılmasına müsaade etmeyin. Kamuoyunu doğru bilgilendirin. Operasyon sonrası hayat normalleşecek, koordineli ve uyumlu çalışın.”

‘AMBULANS YOK’ İDDİALARINI ÇÜRÜTTÜ

Başbakan Davutoğlu, asker ve polise kurşun sıkan hainlere, HDP’nin başını çektiği bazı kesimlerin nasıl algı operasyonlarıyla destek verdiğini  deşifre etti. İşte HDP’nin yalanlar zinciri:
1-BODRUMDA PROVOKASYON: HDP’liler Cizre’de bir bodrum katında kıstırılan yaralı teröristler için ortalığı ayağa kaldırdı. Hainlerin kurtarılmasını isteyen terör seviciler, devletin ambulans göndermediğini söyledi. Oysa giden sağlık ekiplerine ateş açılıyordu. Buna rağmen, Sağlık Bakanlığı ve belediye ekip gönderdi. Ancak gelen yaralı olmadı. Ambulanslar da yaylım ateşine tutuldu. Şırnak Valiliği, önceki gün yine iddia edilen yerden gelen bir telefon üzerine en yakın mesafeye 10 ambulans ve 30 sağlık personeli gönderdi. Hainler yine gelmedi. Üstelik bir güvenlik görevlisini şehit ettiler.
2- CENAZELERİ MEZBAHANEYE KOYDULAR: Terör yandaşları Cizre’de, Silopi’de ölen teröristlerin cenazelerinin ailelerden izinsiz defnedildiğini söyleyip yaygara kopardı. HDP’liler cenazelerin günlerdir morglarda bekletildiğini ve ailelerin bunları alamadığını söyledi. Ancak, o cenazeler ortalığı karıştırmak için bilerek bekletiliyordu. Hükümet sahip çıkılmayan cenazelerin defnedeceğini söyleyince, bu sefer ölü teröristleri alıp mezbahanelere koydular. İşleri bittiği için de sahip çıkmadılar. Teröristleri devlet defnetti.
3- HAMİLE OYUNU AİHM’DEN DÖNDÜ:
Cizre’de hamile bir kadın hastaneye kaldırıldı. Doktorlar “sezeryan” dedi. Ancak kadın normal doğumda ısrar etti ve evine gideceğini söyledi. Devletin hamileyi bile ölüme terk ettiği yalanını atan HDP’liler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme, iddiayı Ankara’ya sordu. Sağlık Bakanlığı, gerçeği tutunaklarıyla mahkeme sundu. Ve yalan ortaya çıktı, dava düştü.