Terörle Mücadele ve Rehabilitasyon Eylem Planı'ndaki 303 madde, 20'şer maddeden oluşan 5 başlık altında toplanarak son şekli olan 'master planı' Başbakan Ahmet Davutoğlu, Mardin'de açıklıyor.

Davutoğlu'nun açıklamaları:

Mardin her zaman söylendiği gibi 7 kültürün, 7 dinin, dilin yaşandığı bir yer.

Ben bir Türkmen aşireti çocuğuyum. Sol tarafımda bir Mezopotamya çocuğu, bir Kürt çocuğu oturur; Mehmet Şimşek. Sağ tarafımda Karadeniz'den vatan evladı Numan Kurtulmuş. Batı Trakya'dan, Rumeli çocuğu Mehmet Müezzinoğlu Sağlık Bakanımız. Baktığım zaman hamd ediyorum ki, Mezopotamya, Balkan, Anadolu çocukları birleşti, işte Türkiye'nin harmanı bu.

TERÖRLE MÜCADELE PLANI

Eylem planı 10 ayaklı, insan odaklı devlet anlayışı olacak. Herkesin hayatını garanti altına alan bir kamu düzen olacak.

İkinci ayak, Kamu düzeni inşa edilecek. Kim kamu düzenini tehdit ederse durdurulacak ve engellenecektir. Özyönetimciler gibi kendisi dışındakilere hiçbir hak tanımayanlar gibi değil.

Üçüncü ayak, kapsamlı bir demokratik yaşam. Öncelikle gelin anayasayı değiştirelim diyoruz. Halk karşısında mütevazi kalmayı, zalim karşısında en güçlü izzet ile muamele etmesini de biliriz. Öyle veya böyle, 12 Eylül Anayasası da, vesayetçi zihniyet de emellerine ulaşamayacak.

Dördüncü ayak, terörle mücadele esnasında, terör saldırıları sırasında sosyal yaralar için seferberlik var. Bütün yaralar sarılacak. Biz ki Somali'nin, Gazze'nin Myanmar'ın, 2,5 milyon Suriyelinin yaralarını sarmışız. Yerinden ayrılmak zorunda kalmış kişilerin yarasını sarar göz yaşını sileriz. Sur'dan Silopi'den Cizre'de çıkan vatandaşlarımızı bu zalimlerin eline bırakır mıyız. Cizre Devlet Hastanesi'ne 20 roket atıldı, ne istersiniz hastanelerden, ne istersiniz karne alan çocuklardan. Valilerimize kaymakamlarımıza söyledim, eğer bir tek vatandaşımız aç açıkta kalırsa hesabını sorarım. Herhangi bir ihtiyaç için bizzat Başbakanlığa bağlı mekanizmalar kuracağız. Gençlik kampları kuracağız Türkiye'nin her yerinde.

Beşinci ayak, 13 yıl içinde ayağa kaldırdığımız bölge ekonomisini daha da güçlendireceğiz. Neresi olursa olsun bütün vatandaşlarımızın terörden kayıplarını telafi edeceğiz. 6-7 Ekim olaylarından sonra söyledim yangın yerinde gül yetiştireceğiz diye. İş adamlarımızla gece sabah 3'e kadar süren toplantıda ihtiyaçlarını tek tek dinledim. Bana iletilen her talep mutlaka yerine getirilecek. Esnaf ve sanatkarların ödemeleri ve borçları ertelenecek. Prim ödemeleri ertelenecek.  

Altıncı ayak, şehirlerin ihyası. Ben kentsel dönüşüm tabirini kullanmıyorum. Yeni yasa çerçevesinde tarihi dokuyu koruyan şehir ihya çabaları içinde olacağız. Sur'u tarihi özellikleriyle öylesine yeniden inşa edeceğiz ki bütün insanlık gelip ilham alacak. Bu anlamda çukurlarla mayınlarla bozulmuş hatlar elden geçirilecek.

Yedinci ayak, etkin bir iletişim stratejisi uygulayacağız. Algı operasyonlarına karşı her yerde bir iletişim birimi oluşturulacak. Olan biteni tüm dünyaya en etin şekilde bildireceğiz.

Sekisinci ayak,  Yerel yönetimin yetkileri genişletilecek. Yapılan her harcama en etkin şekilde denetlenecek.  El yapımı patlayıcılar ve diğer silahlı şiddet unsurlarına dönük olarak her türlü idari tedbir alacağız. Türkiye'yi mutlak anlamda silahtan ve patlayıcı maddeden arındıracağız.

Dokuncusu ayak, milli birlik ve kardeşlik anlamında yeni bir dönem başlatacağız. Artık muhatap milletin ta kendisidir. Tüm illerde ve ilçelerde herkesin saygı duyduğu kişilerden oluşan teşkilatlar kurulacak. Siz kendi aranızda örgütlenin biz sizinle irtibat kuracağız dedik. Herkesi muhatap alacağız, ama eline silah alanları muhatap almayacağız. Buradan Irak'a dönük sesleniyorum, Kerkük'teki Kürde, Musul'daki Arap'a, Şii'ye, siz bizim kardeşimizsiniz. Haseke'deki Kürt kardeşime, Halep'teki Arap kardeşime, Bayırbucak'taki Türk kardeşime, biz sizi kardeş bildik kardeş bileceğiz.

Onuncu ayak, milli birlik ve kardeşlik için her çalışma yapılacak. Doğu'dan Batı'ya kucaklaşacağız. Kim bizim kardeşliğimize kast eder, mazlumları yalnız bırakmak isterse karşılarında dimdik duracağız.

BUGÜN YA KÜTBÜL AMARE, YA DA SYKOS-PİCOT KAZANACAK

Kütbül Amare zaferini bilirsiniz. Orada Sünni, Arap, Türk, herkes aynı safta savaştı. Kanlarının son damlarına kadar şehit olacaklarını bile bile savaştılar. Sonradan yapılan Sykos-Picot' anlaşmasında Osmanlı Devletini, insanları nasıl parçalarız dediler. Bir tarafta İngiliz bir tarafta Fransız paylaşımı. Bütün bu anlaşmanın arkasında Anadolu'yu Mezopotamya'dan koparmak, Dicle'yi Fırat'ı koparmak vardı. Bu sıradan bir anlaşma değil, bu anlamda Haçlılar neyse Moğollar odur, Moğollar neyse sömürgeci emperyalizm odur. 100 yıl sonra bugün ya Kütb ül Amare kazanacak, ya da Sykos, Picot kazanacak.

Bu devlet herhangi bir etnik millet üzerine değil birleştirici bir millet üzeine kuruldu.

24 km bölünmüş yol vardı Mardin'de, 227 km bölünmüş yol yaptık.

AZİZ SANCAR'A SELAM OLSUN

Bizde ayrı ayrı özerk bölgeler yok, bizde bir vatan var, bir gelecek var, kader var. Vatan evladı Aziz Sancar'a da selam olsun. Molla Gorani'nin, Ceziri'nin, Fahreddin El Mardini'nin tevazuyla bugünkü takipçisi.

Bir Türkmen çocuğunu Kürtçe yakışmaz mı? Yakışır, hem de çok güzel yakışır.

Biz demokratik açılım yaparken bunu istismar eden terör örgütü bir çeki düzen verip, çocukları dağa çıkarmaktan, başkalarının piyonu olmaktan vazgeçip bizimle Anadolu'yu paylaşabilir. Herkes konuşsun, özgürce ifade etsin ama eller tetiğe gitmesin.

Bizimle konuşmak isteyenle konuşur, tartışmak isteyenlerle tartışırız, ama Moğollar gibi birliğimize kastedenlere karşı konuşacağımız tek dil milli irade dilidir.