Anayasa Mahkemesi, boşandığı eşinden 40 milyon dolarlık birikimin 20 milyon dolarını alacağını düzenleyen protokole karşın, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden eşinden alacağı olmadığına karar verilen kişinin, hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğini kararlaştırdı.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Rahmi Özgenç ve eşi Y.A, 2006'da boşanma kararı aldı.

Özgenç, boşandığı eşiyle sahip olduğu 40 milyon dolarlık birikimden pay alabilmek için dava açtı. Mahkeme, bu davayı reddetti.

Daha sonra çiftin birikiminin 2008'de hazırlanan 5 maddelik protokol kapsamında paylaşılmasına karar verildiği protokole göre, Y.A'nın Özgenç'e aralarında imzaladıkları senede dayalı olarak 20 milyon dolar ödeyeceği belirtildi.

Özgenç, bu kapsamda 40 milyon dolardaki katkı payı alacağını reddeden yerel mahkeme kararını temyiz hakkından feragat etti.

Protokol kapsamında 20 milyon doların kendisine ödenmesini isteyen Özgenç, ödeme yapılmaması üzerine Y.A. hakkında icra takibi başlattı ve Y.A'nın malları üzerine haciz konuldu.

Y.A. ise senetteki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesinde itiraz davası açtı. Mahkemece İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Bölümünden 3 kişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda senetteki imzanın Y.A'ya ait olduğu belirlendi.

Yargı sürecinde ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine Kadıköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 3 ayrı bilirkişi raporunda imzanın Y.A'ya ait olduğunun tespit edildiği belirtildi.

Özgenç hakkında farklı tarihlerde suç duyurusunda bulunan ve davalar açan Y.A, son olarak Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde protokol ve senedin sahte düzenlendiği, her iki belgedeki imzaların kendisine ait olmadığı ve borcunun bulunmadığı iddiasıyla dava açtı.

Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, İstanbul Polis Kriminoloji Müdürlüğü Belge İnceleme Şube Müdürlüğünün protokol ve senetteki imzaların Y.A'nın elinden çıktığını gösterir nitelikte bulgu tespit edilemediği yönündeki raporu doğrultusunda davayı kabul ederek, Y.A'nın borçlu olmadığına hükmetti.

Dosya yeniden yargılama için mahkemeye gönderildi

Karar düzeltme talebinin de reddedilmesi üzerine Özgenç, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Başvuruda, daha önce 4 ayrı bilirkişi raporunda imzanın Y.A'ya ait olduğunun belirlenmesine rağmen Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı dışından bilirkişilerce hazırlanan bir raporu hükme esas aldığı, bu raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi gerekçeyle diğer raporların dikkate alınmadığı belirtilmeden karar verildiği savunuldu. Başvuruda, ihtiyati tedbir kararı verilerek 20 milyon doların Özgenç'e ödenmesi, bunun kabul edilmemesi halinde yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi talep edildi.

Yüksek Mahkeme, Özgenç'in hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine, ihlalin ve sonuçların ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verdi.