Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, Yeni Şafak ve Yeni Akit gazetelerine yapılan saldırıya ilişkin, "Türkiye'de 7 Haziran'dan önce şahit olmaya başladığımız bir operasyon yapılmaya çalışılıyor. Son dönemde de bu operasyonlar karşısında birlikte milli duruş sergileyen medya diye isimlendirebileceğimiz medya gruplarına karşı saldırılar sıklaşmaya başladı" dedi. Albayrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saldırının aslında Türkiye'de uzun zamandan beri sahnelenmeye çalışılan bir oyunun parçası olduğunu söyledi.

Saldırının Güney Doğu'da hatta ve hatta Türkiye'nin sınırı dışında olup bitenlerden ayrı bir olay olmadığına işaret eden Albayrak, "Türkiye'de 7 Haziran'dan önce şahit olmaya başladığımız bir operasyon yapılmaya çalışılıyor. Son dönemde de bu operasyonlar karşısında birlikte milli duruş sergileyen medya diye isimlendirebileceğimiz medya gruplarına karşı saldırılar sıklaşmaya başladı" şeklinde konuştu.

Nuh Albayrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Çünkü bu medya birlikteliği bu bahsettiğimiz operasyonlara son dönemde çok ciddi anlamda karşı duruyor. Bu operasyonların gerçekleşmesine engel oluyor. O bakımdan bahsettiğimiz milli medya, kendileri için ciddi bir hedef haline geldi. Bu saldırının bundan kaynaklandığını düşünüyorum. Daha önce de malumunuz aynı şey yapılmıştı. Göz korkutmaya çalışılıyor. Bu bahsettiğim operasyonda bu medyanın bu kadar net anlamda duruş sergilemesi engellenmeye çalışılıyor. Ama bu duruşu etkileyemiyorlar. Böyle de devam edeceğini düşünüyorum."

- "Bölgede PKK'nın baskısı nedeniyle rahat gazetecilik yapılamıyor"

Türkiye Gazetesi yazarlarından Ceren Kenar da saldırıların çok endişe verici hadiseler olduğunu vurgulayarak, "Saldırıları Türkiye'de gazetecilere yönelik susturma kampanyasının bir parçası olarak görüyorum. Hakikaten bölgede de PKK'nın orada gazetecilik yapmak isteyen, kendisini eleştiren gazetecileri, grupları hedef aldığını biliyoruz. Biz de bölgeyle ilgili haberler yaparken, muhabirlerimizi gönderirken hep bir güvenlik kaygısı taşıyoruz arkadaşlarımız için" ifadelerini kullandı.

Kenar, bölgede PKK'nın baskısı nedeniyle ne yazık ki çok rahat gazetecilik faaliyeti yapılamadığını, şimdi bu hadisenin İstanbul'da da gerçekleştiğini aktararak, şu değerlendirmede bulundu:

"Daha önceden de MLKP'nin Kanal 24'ü hedef aldığını biliyoruz. Sonuçta burada olağan şüpheliler var. Daha önceden de Türkiye'de gazetecileri, medya kuruluşlarını hedef alan bazı örgütleri var. Saldırı bunların bir operasyonu gibi görülüyor. Elbette ki burada böyle bir iki yüzlülük de var ne yazık ki. Özellikle uluslararası kamuoyunda Türkiye'de bir kısım medya grubuna yapılan saldırılar haber olurken, bunlar çok büyük bir kampanyaya dönüşürken, ne yazık ki diğer gazetecilere, medya kurumlarına yönelik yapılan bu saldırılar konusunda müthiş bir sessizlik oluyor. Ben henüz uluslararası bir medya kurumundan, hak örgütünden bu konuyla ilgili bir kınama görmedim. Oysa bu başka bir kuruma olsa, muhalif bir medya kurumuna yapılsa inanılmaz kamuoyu yaşatılırdı. Tabii ki de bu durumun olması gerekir. Türkiye'de gazetecilerin güvenliği çok öncelikli. Fakat şöyle bir durum oluyor, hangi gazetecilerin güvenliği öncelikli? Dolayısıyla burada da iki yüzlü tavır görmek mümkün."

- "PKK, köşeye sıkışmış durumda"

PKK'nın şehirlerde başka örgütlerle birlikte eylem yapabileceğinin sinyalini daha önceden verdiğini aktaran Kenar, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Şunu görüyoruz, PKK hakikaten askeri açıdan da siyasi açıdan da çok ciddi köşeye sıkışmış durumda. Ateşkesi bozmasını ve ondan sonra başlayan o çok kanlı süreci ne kendi kamuoyuna ne de Türkiye kamuoyuna açıklıyor. Artık köşeye sıkışma tepkisi veriyor. Dolayısıyla bu saldırılar, Türkiye'de terör, korku ortamı yaşatmayı hedefleyen eylemler. Fakat sonuçta Türkiye kamuoyu ne yazık ki bu konuya çok alışık. Hakikaten bu kriz anlarında çok sağ duyulu davranan bir kamuoyu görüyoruz. Dolayısıyla ben zannetmiyorum ki bu operasyonlar amacına ulaşsın ve bu anlamda Türkiye kamuoyunu terörize etme, korkutma hedefiyle sonuçlanabilsin."