Başbakan Ahmet Davutoğlu, “100 yıl önce Doğu’yu bizden koparmaya çalışanlar emellerine ulaşamamışsa bugün de işbirlikçileri başarısız olacak” dedi. Davutoğlu, Erzincan’ın 98. kurtuluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Zafer Yürüyüşü sonrası Cumhuriyet Meydanı’nda halka hitap etti. Şehitlerin emanetini sahip çıktıklarını belirten Davutoğlu özetle şunları söyledi: “150 yıldır ‘şark meselesi’ diyerek, doğuyu, vatan topraklarını istila etmek istediler. Bizi ayıramazlar, bizi bölemezler, bizi hiçbir zaman zelil bir duruma düşüremezler. Gün birlik vaktidir, gün bu ülkeyi bölmek, böldürmek isteyenlere karşı gür bir sesle omuz omuza mücadele etme vaktidir. 98 yıl önce Erzincan’da 100 yıl önce bütün bu Anadolu’da yanan istiklal meşalesini, onur meşalesini, namus ve izzet meşalesini yükseltme vaktidir. Birileri size ‘Siz Kürt’sünüz, bu ülkeden buradan farklısın’, birileri ‘Siz Alevi’siniz farklısınız’, ‘Siz şusunuz’ diyebilirler, biz diyoruz ki bizim nezdimizde 78 milyon tek bir yürek, tek bir bilektir.”
CHP’YE:  CHP’ye samimiyetle oy vermiş vatandaşlarımıza da bir çağrıda bulunuyorum, kendi partinize, genel başkanınıza sorunuz. Saflarını belirlesinler, ya Türkiye Cumhuriyeti safında olacaklar ya da PKK ve PYD’nin safında, ikisi aynı anda olmaz. Sayın Kılıçdaroğlu’na da bu anlamda açık ve net bir tutum alma çağrısında bulunuyorum.
PKK’YA:  Silopi’den sonra perşembe günü Cizre’de de beklenen sonuca ulaştık. Cizre sokakları da bugün vatanın diğer sokakları gibi emniyete, huzura kavuşmuştur. Şimdi de içerideki terör çetelerinin üstlerine gelindi. Uluslararası odakların planlarına boyun eğmedik, bu terör çetelerine de haddini bildireceğiz. Teröre destek vermeyen, elinde silah olmayan herkesle tek tek konuşup, barışı tesis edeceğiz.
ABD’YE:  PKK ne ise uzantısı YPG, PYD de odur. Bunların terör örgütü olmadığını söyleyen art niyetlidir. PYD etnik biri kıyım gerçekleştiriyor ve savaş suçu işliyor. Bunun bütün belgeleri ortada. Uluslararası kuruluşlar da bunları belgeledi. Biz, müttefik olduğuna inandığımız ABD yönetiminden bu insanlık dışı kıyıma karşı açık ve net bir tavır sergilemesini bekliyoruz. Burada açık olarak ifade ediyorum, Türkiye’ye dönük herhangi bir tehdit olduğunda biz Irak’ta, Kandil’de aldığımız tedbirleri Suriye’de de alır, gereken tedbirleri uygulamakta da hiç tereddüt göstermeyiz. Böyle bir mücadeleye girdiğimizde de dost ve müttefik ülkelerin yanımızda olmalarını bekleriz.